Sarah Jio etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sarah Jio etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2017/02/16

Kelebek Adası - Sarah Jio Kitap Yorumum


kelebek adası ile ilgili görsel sonucu
Kelebek Adası - Sarah Jio 
Puanım 5/4

Mavi kelebeklerin hikâyesini bilir misiniz? 

Mavi kelebekleri her yerde göremezsiniz. Oldukça nadir görülürler. Sabah uyandığınızda, "Bugün mavi kelebekleri görmeye gidiyorum," diyemezsiniz. Siz onları değil, onlar sizi bulur. 

Efsaneye göre bu kelebekler, değişimin habercisidir. Olur da gün doğumunda yolunuzu bir mavi kelebek keserse, bilin ki artık hayatınız eskisi gibi olmayacaktır. Ne hayatınız ne kaderiniz ne şansınız... 

Artık bildiklerinizi unutun. Belki bambaşka biri girer hayatınıza. Belki bambaşka bir yerde uyanırsınız. Ya da ilk kez adımınızı attığınız bir yerde kendinizi hiç olmadığınız kadar huzurlu ve evinizde hissedersiniz. 
Kaybolurken bulunursunuz. Geldiğinizi sanarken gittiğinizi görürsünüz. Hayata başka bakarsınız mavi bir kelebek kanat çırptığında, çünkü size başka bakıyordur artık hayat.

Sarah Jio'nun yeni kitabını duyunca mest oluyorum. Bu kitabın başında özellikle türk okurlarına hitaben önsöz yazması beni mest etti. Geçen yılda kitap fuarına imza için gelmişti. Bu kadar sevilerek okunan yazarların bizler için bir cümle yazmayı düşünmeleri ve farkında olmalarını çok seviyorum. Benzer bir davranışta son kitabında Adam Fawer'da bulunmuştu. Gerçi onu henüz okuyamadım.

Kitaba gelirsek, Kelebek Adası kitabı yazarın özellikle son iki kitabına göre bir tık havada kalmış gibi geldi bana. Öncelikle kitap kısa olmuş. Hemen bitti ki bunda yazarın kaleminin akıcı olması ve hikayeyi güzel yakalamış olması da etken tabii. Hikayeye yıllar önce balayında kaybolan gelin hikayesini duyarak başlamış ve bunu Bermuda Şeytan Üçgeni'nin bulunduğu kısımla bağlayarak efsanelere kendince bir eklemede bulunmuş. Kitap okumaya başladığım ilk yıllarda bu bölge ile ilgili uzaylıları barındıran bir teori okumuştum ama bu versiyonunu daha çok sevdim. Daha romantik olduğu kesin!

Hikaye yazarın çok sevdiği önce ve sonra arasında geçiyor gibi görünüyor ancak bugünden çok az bahsediyor. Aralara kattığı küçük hikayeler renk katmış. Bundan sonrası Spoiler içerebilir. Ana karakter Charlotte, çok mutlu bir gelin. Balayı için yapmak istediği mavi yolculuğu kocasını deniz tutmasına rağmen yapıyorlar ki yazar bu detayı aralarında ki uyumsuzluğu göstermek için eklemiş sanırım. Tabii balayı boyunca hasta olan kocasının eşliği olmadan bir nevi yalnız tatil yapıyor.

Bermuda Adasında tura katılacaklarken Charlotte bir şekilde tekneye yalnız biniyor ve hikaye teknenin kaza yapması ve Charlotte ile gizemli ve aksi Gray'in denizde yalnız mahsur kalmaları ile başlıyor. Birbirlerini hiç tanımayan bu iki kişi günlerce bir botta sonra da aylarca haritada bile görünmeyen bir adada mahsur kalıyorlar. Ne kadar yakınlaşsalar da aralarında ki sırlar sayesinde aslında yabancı kalıyorlar. Aşkı, sevgiyi, ihaneti ve dostlukları çok güzel toparlamış yazar. 

