Kristin Hannah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kristin Hannah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2016/03/30

Mucizeler Yağarken Kitap Yorumum



Mucizeler Yağarken - Kristin Hannah
Puanım 5/4
Bazen bağışlamak, umut etmek ve mucizelere inanmak gerekir… Hayatının en büyük ihanetine uğrayan, terk edilen ve çok zor bir yıl geçiren Joy Candellaro, Noel yaklaşırken hep hayalini kurduğu maceraya atılmaya karar verir. Kimseye haber vermeden bir uçak bileti satın alır ve hiç tanımadığı bir şehre doğru yola çıkar. 

Fakat beklenmedik bir şey olur ve Joy kendini bir anda büyülü yağmur ormanlarının yakınlarında, muhteşem bir gölün kıyısında yer alan bir balıkçı kulübesinde bulur. Kulübede yaşayan küçük Bobby, yakın zamanda kaybettiği annesinin acısıyla başa çıkamamaktadır. Yalnızca hayalî arkadaşıyla konuşan küçük çocuğun babası Daniel da oğluna yardım edemediği için acı çekmektedir. 

Joy ikilinin hayatına tesadüfen girerek onlara yollarını bulmalarında yardımcı olur ve böylece aralarında güçlü bir bağ kurulur. Joy eski hayatını geride bırakıp bu yeni dünyanın bir parçası olmak istediğini fark eder. Fakat bu gerçek olamayacak kadar güzel atmosferde yanlış bir şeyler vardır. Joy hayallerle gerçeğin arasında bocalarken umudun peşinden gitmeyi seçer ve bir mucizeye tanıklık eder.

"Mutluluk aşılayan, umut verici ve çok romantik bir hikâye…" 
-Hartford Courant-

"Kristin Hannah'nın şimdiye kadarki en iyi kitabı." 
-The Columbus Dispatch-

"Hannah kalbinizin en derinlerine dokunacak."
- Rendezvous-

"Bu dokunaklı ve duygusal hikâye kalbinizi ısıtacak." 
-Romantic Times-


Yazarın, ülkemizde yayınlanan kitaplarının hepsini okudum ve bu beni en beklenmedik şekilde ters köşe yapan tek kitabı oldu. Yazarın duyguları aktarabilme ve sevginin her türünü işleyip, hissettirebilme gibi harika bir özelliği var. Bu hikayede birazcık fantastik kurguya kaçmış. Son çıkan kitabı Ay Bahçesinde de aynı şeyi yapmıştı.

Joy, kocasının onu çocuğu olmadığı için kendi kardeşi ile aldatıp terk etmesinin acısını bir türlü üzerinden atamayınca, kimseye haber vermeden bir seyahate çıkar ve bindiği uçak düşer. İlk yardım ekiplerini beklemeden yürüyerek kaza bölgesinden uzaklaşır ve kendisini yağmur ormanlarında bir kulübede bulur.

Eşini kaybettikten sonra oğlu Bobby ile yaşayan ve onun sadece hayali arkadaşlarla iletişim kurmasının önüne geçemeyen Daniel ile birlikte bu kulübede bir süre geçiren Joy, bu aileye aşık olur. Ancak Daniel onu sürekli görmezden gelmektedir.

Kesinlikle sonunda bir mucize saklı olan bu hikayeyi ben çok sevdim. Tamamen mantık sınırları dışında olduğunu kabul ediyorum ama kim bilir? Belkide mucizelere inanmama nedenimiz, kendi başımıza henüz gelmemiş olması olabilir. 



2016/03/22

Yıldız Masalı Kitap Yorumum


Yıldız Masalı - Kristin Hannah
Puanım 5/5
Gökyüzünde her an bir yıldız doğar, bir yıldız ölür. Bu sonsuz masala kulak verenler için umut ve aşk asla uzaklarda değildir…

Evliliğine yıllarca büyük emek veren Annie beklemediği bir anda kocasının başka bir kadına âşık olduğunu ve boşanmak istediğini öğrenir. Bu büyük sarsıntıyla baş etmekte güçlük çektiği için de çareyi büyüdüğü kasabaya, babasının yanına dönmekte bulur. Fakat kasvetli bulutların hâkim olduğu bu sahil kasabasında Annie'yi bambaşka çelişkiler ve romantik ikilemler beklemektedir. 


