cam şato serisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cam şato serisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2016/07/11

Ateşin Varisi Kitap Yorumum

Ateşin Varisi - Sarah J Maas
Puanım 5/5

Karşınızda Alevlerin Tanrıçası Celaena Sardothien. 


Celaena artık küllerin ve ateşin varisi, kimsenin önünde eğilmeyecek. Ölümcül yarışmalardan ve kalbini parçalayan anılardan sonra hayatta kaldı. Şimdi de en karanlık gerçeğe doğru yola çıkıyor… 

Geleceğini sonsuza kadar değiştirebilecek korkunç bir gerçeğe doğru… Dünyasını köleleştirmeye çalışan acımasız canavarlar, ufukta birer birer görünmeye başladılar. Celaena gücünü toplamak zorunda. 

Sadece içindeki kötülükle savaşmak için değil, zincirinden kopmuş şeytanı yenmek için. Cam Şato ve Karanlık Taç'tan sonra Sarah J. Maas, suikastçısını, en göz kamaştırıcı parlaklığa ulaşması için ateşe veriyor.

Serinin üçüncü kitabına bayıldım. Daha öncesinde ilgili yorumlarımı okumuş olanların bileceği gibi, kitabın çevrilmemesine kızıp orijinal dilinde okumuştum. Ümidi kesmiş ve beşinci kitabın orijinalini beklerken Dex'in çevirisini görünce hemen aldım bir de türkçe okuma keyfi yaptım. Kitap çevrilmişken de verdiğim fazla bilgileri düzenlemek istedim.

Bu kitapta her kahraman başka bir yola dağıldığı için, yeni gelen karakterlerle birlikte çoklu anlatım tarzını seçmiş yazar. Celaena'nın Wendlyn'e yüzbaşı vasıtası ile gönderilmesine ve kendisinden bir şeyler saklanmasına kızan Dorian ile Chaol'un arası açık. Birbirlerine olan sevgileri azalmasa da az görüşüyorlar.

Ham büyü gücüne sahip olan ancak babasından bunu saklaması gereken Dorian  aşkı ve arkadaşlığı şifacı Sorscha'da buluyor. Sorscha ailesi büyü yasaklandığında Adarlan Kralı tarafından öldürülmüş ürkek ancak aynı zamanda asilere yardımcı olan bir kız. Dorian'a yardım etmek için her şeyi riske atıyor. İkisinin bölümlerini ve aşklarını çok sevdim.

Kitaba yeni katılan karakterlerden birisi Terrasen Generali Aedion.
Kralın çağrısı üzerine Adarlan'a geliyor. Hikayeye girişinde kendisini hiç sevmedim. Kaba kendi kafasına davranan Kral dahil kimseye nezaket göstermeyen belirsiz bir karakterdi. Kendisi Kuzeyin Kurdu adıyla anılan sayısız savaşta başarı kazanmış tehlikeli bir düşman gibi görünürken, Chaol onun asilerle birlikte çalıştığını öğreniyor ve ortak menfaatleri gereği bilgi paylaşımında bulunuyorlar. Sonraları gerçek karakterini tanıdıkça en sevdiğim karakterler arasına girdi. Aedion Celaena'nın yeğeni, Terrasen'in saldırıya uğradığı ve Aelin'in ailesinin yok edildiği geceye kadar birlikte büyümüşler ve Kraliçe'nin özel koruması olarak eğitim almış.

Kitaba yeni katılan karakterlerden biride Manon Siyahgaga. Kendisi bir cadı ancak büyünün topraklarında engellenmesi sonucu büyü gücünü kaybetmiş olan 3 cadı klanından birinde klan lideri (ikinci) konumunda.. Cadılarla büyülerinin serbest kalması karşılığında Kralın yanında savaşmaları ve bu ejderhaları kullanmaları konusunda pazalık yapılıyor.Cadılar kimseye sadakat duymayan, kalpsiz doğduklarını iddia eden kadınlardan oluşuyor ancak Manon karakteri hikayede bu konuda kendini çokça sorguluyor. En acımasız cadı olmasına rağmen.. Cadıları ve ejderhalarını da çok sevdim.

Sıradaki yeni karakterimiz ise Maeve. Wendlyn topraklarının ve Fey halkının ölümsüz Kraliçesi aynı zamanda da Caleana'nın teyzesi. Caleana'yı Wyrd Anahtarlarını bulması için önce bir eğitimden geçmesi, benliğini kabul etmesi ve sonrasında her sorusunu cevaplayacağı ile ilgili mecburi bir anlaşmaya zorluyor.

Birde Prens Rowan var ki bence forever Rowan bundan sonra. Ölümsüz,çok yaşlı ve ketum; ilk tanıştığımızda suratsız, acımasız ve kesinlikle tam bir savaşçı. Aelin'le ki kesinlikle Caleana ismini kullanmıyor sürekli kavga ve gerginlik içinde eğitimini gerçekleştiriyor ve onun benliğini Fey formunu kabullenmesini sağlamaya çalışıyor.