Düştükleri ada ile ilgili yazarın anlatımı bana biraz Lost'u hatırlattı ana neyse ki arafta değiller.. Biraz fantastik unsurlarda bulunduran bu kitabı sevdim ama dediğim gibi bir tık havada kalmış iyi bağlanamamış gibi geldi. 


mavi kelebek ile ilgili görsel sonucu

2016/02/24

Böğürtlen Kışı Kitap Yorumum



Böğürtlen Kışı - Sarah Jio
Puanım 5/5
"Canım Daniel'ım,

Kaybolduğun gün dünyam sona erdi, canım oğlum. Seni her kim alıp götürdüyse, seninle birlikte kalbimi, hayatımı da çaldı. Ben senin gülümsediğini görmek, kahkahalarını duymak, mutluluğunu paylaşmak için yaşıyordum."

Vera Ray 1933 yılının o karlı mayıs akşamında üç yaşındaki oğlu Daniel'ı son kez öptüğünü bilmiyordur. Her ne kadar oğlunu yalnız bırakma düşüncesinden nefret etse de hayatlarını devam ettirmek için çalışmak zorundadır. Tek avuntusu, gün ağardığında küçücük oğluna sarılacak olmasıdır. Ancak Vera geri döndüğünde karşılaştığı manzara, Daniel'ın boş yatağıdır. Bir de karlar içine gömülmüş olan oyuncak ayısı.

Seksen sene sonra Seattle yine mayıs ayında karlar altındadır. Köklü bir gazetede muhabir olan Claire Aldridge, bu doğaüstü olayı haber yapacaktır. Araştırmalarına devam eden Claire, küçük çocuğun bu zamana kadar sonuçlanmamış kaçırılma davasıyla karşılaşır. Evlat kaybetmenin ne demek olduğunu çok iyi bilen Claire, bu olayı çözmeye karar verir. Ancak çözdüğü her düğümün, onu Vera'yla olan bağlantısına yaklaştırdığından habersizdir…

Böğürtlen Kışı aşkı, umudu ve umutsuzluğu derinden anlatan muhteşem bir kitap. Bu öyküyü yüreklerinizden kolay kolay silip atamayacaksınız.

Yine çok severek okuduğum, ardı ardına sayfaları çevirdiğim harika bir Sarah Jio romanı.. Yazarı okuyanlar tarzını bilir. Eğer henüz okumadıysanız, tavsiyem kitaplarını arka arkaya okumayın, arada özleme zamanı bırakın.

Böğürtlen Kışı, mevsimi olmadığı halde bastıran kış anlamına geliyormuş. Hikayenin anlatıcı ana karakteri Claire, prestijli bir gazetede muhabir. Sabah koşusu esnasında bebeğini kaybetmesi yüzünden eşi ile arası açılan ve büyük bir depresyon yaşayan Claire, bir sabah Mayıs ayında bastıran kar ile yüzleşince, bu olay hakkında yazmaya karar veriyor ve arşivde aynı olayın daha önce 1933 yılında gerçekleştiğini buluyor.

Ama sadece bulduğu bu değil. Haberlere göre o zaman kaybolmuş olan 4 yaşında bir çocuk vardır. Bu hikayenin üzerine gittikçe, olayın çözülmediğini fark ediyor ve çözmek için araştırmalarına başlıyor. Kitabın arka sayfasında bulunan mektup ise çocuğunu kaybeden Vera'nın oğluna yazdığı mektup..

Kendisi fakir bir işçi olan Vera, bir gün ev arkadaşının ısrarı ile çalıştığı otelde ki bir baloya katılır ve otelin sahibinin oğlundan ne kadar kaçsa da, aşktan kaçamaz. Onun fakir olmasını önemsemeyen Charles ile evleneceğini düşünürken, ailesinin onu kabul etmemesi ve oğullarını miraslarından men edecekleri korkusu ile ondan ayrılan Vera hamiledir. 