Bir gece çocukluk aşkı Nick ve onun duygusal bir travma atlatmış küçük kızıyla karşılaşır ve inanmakta güçlük çekse de mutluluğu yakalamak için bir şansı daha olduğunu düşünmeye başlar. Gün geçtikçe eski hayatı ile yeni hayatı arasında tercih yapacağı bir dönüm noktasına yaklaşan Annie, içinde uzun zamandır sesini duymadığı bambaşka bir kadının doğuşuna da şahit olur.

"Yıldız Masalı'nı, kendini sımsıcak bir coşkuya kaptırmak isteyen tüm kadınlara içtenlikle öneririm."      
-Washington Post Book World-

"Kalbin derinliklerine inen duygularla yazılmış... Aşk ve romantizmle dolup taşan kitapları okumayı seviyorsanız Yıldız Masalı'na bayılacaksınız."
-Cleveland Plain Dealer-

"Nefis bir sadeliğin yanı sıra şefkatin ne olduğunu çok iyi anlatan bir hikâye."
-Diana Gabaldon-


Kristin Hannah'ın tüm kitaplarını okudum, bazılarını çok beğendim, bazıları ise idare ederdi. Yazarın kalemi o kadar güçlü ve duygusal ki zaten ne olursa olsun neden okudum diyemiyorsunuz. Yıldız Masalı yine çok beğendiğim kitaplarından biri oldu.

Annie, küçük bir kasabada yetişmiş ve büyük bir şehre yerleşmiş, eşi ile mükemmel bir hayatı olan, üniversite çağında bir kızı olan orta yaşlı bir kadındır. Kendisini ailesine adamış ve hayatlarında ki mükemmel olmayan bölümleri göz ardı etmeyi zamanla öğrenmiş olan Annie, kızını okul için uğurladıkları gün Mükemmel!! olan kocasının daha genç bir kadına aşık olduğunu ve boşanmak istediğini öğrenir.

Bu sahte mükemmel hayatın başına yıkılması ile ne yapacağına karar vermek zorunda olan Annie, kendini toplamak için doğduğu kasabaya babasının yanına gider. Şehirde alıştığı hayatın yanında tam anlamı ile tozlu ve bitik bir hayat olan geçmişinde huzur arar.

İlk aşkı Nick ise, mutluluğu bulduğu karısını kaybetmiş ve bundan dolayı sorunlar yaşayan 5 yaşında ki Izzy'ye ulaşmaya çalışan ancak bunu beceremeyen, kendi kederi ile kızının kederi altında boğulmak üzeredir. Annie ile karşılaştıklarında, onun durumunu gören Annie sonunda hep yaptığı şeyi yapmanın bir yolunu bulduğu için rahatlar ve seve seve Nick ile Izzy'ye yardımcı olmaya çalışır.

İlk başta zorlansalar da rutinlerini oturtan çiftimiz tam mutluluğu bulmuşken, Annie'nin kocası fikrini değiştirir ve karısını geri ister. Eski hayatı ile yeni hayatı arasında kalan Annie'nin vermesi gereken karar basit gibi görünür ama başka faktörlerde (ki ne olduğu sürpriz olmak zorunda) işin içine girince kalbini bırakıp kocasının yanına dönmek zorunda kalır.

Kocasından nefret ettim, Annie'ye de kızdım çünkü verdiği karar tam bir saçmalıktı. Hele Izzy, ona o kadar alıştıktan sonra.. Yurt dışında da okurlar kitabın sonundan memnun olmadıkları için ikinci kitabın geleceğini düşünmüşler ancak bir röportajında Kristin, ''Annie'ye ait anlatacak başka bir hikayem kalmadı.'' demiş. Tam bir saçmalık! Ancak ne kadar kızsam da hikaye kesinlikle okunmaya değer..

** Dipnot: Kitabın kapağına bayıldım. Resmen yaz akşamlarını orada geçirmek istiyorum. Yazarın tüm kitap kapakları birbirinden güzel zaten..

