Cassandra Clare etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cassandra Clare etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2016/10/19

Gece Yarısı Leydisi Kitap Yorumum


cassandra clare geceyarısı leydisi ile ilgili görsel sonucu

Gece Yarısı Leydisi - Cassandra Clare 
Karanlık Sanatlar Birinci Kitap
Puanım 5/5

Kahramanlar da kaybedebilir. Ama asla pes etmezler. Onları kahraman yapan da budur.

Cassandra Clare'in uluslararası çoksatar "Ölümcül Oyuncaklar" evreninde geçen yeni serisi "Karanlık Sanatlar"da Los Angeles Gölge Avcıları başrolde! 

Geceyarısı Leydisi bir Gölge Avcıları romanı.
Felaketlerin Gölge Avcıları'nı yok olmanın eşiğine getirmesinin üzerinden beş yıl geçti. Emma Carstrairs artık ailesinin yasını tutan bir çocuk değil, onları öldürenleri bulmaya ve intikam almaya kararlı genç bir kadın. 

Parabatai'si Julian Blackthorn'la el ele veren Emma, tüm Los Angeles'ı saran şeytani bir planı araştırırken aklına ve kalbine güvenmesi gerektiğini öğrenecek. Tabii kalbi onu tekinsiz yollara doğru sürüklemedikçe...

Julian'ın beş yıl önce peri halkı tarafından kaçırılan kardeşi Mark'ın, Gölge Avcıları'nın yardımına ihtiyaç duyan periler tarafından geri getirilmesi işleri iyice karıştıracak. Ama peri diyarında zaman öyle farklı işliyor ki, Mark, ailesini tanımakta zorlanacak. Acaba periler, Mark'ı gerçekten ailesine bırakacak mı? 


Bol ışıltı, şatafat ve meşhur Gölge Avcıları'yla, Geceyarısı Leydisi, Cassandra Clare'in "Karanlık Sanatlar" serisine sarsıcı bir giriş. Sevgiden daha büyük bir yasa yoktur!

Son zamanlarda okuduğum ve beni heyecanlandıran en iyi kitap! Yazarın kurgusu o kadar kusursuz ki yarattığı fantastik dünyada hikayeler hiç bitmiyor. Kitabın 800 sayfa olduğunu öğrenince çok sevindim. Okuma keyfimi uzatabilirim sanmıştım ama 2,5 günde bitti. :( Bir seride uzun sayfalar çıkarabilmek büyük yetenek olmalı. Öyle ki biz nasıl okumaya doyamıyorsak yazarda anlatmaya doyamıyor resmen. Ara kitap olan Magnus Bane'in günlüklerine de başladım ve onu gerçekten yavaş okuyorum. Her kitap arasında bir hikaye... Bitirince onuda anlatacağım.

Yazarın diğer serilerinde olan karakterlerin hikayeye kaynaması beni çok mutlu etti. Hele ipe sapa gelmez Gölge Avcı'sı Jace ve eşi Claire'in son durumlarını öğrenmek paha biçilemez. Ben kendi adıma Cehennem Makineleri serisini ve karakterlerini Ölümcül Oyuncaklar serisinden bir tık daha fazla sevmiştim. Ama bu kitap hepsinden iyi geldi.

Son karanlık savaş'tan 5 yıl sonrasında başlıyor kitap. Okuyanların hemen hatırlayacağı, enstitü baskınlarında ailelerini kaybetmiş olan çocuklar vardı. Blackthorne'lar ve Carstairslerin kızı Emma hikayenin baş kahramanları. 2 kardeşinin yarı peri olmasından dolayı konseyin verdiği kararla sürgüne gönderilmesinden sonra henüz 12 yaşındayken küçük dört kardeşine bakmak zorunda kalan Julian ve ona yardımcı olan parabataisi Emma sonunda 17 yaşına gelmiş ve gayri resmi olarak Los Angeles Enstitüsü'nü yönetiyorlar.

Ailesinin ölümünün üstünün kapatıldığına inanan Emma'nın tek amacı onların katilini bulup intikamlarını almak. Öyle ki bu hırs yüzünden sürekli yaptığı çalışmalarla döneminin en iyi Gölge Avcısı olduğu düşünülüyor. Julian ise Emma'yı her durumda destekliyor. Los Angeles'ta işler çığırından çıkınca, kapılarına  dayanan perilerle abisi Mark'ın özgürlüğü karşılığı pazarlık yapıyorlar.