Oğlunu tek başına büyütürken otelde gece vardiyasında çalışan ve gece onu evde yalnız bırakmak zorunda kalan Vera, Böğürtlen Kışı'nın bastırdığı sabah eve geldiğinde oğlunu bulamaz. Fakir kesimde oturmasının da etkisi ile polisler, çocuğun kaçırıldığına inanmak istemez ya da işbirliği yaparlar.. Bir şekilde bir daha oğlundan haber alamayan Vera'nın yürek burkan hikayesini çözmeye çalışan ve kendisi de bebeğini yeni kaybeden Claire için bu hikaye kendi hikayesi ile birleşir. 

Hiç umulmadık şekilde iki hikayeyinin birleşmesi ve her iki hikayede ki karakterlerin samimiyeti ile müthiş bir Sarah Jio klasiğidir.

Alıntılar
''Hangisi daha zor, bilmiyorum,'' dedim. ''Birini aniden kaybetmek mi, yoksa onu yavaş yavaş, günden güne kaybetmek mi?''

''Kalbinizin derinliklerine işlenen acıyı tek kelime ile nasıl dile getirirsiniz?''

''Çoğu insanın sandığının aksine gerçek arkadaş, sen zor bir dönemden geçerken yanında koşan değildir. Bunu herkes yapar. Gerçek arkadaş kendisi mutlu değilken senin mutlu olmana sevinen, hatta mutluluğunu kutlayan kişidir.''



 

2016/02/23

Mart Menekşeleri Kİtap Yorumum


Mart Menekşeleri - Sarah Jio
Puanım 5/4
Bir kadının yüreği sırlarla dolu bir denizdir...

Gerçek aşkı yaşadığına inanan ünlü yazar Emily Wilson, kocasının başka bir kadını ona tercih ettiğini öğrenince, hayal kırıklığına uğrar. Tüm bu olanlara rağmen yine de tek bir damla gözyaşı dökmez. 

Büyük yengesi Bee, Mart ayını Bainbridge Adası'nda geçirmesi için onu davet eder. Emily ruhunda açılan yaraların iyileşmesi umuduyla, bu teklifi kabul eder. 

Adanın mistik havasıyla huzuru yakalamaya çalışan Emily, 1943 yılında yazılmış kırmızı kadife kaplı bir günlük bulur. Bu günlük onu geçmişin tozlu sayfalarına hapsolan gerçek bir aşk hikâyesine ve altmış yıllık bir aile sırrına götürecektir...

Umudun, hüznün ve pişmanlığın bir arada işlendiği büyüleyici bir roman… İlk kitabı Mart Menekşeleri ile Library Journal En İyi Kitap Ödülü'ne layık görülen Sarah Jio, insan kalbinin, ne kadar hatalı olursa olsun sevdiklerimizi her zaman affedeceğini eşsiz bir dille anlatıyor. 

"Aşk, tarih ve gizem… Daha ne olsun? Mart Menekşeleri, geçmişimizin er ya da geç sürprizlerle karşımıza çıkacağını hatırlatan muhteşem bir roman."
Jodi Picoult

"Tarih, gizem ve aşkın mükemmel bir karışımı… Bu romanı elinizden düşüremeyeceksiniz."
Library Journal

Roman Emily'nin kocasını onu başka bir kadın için terk etmesi ile başlıyor. İlk kitabı ile satış rekorları kıran ve filme çevrildikten sonra da gişede patlama yaşayan Emily, kariyerinde tıkanma yaşamaktadır. Ve bunun üzerine birde terk edilince, Barin Bridge adasında yaşayan yengesinin davetine can simidi gibi asılır.

Feribottan inmesi ile karşılaşılan karakterlerin, uçukluğu ve sıcaklığı ile kendinizi Emily ile birlikte adada bulacağınız nokta burası işte.. Yaşından dolayı sağlığı çok yerinde olmayan yengesi Bee ile bir ay geçirecek olan Emily'nin günlerinin sıkıntısı, evde bulduğu bir günlük ile değişir. 