2016/03/08

Ateş Böceği Serisi Kitap Tavsiyesi



Ateş Böceği Yolu- Kristin Hannah 
Puanım 5/5
DOSTLUĞUN BÜYÜSÜ ÜZERİNE OLAĞANÜSTÜ BİR ROMAN

“Ateşböceği Yolu’nda Kristin Hannah sevgi ve sadakat üzerine keskin ve unutulmaz bir hikaye yazmıştır.”

Jacquelyn Mitchard

“Kristin Hannah 70 ve 80’lerin heyecanını ve enerjisini ortaya sermektedir ve bunu öyle bir derin seviyede yapmaktadır ki okuyucuları iki kadın arasındaki dostluğun tam kalbine taşıyor.

Ateşböceği Yolu bir şaheser.”

Elin Hilderbrand

“Hayatımızdaki en önemli şeylerden biri olan ebedi dostluk üzerine dokunaklı, enfes bir roman.”

Elizabeth Buchan

“Bu muhteşem romanın sayfalarını çok hızlı geçmek istemeyeceksiniz. Kapıyı kilitleyin, telefonunuzu kapatın, ve yanınıza bir paket mendil alıp koltuğunuza yerleşin. (Sonra uyarmadı demeyin.) Kristin Hannah’dan başka hiç kimse kadınların dostluğunu tüm acısı, tatlısıyla bu kadar güzel yazamazdı.

Harika bir yazar.”

Susan Elizabeth Phillips

“Ateşböceği Yolu okumayı neden sevdiğimizi bize bir kez daha hatırlatıyor.”

Patricia Gaffney

Yazarın her kitabında farklı bir duygusal fırtınanın içine bizi çekmesine ve her kitabında sevginin farklı türlerinin bize anlatmasına o kadar alıştık ki son kitabını bir türlü bitiremedim. Ateş Böceği Yolu benim favori kitaplarım arasında kesinlikle..

Tully ve Kate'in, 70'lerde bir gece tesadüfen tanışması ve inanılmaz arkadaşlıklarını konu alan bu muhteşem hikayede, iki genç kızın gençlik trajediler, birlikte birer kadına dönüşmeleri ve dostluklarını hep kalplerinin bir köşesinde tutmalarına tanık oluyoruz.

Ateş Böceğinin Şarkısı - Kristin Hannah
Puanım 5/5

Ateşböceğinin unutulmaz hikâyesi devam ediyor...

Uzun zaman önce, hayatımın en kötü gecesinde Ateşböceği Yolu denen kapkaranlık bir sokakta yapayalnız yürürken ruhuma dokunan biriyle karşılaştım.

O gün bizim başlangıcımızdı. Aradan otuz yıl geçti... Tully ve Kate. Sen ve ben dünyaya karşı. Seninle sonsuza dek dost kalacağız. Ama her hikâyenin bir sonu vardır, değil mi? Bir şekilde yola devam etmen gerekir.

Geçmişi yaralarla dolu Tully...

Fedakârlığıyla etrafına ışık saçan Kate...

Onların dostluğunu ölüm bile bozamaz.

"Ailesi için büyük bir savaş verenlerin hikâyesi... Ateşböceğinin Şarkısı sizi çok şaşırtacak."

-Publishers Weekly-

"Derin ve etkileyici karakterlerin olduğu duygu dolu bir roman..." 

-Wisconsin Book Watch-

"Fedakârlığı, sevgiyi ve affetmeyi Kristin Hannah kadar güzel anlatabilen başka bir yazar yok."

-Kristine Huntley-


Yazarın seri olan tek hikayesi, hakkınıda veriyor doğrusu..
İlk kitapta o kadar down olduk, o kadar ağladık ki, Kate'İn kurduğu müthiş ailenin ve tabii ki Kate'siz yoluna devam etmek zorunda kalan Tully'nin inanılmaz öyküsünü yazmak zorunda kaldı yazar. 

Bu ikinci kitabında Kate'in bıraktığı çocukları, özellikle kızının müthiş değişimi, Tully'nin zaten berbat olan geçmişi ile birlikte son yıkımı kaldıramaması ve Kate'in eşinin çaresizliği..