Konsey'in haberi olmadan aldıkları büyük risklerle savaşan ikilimizin daha büyük bir sorunu var ki o da aşk. Parabataine aşık olamazsın! Yasa son derece açık ve cezası son derece ağır.. Peki bunun nedeni ne? Tüm bilinmeyenlerle gençlerin hayatlarını ortaya koyarak korumaya çalıştıkları aileleri ve masumlar.. 

Bir parantezde Mark'a açmak istiyorum. Tüm vahşi görünüşünün ardında sahip olduğu kırılganlık ve hassas ruha bayıldım. Sonunda verdiği karardan da memnunum. Ancak kitap ne kadar uzunda olsa bitmesinden haz etmedim. Hele o sonunda ki soru işaretleri... 

cassandra clare lady midnight ile ilgili görsel sonucu

Gölge Avcıları dünyasını çok özlemişim. Şimdilik Magnus Bane bu ihtiyacımı körüklüyor ancak diğer kitap çıkana kadar bir yeniden okuma serisi yapmayı planlıyorum. Ancak bu dünyanın en sevdiğim kitabı bu oldu sanırım. 



2016/02/11

Cehennem Makineleri Serisi Yorumum

Cehennem Makineleri Serisi - Cassandra Clare
Puanım 5/5
Ölümsüz oyuncaklarla eş zamanlı okuduğum, yine gölge avcılarını anlatan ancak bu sefer Kraliçe Viktorya dönemi İngiltere'sinde geçen bu seri bana göre ölümcül oyuncaklarda daha güzel.. Burada ki karakterlere bayıldım. Atmosferi daha büyülü geldi (seyahat ederken metro yerine at arabası kullanımı belki kafamda bazı şeylerin daha iyi oturmasını sağlamıştır.)
16 yaşında kimsesiz kalan Tessa ağabeyini bulmak için okyanusu aşıp İngiltere'ye geliyor ancak ağabeyi yerine hiç haberinin olmadı aşağı dünya yaratıklarından büyücülerin eline geçiyor. Kendisinin bir iblis olduğunun ileri sürülmesi üzerine gördüğü işkencelerle hem bilmediği biri ile evlenmeye hazırlanıyor hemde gücünün ortaya çıkması için uğraşılıyor. O bir şekil değiştirici iblis, gördüğü herkesin yerine geçebilir ancak bundan haberi olmadığı için dehşet içinde ne yapacağını bilmezken kahramanı gölge avcısı Will Herondale 'in tesadüfen kara kardeşlerin elinden onu kurtarması ile hikayenin tüm seyri değişiyor. 
Will inanılmaz neşeli, hareketli, gözüpek, cesur bir karakter (bana Jace'i çok hatırlattı).. Tessa'ya aşık oluyor. Birde Will'in parabataisi var James Carstairs.. Will ne kadar kaba ise Jem o kadar kibar .. Karakterleri birbirlerinin tam tersi ve o da Tessa'ya aşık oluyor. Ancak Jem'in bir hüzünlü tarafı var ki hasta olması.. Çok az bir ömrü olduğunun bilincinde olduklarından Tessa onu seçiyor. Will'de aslında onu seçmesini istiyor. Pislik Magister'in ürettiği cehennem makinelerinin saldırıları, Tessa'nın korunması ve yeteneğinin gelişmesi ile aynı zamanda birbirlerini inanılmaz çok seven bu üç gencin işkence dolu aşk üçgeninin harmanlandığı bu serinin kitaplarını okurken bir an duramıyorsunuz. Bazen üzüntüden boğazınıza bir şey kaçıyor derken hop gülmeye başlıyorsunuz.


Bu seri Ölümcül Oyuncakların  bir kaç kitabı yayınlandıktan sonra yazıldı. Ondan sanırım diğer seriyi de çok sevmeme rağmen yazar bunda aynı hataları yapmamış. Boşluklar saçmalıklar olmadan, garip bir tarihi döneme denk gelmesininde etkisiyle gölge avcıları fanları bu seriyi bir tık daha fazla sevdi. Yine sonradan yazılması ve aynı fantastik evrende geçmesi nedeni ile pek çok terimin açıklamasını bir daha yapıp kendini tekrar etmemiş yazar. Bu yüzden ilk kitapların genelde anlatımla içine girmeye çalıştığınız sancılı dönemi bu kitaplar için geçerli değil. 