Esther ve ruh ikizinin aşk hikayesini anlatan bu günlük hiç beklenmedik bir yerde bitince 
sonrasını öğrenmek isteyen Emily'ye yengesi yardım etmek istemez. Bunun üzerine ada sakinlerinin yaşamını araştıran ve sonucu bolan Emily'nin bu macerasının duygusal ve eğlenceleri ile sıcacık bir kitap olmuş.

Yazarın ülkemizde çevrilen ilk romanı ve klasik yazım tarzına uygun olarak iki farklı döneme ait iki farklı hikaye anlatıyor ve sonunda ikisini günümüzde birleştiriyor. Sıcacık hikayeleri seviyorsanız, buna bayılacaksınız.



2016/02/03

Yeşil Deniz Kabuğu Kitap Yorumu



Yeşil Deniz Kabuğu - Sarah Jio 
Puanım 5/5**
Yirmili yaşlarda hayat daha kolaydı. Özellikle de konu aşk olduğunda. Biriyle tanışıyordun, sen onları seçiyordun, onlar seni seçiyordu. Birlikte dünyayı fethedebilirdiniz. Paris'e taşınabilirdiniz. Bir sürü çocuk sahibi olabilir veya çiftçilik yapabilirdiniz. Günlük tuttuğunuz zamanlarda yazdığınız her şeyi yapabilirdiniz. Hayaller, parlak, çarpıcı renklerde yaşanacaktı. Hayat sizindi, ikinizindi. Her şeye birlikte göğüs gerip birlikte yaşayabilirdiniz. Hayatınızı birine bağlardınız ve gerisi önemini kaybederdi. Peki ya şimdi? 

"Sarah Jio, her kitabında olduğu gibi, aşk hikâyesini, geçmişi ve gizemi birlikte harmanlayarak içinizi ısıtacak, okuduktan sonra kolay unutamayacağınız bir roman sunuyor. Yeşil Deniz Kabuğu, geçmişin kolay kolay peşimizi bırakmayacağını, dönüp dolaşıp bizi bulacağını son derece tatlı ve merak uyandırıcı bir dille anlatırken, bir yandan da Kailey'yle birlikte çıktığımız bu, zamanlar arası yolculukta, geride bıraktıklarımızı, hayatımızdan silinip gidenleri ve kendi geçmişimizi düşünmemizi sağlıyor. Yazarın ve türün hayranları kesinlikle hayal kırıklığına uğramayacak. Henüz Sarah Jio'yu hiç okumadıysanız buradan başlayabilirsiniz."     -Tuğçe'nin Kitaplığı-

"Klasik bir Sarah Jio değil, bir Sarah Jio klasiği. Sürükleyici bir aşk hikâyesi... Okurken umudu, hüznü ve aşkı içinizde yaşayacağınız, aşkın en derinlerde olduğunu hissedeceğiniz etkili bir yolculuk. Daima kalbinizdeki sese kulak verin, aşkın hep var olduğuna inanın. İçinizdeki sonsuz sevgiye dokunmak istiyorsanız kesinlikle okumalısınız."     -Sarah Jio Turkey-

"Sarah Jio okuyucusunu her kitabında biraz daha şaşırtarak çıtayı yükseltiyor. Merakla okuyacağınız; romantizmi, vefayı, gerçek aşkı hissedeceğiniz bir hikâye."    -Seyhandan.blogspot.com-

"Cade senin hayatını kurtardı," dedi.
"Evet," dedim. Sözcükleri kalbimi sızlatmış, bir akupunktur iğnesi gibi hem canımı yakmış hem de kendimi iyi hissettirmişti. "Şimdi sıra sende, sen de onun hayatını kurtaracaksın."