İlk kitapta Kate'in Tully'yi kıskanıp kıskanmadığını çok merak etmiştim. Aynı eğitimi almalarına rağmen Tully dünyaca ünlü bir televizyon yıldızı, Kate ise aşkı ve ailesini seçen bir kadın olmuştu. Kendi kızı Tully için ölüyor ve idol olarak görüyordu hatta eşi ilk önce ona aşık olmuştu. 

Bu kitapta ise Kate'in kaybının yıkımını okurken kendi hayatımda bizi domine eden kim diye düşündüm.. Kim olmasa bu kadar dağılabiliriz. Tabii ki annem.. Buradan bu harika kitapları okumamış olanlar varsa şiddetle tavsiye ederim. 


Son olarak ta bu kitap sayesinde hatırladığım çocukluk anılarım ve ateş böceklerine selam olsun. ''Siz hiç ateş böceği gördünüz mü?'' diye bir tiyatro oyunu vardı, ilk o zaman fark etmiştim artık görmediğimi.. 










2016/02/26

Gece Yolu Kitap Yorumum


Gece Yolu - Kristin Hannah
Puanım 5/5
Ateşböceği Yolu, Kış Bahçesi ve Gerçek Renkler kitaplarının yazarı Kristin Hannah'ın aşka ve kaybetmeye dair dokunaklı yeni romanı

Hayat size bir dizi seçenek sunar. Beklemek... Geçmişe tutunmak... Unutmak... Affetmek... 
Siz hangi yolu seçerdiniz?

On sekiz yıldır çocuklarının ihtiyaçlarını her şeyden üstün tutan Jude Farraday'in ikizleri Mia ile Zach zeki ve mutlu birer gençtir. Defalarca evlatlık verilen ve karanlık bir geçmişe sahip olan Lexi kısa sürede Mia'nın en yakın arkadaşı ve bu birbirine bağlı ailenin de bir parçası olur. 

Jude çocuklarının iyi bir yaşam sürmesi ve tehlikelerden uzak olmaları için her şeyi yapmıştır. Ancak lisedeki son yılları hepsini büyük bir sınavdan geçirir ve sıcak bir yaz gecesi, verilen yanlış bir kararla hepsinin hayatları altüst olur. Farraday ailesi göz açıp kapayıncaya kadar paramparça olacak, Lexi her şeyini kaybedecektir. Sonraki yıllarda, hepsi o gecenin doğurduğu sonuçlarla yüzleşir ve unutmaya çalışır. Ya da affetme cesaretini kendinde bulmaya...

Hayat dolu ve evrensel bir roman... Gece Yolu annelik, kimlik, aşk ve affetmeye dair soruları derinlemesine işliyor. Hem kaybetmenin verdiği şiddetli acıyı hem de ümidin hayret verici gücünü gözler önüne seren aydınlatıcı, yürek parçalayıcı bir roman. Kristin Hannah aile özlemi, insan kalbinin direnci ve sevdiklerimizi affetme cesaretine dair unutulmaz bir hikâyeyi olabilecek en iyi şekilde anlatıyor.

"Gece Yolu insan ruhunun affetme konusundaki eşsiz gücüne dair özel bir kitap." 
New York Journal of Books

"Gece Yolu'nu okuyup da hikâyesinden ve karakterlerden etkilenmemeniz imkânsız. Kitabı bitirdikten sonra bile etkisini birkaç gün üzerinizden atamayacaksınız." 
The Huffington Post

"Gece Yolu'nu son sayfasına kadar ağlayarak okuyacaksınız." 
The Daily Mail

"Vay canına! Sanırım Kristin Hannah en güzel kitabını yazdı. Hannah her zaman harika hikâyeler yazıyor ama Gece Yolu ilk sayfasından itibaren sizi etkisine alıp bitinceye kadar elinizden düşürmek istemeyeceğiniz türden bir hikâye."
Bestsellersworld.com


Kristin Hannah, kesinlikle duyguları kalemine yansıtmayı iyi bilen, tamam bu kadar yeter derken, darbe üstüne darbe indiren ve hayatın gerçeklerinden kopmayan bir yazar.. Gece Yolu kitabı en sevdiğim kitaplar arasında gayet sağlam bir yeri olan, duygusal anlamda beni down etse de, affetmek ve yeni şanslar üzerine düşünmemi sağlayan mükemmel bir kitap.