Ölümcül Oyuncaklar Seri Yorumu

 
Ölümcül Oyuncaklar Serisi 
Puanım 5/4
Serinin ilk kitabı için yeni dizi çekilmeye başlamışken, hem genel olarak hikaye hakkında hemde dizi hakkında yorum yapmak istedim.
Gölge avcıları ''Ölümcül Oyuncaklar'' serisinin kurgusu çok iyi. Okuduğum serilerde en akıcı ve aksiyonu bol olan kurgulardan diyebilirim. 2 yıl önce filmi çekildiğinde hem bazı karakterlere ısınamamıştım hemde 120 dk ya sığmayacak kadar aksiyonu bol olduğundan meydana çıkan senaryonun kitabın verdiği keyfin yanına bile uğramadığını düşünmüştüm. Eh hayranlarının çoğu benim gibi düşünüp, yaşasın sosyal medya sayesinde seslerini duyurunca yapımcılar ve yazar ortak bir karar alarak dizi çekmeye karar vermişti. Ocak ayının ortasında yayınlanmaya başlayan diziyi başarılı buldum. Resmen aksiyona aksiyon eklemişler. Oyuncularınıda sevdim..

Serinin kurgusunda yazar kendine öncelikle bir fantastik dünya alt yapısı oluşturmuş. Yer, zaman ve karakterleri değiştirip bu fantazya üzerinde aksiyonu, aşkı, dostluğu anlattığı hikayeler oluşturuyor.Gölge Avcıları(yarı melek ve yarı insan) ana karakterlerinden yola çıkılan kitaplarda aşağı dünya ve sıradanların oluşturduğu iki dünyayı harmanlamış. Clary ana karakterimiz kafayı yemiş ve insanlığı yok etmek üzere olan Valentine'in kızı ancak kendisinin seri başında babasından haberi yok zira babası da onu bilmiyor (annesi ona hamileyken kaçmış). Kitaplarda okuyanlar bilir ancak okumayanlar için spoiler olacak Jace ile ikisinin kardeş olduğunun zannedildiği bir dönem var bunun dışında kesinlikle bayılarak okudum. Aşağı dünya gölge avcıların yanı sıra vampirler, periler, iblisler, büyücüler ve kurt adamlardan oluşuyor ve kendi aralarında bir ateşkes anlaşmaları var. Gölge avcıların görevi insanları korumak ve anlaşmanın bozulmasını önlemek. 

Başlıca karakterler;
Clary: Aşağı dünyadan haberi olmayan ve sıradan insan gibi yetişen Clary, 18 yaşına girdiğinde iblislerin saldırısına uğruyor ve annesi babası tarafından kaçırılıyor. Ona yardım eden gölge avcıları ile neler olduğunu öğrenmeye çalışırken gerçeği keşfediyor ve annesinin onun hafızasını sildirdiğini anlıyor. Gölge avcısı olarak geç kaldığı eğitimi almaya başlıyor ve sıfırdan sembol yaratabiliyor. (Semboller gölge avcılarının sessizlik, kilit açma, iyileşme, vs.. neredeyse herşey için kullandığı rünler)

Jace: En sevdiğim gölge avcısı :) Annesi kendisi bebekken ölmüş, babası ise çember üyesi olduğu için hain ilan edilmiş ve Valentine tarafından öldürülmüş. Bunun üzerine enstitünün bakımına verilmiş biraz ukala, sorunlu ve tabiri caizse zıpkın gibi karakter. Clary ile aşklarına bayıldım.

Alec: Jace'in parabataisi.. (bir çeşit gölge avcısı terimi, birbirlerine bağlanmışlar savaşlarda çok yararlı olan bu bağ ikisinden birinin ölmesi durumunda diğerininde bir parçasının ölmesi anlamına geliyor) Jace ile birlikte büyümüşler. İlk başta Clare'i kabul etmemiş ve oldukça uyuz davranmış olmasına rağmen sevdiğim karakterlerden biri..

Isabelle: Alec ile Jace'in kardeşi.Kendine özgüveni çok yüksek, iyi bir savaşçı, çok seksi ve aynı zamanda inanılmaz kafa bir karakter..

Simon: Clary'nin en yakın arkadaşı. Bütün bu olaylar olurken ne yazık ki insan olarak kalamıyor ve vampire dönüşüyor. Her ne kadar vampirse olsa korkak, çok komik, eğlenceli ve sağlam bir karakter..

Marcus Bane: Gölge avcılarının tüm kitaplarında bulunan iblis büyücü karakter..
ölümsüz olduğundan dolayı biraz cool, gölge avcılarından uzak kalmak isteyen ama Alec'e aşık olunca kendini sürekli onlara yardım ederken bulan bu büyücü karakteri çok sevdim. Yazar Magnus Bane için bir novellada yazmış ancak onu okumadım.

Her ne kadar daha pek çok karakter olsa da en sevdiklerim ve baş karakterler bunlar..

Dizideki Jace ve Clary.. Eh filmde ki Jace karakteri daha iticiydi.. 

Shadowhunters Türkiye






Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Online Okuyucular;