Bu kitap için ne yazmalı bilemedim. Çok sevdim. Elveda Haziran en sevdiğim kitabıydı ama bu onun yerini aldı. İçinde aşk, hüzün, fedakarlık ve mutluluk hepsi vardı. Bazen geçmişe dönüyor, bazen bugünü yaşıyor. Aşkın gerçekte ne olduğunu sorgulayacağınız müthiş bir roman olmuş. Yazarı zaten seviyordum ama her kitabında kendini aşarak bir sonraki hikayesinin merakına sarıyor beni..
Yazarın bir diğer sevdiğim özelliği de yazarken gereksiz ayrıntılara takılacağına hikayeyi sosyal olaylarla dolduruyor. Hiç bir satırı okurken gözlerimi devirip kendini yine tekrar etmişe girmedim. Bu kitapta evsizlerden bahsetmiş. Herkesin düşündüğünün aksine hepsi madde bağımlısı değil, çok farklı nedenlerden dolayı evsiz olabilirleri düşündürüyor. Okumadıysanız, mutlaka okuyun derim. 

Onun aşkı daha büyük.Ben kederim ve acımda kaybolup gitmişken o annene ve bana göz kulak oldu.

Hikayede 3 ana karakter var bence.. Kailey, Cade ve Ryan ..İlk kez bir aşk üçgeninde üç karakteri de çok sevdim. Konusuna gelince zaten yukarıda söylenenler yeterli olacaktır, spoilera girmeden başka birşey söylemem imkansız.. 

"Kısa bir süre önce doğumda bile olsa annelerinden ayrılan çocukların büyüyünce annelerini hatırladıklarını okumuştum. Bu hiçbir zaman zedelenmeyen bir bağ."

Bir yanım, Bu adam kim, daha da önemlisi kim olduğunu sanıyor? diye düşünüyordu. Diğer yanımsa, Ömür boyu neredeydi, niye karşıma çıkmadı? diye merak ediyordu.

Otuz yaşındaydınız veya otuz beş. Gökkuşaklarından çok yağmur bulutlarının olduğu ve insanın kendisinden başka kimsesinin olmadığı artık açık ve netti. Hayaller ölmüştü. Günlüğünüzün anahtarını kaybetmiştiniz. Hatta günlüğünüzü yakmıştınız.

Yıllar önce yirmi beş yaşınızda ve coşkuluyken sevdiğiniz adamla olduğu kadar şiddetli yanmasa da artık daha istikrarlı bir şekilde yanıyordu bu ateş. Sizi sıcak tutuyordu. Sonra bir gün gökkuşaklarını yeniden fark ediyordunuz. İşteyken pencerenizin önünde bir gökkuşağı beliriyordu.

Sonra çocukluğumdan gelen, kalbimde kabaran bu anı parçalarının, arkamda duran adamdan kaynaklandığını fark ettim. Onunla birlikteyken nerede olursam olayım evimdeydim.

Nemli gözlerine baktım ve kendi gözyaşlarımı sildim. "Sana her zaman borçlu olacağım."
"Daha iyi bir planım var," dedi. "Bir gün sen de benim hayatımı kurtarsan da ödeşsek nasıl olur?"

Beni bu şekilde görmesinin ona verdiği acıyı yalnızca tahmin edebilirdim.
Damadı kendisi olmayan bir gelin. 
"Çok güzel görünüyorsun," dedi. "Senin en güzel gelin olacağını her zaman biliyordum."

Gözyaşlarıyla, "Seni seçtiğim ıçın teşekkür mü ediyorsun?" dedim. "Cade, sen seçeceğim tek kişisin."

"Dikkatli olman gerek," dedim. "Lisede şampiyon bir yüzücü olabilirsin ama yüzmeyi henüz tekrar öğrenmedin, unutma.''