Lexi, annesinin sorumsuzluğu yüzünden hayatı lise çapına gelen kadar koruyucu aile ve yurtlarda geçmiş, annesinin ölümü ile tanımadığı teyzesinin vesayetine giren genç bir kızdır. Teyzesinin maddi durumununda etkisi ile bir karavanda yaşarlar. Yeni kız olarak başlayacağı okulunda hiç ummadığı bir şekilde Mia ile arkadaş olurlar. 

Zack ve Mia ise ikiz kardeştir. Zack okulun popüler çocuğudur, Mia ise naif ruhu ile ikizinin gölgesinde kalmış tatlı ve sevimli bir kız.. Anneleri Jude tam bir Kraliçe Arı gibi çocuklarının etrafında pervane olan, onlar için sağlıklı ve mükemmel bir aile ortamı hazırlayan, kendini onlara adamış bir kadındır. Lexi'nin Mia'yı kabuğundan çıkarması ve Zack'ten bağımsız olarak onunla arkadaş olması sayesinde, ailece onu kabul ederler. Lexi yaşayamadığı her şeyi bu ailede yaşar. 

Bir süre sonra birbirlerine aşık olan Zack ile Lexi bunu bir süre Mia'ya söyleyemez ancak Mia başta zorlansa da ilişkilerini kabullenir. Ayrılmaz üçlü olan lise son sınıfta ki bu gençlerin hayatın mükemmeldir. O son geceki araba kazasına kadar..

Burada spoiler vermek zorundayım çünkü bundan sonra gelişen her olay bu kazaya bağlı.. Lexi'nin aracı kullandığı kazada Mia ölür. Lexi'nin üniversite yerine hapse girmesi ve Mia'nın ölümü ile paramparça olan popüler çocuk Zack ve kızının kaybını atlatamayan Jude için en büyük sürpriz, Lexi'nin hamileliğidir. 

Kendi annesi yüzünden yaşadıklarını kızına yaşatmak istemeyen Lexi, bu sevgi dolu aileye güvenir ve kızını Zack'e verir. Tek şartı vardır, kızına ondan bahsedilmemesi.. Yaklaşık 5 yıl boyunca her gün sevdiklerinin yasını tutan ve kızının özlemini çeken Lexi hapisten çıkınca, güneye taşınmış olan teyzesinin yanına gitmeden önce kızını görmek ister.

Ancak hiç bir şey tahmin ettiği gibi değildir. Bir yandan tıp okuyan ve bir yandan kızını büyüten Zack'in hayatı tam bir kabustur. Hiç bir şeye yetişememekte ancak kızını çok sevmektedir. Jude ise Mia'nın kopyası olan torununa sarılmaktan bile kaçınır. Oğluna yardımcı olmaya çalıyor ancak bazen torununu okuldan almayı unutuyordur. Kızını uzaktan gözlemlerken onun okulda dışlanan ve mutsuz bir çocuk olduğunu farkeden Lexi'nin artık tek bir amacı vardır.

Kızının velayetini almak.. Ancak hapisten yeni çıkmış, iş deneyimi olmayan ve kalacak yeri bile bulunmayan bir annenin çocuğunun velayetini alması imkansız görünmektedir. Jude ise kızının intikamını Lexi'nin kızını görmesini engelleyerek almakta kararlıdır.

Bu duygudan duyguya sürükleyen kitabı okurken elimden hiç bırakmak istemedim..







2016/02/22

Bir Tutam Gündüz Bir Tutam Gece Kitap Yorumum


Bir Tutam Gündüz Bir Tutam Gece  - Kristin Hannah
Puanım 5/5
Büyülü bir ormanın sonsuz karanlığında saklanan mucizevi bir inci...

Yağmurlu bir günde, dehşet içindeki bir kız çocuğu kasabadaki bir ağacın dallarına sığınmış halde bulunur. Kimsesi olmayan bu küçük orman kızının karanlık geçmişi, parçalanmış bir ailenin kaderini değiştirecektir. 

Kariyerinde yaşadığı büyük skandalın ardından şehirden uzaklaşıp kasabasına geri dönen psikiyatr Julia ve yaşadığı küçük çevrede gerçek aşkı hiç tatmamış ablası Ellie, ailesi bulunana kadar Alice adını verdikleri küçük kızın bakımını ve tedavisini üstlenirler. Alice için gösterdikleri fedakârlık ve çaba, iki kız kardeşi yakınlaştırıp geçmişte kendilerine bile itiraf edemedikleri sırların gün yüzüne çıkmasına yol açar. Julia ve Ellie hayatlarında eksikliğini hissettikleri her şeyin aslında çok yakında olduğunu keşfederken sevginin, umudun ve bir aile olabilmenin anlamını yeniden öğrenirler.

"Göz alıcı, vahşi ve capcanlı bir roman. Kristin Hannah her cümleyi sevgiyle kuruyor." 
-Luanne Rice -

"Hannah insan ruhunun derinliklerine dokunuyor. Ümit ve neşe dolu." 
-Romantic Times-

"Daha en baştan zihninizi kuşatıp sevgi, aşk ve şefkat hisleriyle içinizi ısıtacak bir hikâye."  -Southern Pines Pilot-

Yine uzun zaman önce okuduğum bir Kristin Hannah romanı. Yazarı sık okuyanlar bilir ki, her kitabını başka bir sevgi bağı üzerine duygularla dokumayı seven bir tarzı var. Ancak bu kitabı diğerlerinden ayıran özelliği, inanılmaz akıcı olması.. Sanki aksiyon tarzı bir kitap okuyormuşum gibi elimden neredeyse hiç bırakamadığım bir kitap.. 

Hayatı ve kariyeri yaptığı bir hata ile çıkmaza giren psikiyatrist Julia, yetiştiği kasabaya ve kız kardeşinin yanına bir süreliğine dönüyor ve tam bu sırada ağaçta kim olduğu bilinmeyen vahşi, küçük bir kız bulunuyor. Burada da bir işe yarayabileceğini hisseden ve sıkıntılarını bir kenara atıp yeniden işine odaklanabilecek olan Julia, kendini Alice adını verdikleri bu kızla resmen kaybediyor. Kızın kimliğinin bulunma çabalarının yanı sıra, psikolojik olarak ne yaşadığının çözülmeye çalışılması arasında birbirlerine bağlanan bu iki karaktere bayıldım. 

Ayrıca iki kız kardeş arasında geçmişten gelen sırların çözülmesi ve aşk üzerine sıcacık, sizi merak duygusuyla sayfalar arası koşturacak bir kitap..



Kış Bahçesi Kitap Yorumum

Kış Bahçesi - Kristin Hannah
Puanım 5/5
Çok satan Ateşböceği Yolu kitabının yazarından, bir anne ile kızları arasındaki karmaşık bağlara ve geçmiş ile gelecek arasındaki yıkılmaz bağa dair sürükleyici, yürek sızlatacak kadar etkileyici ve güzel bir roman. 

Bazen annenin geçmişine bir kapı araladığında, kendi geleceğini bulursun! Meredith ve Nina Whitson birbirine taban tabana zıt karakterlerdeki kız kardeşlerdir. Biri evde kalıp çocuklarına bakmış ve aile işinin başına geçmiş, diğeriyse hayallerinin peşinden gidip dünyayı gezmiş ve ünlü bir foto muhabir olmuştur. Ancak sevgili babaları hastalandığında bu birbirine yabancı iki kadın, kendilerini yine bir arada, şimdi bile kızlarına herhangi bir avuntu vermeyen, aşırı mesafeli anneleri Anya’nın yanında bulacaktır. 

Anneleriyle aralarındaki tek bağ, onun, çocukluklarında bazı geceler kızlara anlattığı bir Rus masalıdır. Ölüm döşeğindeki babalarınınsa, hayatındaki kadınlardan son bir arzusu vardır. Anya kızlarına bir masal anlatacaktır; yıllar önce başladığı ama hiç bitirmediği o masalı. Hem de bu kez sonuna kadar. 