Elveda Haziran Kitap Yorumu



Elveda Haziran - Sarah Jio
Puanım 5/5

Bir varmış, bir yokmuş, hâlâ içindeki masala kulak veren küçük bir kadın varmış…

Büyük yeşil bir odada bir telefon, kırmızı bir balon ve aydedenin üzerinden zıplayan bir ineğin resmi varmış… İyi geceler aydede, iyi geceler kırmızı balon, iyi geceler yıldızlar, size de iyi geceler yeryüzündeki tüm sesler.

June Andersen, her akşam yatmadan önce teyzesinin ona ve kız kardeşine okuduğu bu masalla büyümüştür. Ancak zaman acımasızdır ve maalesef hayat, çocukluklarındaki o masumiyeti yok etmiştir. Artık güçlü bir kadın olarak tek başına yol alan June, yıllardır yüzünü görmediği teyzesinin ölüm haberiyle çocukluğunu geçirdiği Mavi Kuş Kitabevi'ne yeniden adımını atacaktır. Hatıralarını süsleyen bu masal diyarı June'un içindeki karanlıklara ışık tutarken, June kendini yeniden keşfedecektir. 

Elveda Haziran, bugününüzü sorgulayıp geçmişinize merhaba diyeceğiniz, ne kadar imkânsız gibi görünse de çıkış yollarının çok yakınımızda olduğunu gösteren bir Sarah Jio romanı. 

"Elveda Haziran… Aile bağlarına ve bağışlamaya dair son derece ilgi çekici bir hikâye."    -Booklist-


Bazı kitaplar vardır hayatınızda iz bırakır. Okurken bitmesin istersiniz ancak hikayenin sonunu görmek içinde bir çırpıda okursunuz. Sarah sayesinde geçmişle günümüzü bağlayan ve aynı anda iki hikayenin anlatıldığı kitapları okumaya sonunda alıştım. Tüm kitaplarını çok sevdim ama Elveda Haziran kesinlikle ilk sırada geliyor. Bir çocuk masalından yola çıkarak yazdığı bu kitap bir efsane..

Konusuna gelirsek June ailesi ile bağlarını koparmış, teyzesi dışında.. Onun ölümü ve çocuk kitapları sattığı kitapçısını ona bırakması ile başlıyor hikayemiz.. Başarılı bir bankacı olan ve günümüzde çoğumuz gibi kendini işe adayıp hayatı yaşamayı pas geçen June, kitapçıyı satmak üzere Seattle'a dönünce hiç beklemediği olaylar ile karşılaşıyor. 

Öncelikle teyzesinin gerçekleri açıklamak için bulduğu define oyunu çok güzel, her bulduğu mektupla geçmişin sırlarını kaldıran June çok önemli kararlar dizisi ile baş başa kalıyor. Kitapçıyı hayatta tutmak için çalışmalara başlıyor ve bir yandan teyzesinin evlatlık verdiği bebeğini ararken diğer yandan kendini aşka kaptırıyor. Öbür yanda ise annesi ve kesinlikle bağışlanamaz hatalarıyla kız kardeşi .. 

Kız kardeşine bir parantez açmak istiyorum. Kızlar için kız kardeşlerinden daha yakın ve kıymetlileri yoktur ama bu her hatalarını affedebileceğimiz anlamına gelmez. Peki ya biz kendi içimizde affedemezken onu kaybedersek? Bu soruyu çok düşündüm...

Mavi Kuş kitabevi ve komşusu Gavin ile her satırı ile iliklerinize işleyecek, muhteşem bir kitap olmuş. İçinde aşk, mutluluk, hüzün, pişmanlık, eğlence, gibi pek çok farklı duygu var.Henüz okumadıysanız, okumalısınız..

Dipnot:Kapağına bayıldım. Daha önce kitaplarını okumamış olsaydım bile mutlaka kapağı için okurdum. Orijinal kapağını da paylaştım ve bu konuda çok başarılı bir iş çıkarmış olan Arkadya Yayınlarına kocaman bir alkış göndermek istiyorum.





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Online Okuyucular;