Bu masal daha önce duydukları hiçbir şeye benzememektedir; altmış yıldan uzun bir zamanı kapsayan, savaş mağduru Leningrad’da başlayıp günümüz Alaska’sına kadar uzanan, sürükleyici, gizemli bir aşk hikâyesi. Nina’nın gerçeği açığa çıkarma konusundaki saplantısı, onları annelerinin geçmişlerinde, ailelerini tümüyle sarsacak ve tamamen değiştirecek bir sır öğrenecekleri, beklenmedik bir yolculuğa sürükler. 

İlk sayfasından son sayfasına kadar büyüleyen Kış Bahçesi, hem epik bir aşk hikâyesi hem de yaşamları kesişen kadınların detaylı bir portresi olması bakımından nadir bulunur bir eser. İlham verici şiirsel yazımıyla, son sayfa okunduktan uzun süre sonra bile okuyucunun aklından çıkmayacak. 

“Okuyucular, anne ve kızlar yakınlaştıkça hem gülmekten hem de ağlamaktan kendilerini alamayacaklar.” -Publishers Weekly-

Kış Bahçesi yazara ait okuduğum ilk kitaptı. Dönem dönem yeniden okumaktan zevk aldığım kitaplardan biridir. Özetinde de yazdığı gibi, birbirlerine taban tabana zıt iki kız kardeş..

Nina, dünyaca ünlü ve ödüllü bir fotoğrafçı, küçüklüğünde annesi ile hiç bir bağ kuramayan ve en değerli varlığı babası olan bu çılgın kız, yalnızlığını savaş meydanlarında, Afrika'da ki aç çocuklarda, maceradan maceraya sürüklenirken avutuyor.

Meredith ise, kardeşi gibi sorumsuz değil! Çelik gibi iradesi ile iki kızı ve eşiyle birlikte mükemmel bir hayat kurmuş ve aynı zamanda babasının işini devam ettiriyor. Annesi ile arasında hiç bir bağ yok. Ancak babası onunda en değerli varlığı.. Ailenin kilit noktası!

Sürekli çocuklarından uzak duran Anya, zaman zaman andan kopan, kimseye sevgi duymayan (eşinden başka), dolabının sürekli bozulmayacak yiyeceklerle dolu olduğundan emin olan, soğuk bir rus kadını.. Ruh hali değişimleri çok keskin ve ani olduğu için iki kızıda ondan kopmuş. 

Babalarının hastalığı ve ölmeden önceki son isteği üzerine kızlar, annelerinin çocukken onlara anlattığı masalı dinlemek zorunda kalır. Ancak ikisininde umurunda değildir bu... Babalarının amacı ise, kendinden önceki yaşamını ancak bir masal vesilesi ile dışa vurabilen ve kendi adını bile değiştirmiş olan Anya'nın kendi öldükten sonra kızları ile arasının düzelmesi, çocukların annelerini tanıyabilmesidir. 

Çocukluklarında anneleri ile olan en güzel anlarının simgesi olan Köylü Kız ve Prens masalı ilerledikçe ikisininde hatırlamadığı ve yüreklerinin kaldıramayacağı kadar ağır olaylar dile getirilmeye başlar. Masalın boyutunun değişmesi ve Vera'nın kim olduğunu merak etmeleri ile masaldan çıkan olayların annelerinin, babalarından önceki hayatı olduğunu anlayan kızlarla anneleri arasında geç kalınmış olan sevgi bağı yavaşça oluşur. 

Bu hikayeye bayıldım. Leningrad kuşatmasını anlatan ve hiç kimsenin aklının ucundan bile geçemeyecek trajedilere ışık tutan bu kitap kesinlikle yazarın kitapları arasında bile ayrı bir yere sahip benim için.. Her ne kadar günümüzü anlattığı kısımlar güzel olsa da, Vera'nın yaşadıkları beni gerçek anlamda çok etkiledi. Hatta ilk okuduğumda sabredemeyip sadece masal bölümünü okudum. En üzüldüğüm yer ise kitabın sonu oldu. Okumayanlar için buradan bahsetmeyeceğim..

Okuduysanız biliyorsunuzdur, okumadıysanız kesinlikle tavsiye ederim.







Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Online Okuyucular;