Nehemia'nın ölümünden de kendisini sorumlu tutan Aelin, kendini kaybetmişliğin dibine vurmuşken, Rowan onu Kraliçe'sine götürür ve Aelin kendini kabullenme ve gücünü ortaya çıkarma savaşına girer. Orada aldığı eğitim sonucu hem aşkı, hem kendini bulur ve düşmanları artık onun yaşadığını öğrenir. 

Chaol ve Dorian ise kendi savaşlarında yeni müttefiklerle kendilerini Aelin'in dönüşüne hazırlar ve büyüyü yeniden geri getirmenin yolunu ararlar. Morath dağında ise cadılar kendi arasında bir savaş ve eğitime tabii tutularak Kralın ordusuna hizmet için hazırlanır. Başlarda sakin başlasa ve yeni karakterleri hazmetmek için gereken süreyi verse de aksiyonun yine doruklarda olduğu müthiş bir devam kitabı...











2015/12/17

CAM ŞATO-THRONE OF GLASS #1


CAM ŞATO - SARAH J MAAS
Puanım 5/5
Karşınızda Suikastçılar Kraliçesi Celaena Sardothien. Celaena ömür boyu hapse mahkûm edilmişti. Oysa o, eğitimli bir suikastçıydı, benzerlerinin en iyisiydi ama bir hata yapmış ve yakalanmıştı.Yarışmayı kazanırsa kralı korumaya ve sonrasında özgür bırakılmaya hak kazanacak. Ama önce bir biri ardına ortaya çıkan cinayetlerin katilini bulmalı ve hayal bile edemeyeceği bir geleceğe hazırlanmalı.Genç yüzbaşı Westfall ona bir teklifle geldi. Celaena, kraliyetin en yetenekli savasçıları ve suikastçılarıyla katılacağı ölümüne bir yarışmada veliaht Prens Dorian'ı temsil edecek.



İlk kitabını kısa bir süre önce okuma fırsatım oldu ve tabii ki pişman oldum. Çünkü çok beğendiğim bir seri buldum oley! derken bir baktım ki yayın evinin 2. kitaptan sonrasını çevirmeye hiç niyeti yokmuş. Tabii bu beni durdurur mu ? 'Hayırrr' Hayatımda ilk defa olarak bir seriyi ingilizce devam etmek durumunda kaldım. Başta beni zorlasa da azmettim ve serinin üçüncü ve dördüncü kitabını da okudum.Hatta bugün bitirmiş bulunmaktayım. Bundan sonra kim tutar beni hiç bir kitabı yayın evinin keyfini beklemeden çıkar çıkmaz okuyacağım. Lafı fazla uzatmadan bu yazımda ilk kitabı paylaşıyorum ve yorumlarımı kısa tutuyorum.


Bu kitapta Celania Sardothein ile tanışıyoruz ve kendisi bir suçlu, acımasız bir katil, suikastçı, hırsız ama bir bakıyoruz ki aslında 18 yaşında bir genç kız.. Yazar karakter betimlemesini güzel yapmış. Bir yandan suikast düzenlerken bir yandan harıl harıl kitap okuyor yada baloya hazırlanıyor. Kitabımız fantastik bir dünyada geçiyor. Bu yönden Tolkein 'Yüzüklerin Efendisi' kitabını ve Orta Dünya'yı hatırlattı bana. Muhafız Kıtası Yüzbaşı'sı Chaol (böyle ünvan mı olur görevi bırakın pozisyonunu unutur insan) ve Prens Dorian arasında kaldığı bölümler keyifliydi. Prens Dorian naif bir karakterken, Yüzbaşı daha sert bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Saray hayatından, balolardan, entrikalardan ve sert kadın karakterlerden zevk alıyorsanız keyifle okuyabilirsiniz. Zira kitabımızda kızımızdan daha sert bir karakter mevcut değil. Bana göre gizem ve suç dozunda işlenmiş, her şeyden biraz mevcut. Dili akıcıydı kısaca sıkılmadan okudum.Tavsiye ederim.


SPOILER içerebilir..


Kitap Celania'nın 1 yıldır mahkum olduğu Endovier'den çıkarılması için yapılan anlaşma ile başlıyor. Özgürlüğü için Kralın Şampiyonu yani Suikastçısı olması gerekiyor. Bunun içinde birbirinden yetenekli ve acımasız katillerin bulunduğu bir yarışmayı kazanması gerekiyor. Ancak kimseye sarayda bulunuş amacı söylenmiyor. Ve saraydaki diğer konukların aralarına karışıyor. İsyancı Prensesle arkadaş oluyor.
Kitap ele geçirilmiş ülkeleri işliyor 10 yıl önce Terrasen denen çok güçlü bir ülke ele geçirilmiş. Bunun öncesinde Fae (elf gibi bir halk) halkı ile insanlar birlikte yaşıyormuş ve Fae'lar yönetiyormuş ülkeyi ancak mevcut Adarlan Kralı bir şekilde büyüyü ortadan kaldırarak ele geçirmiş ve isyancıları,karşı çıkan herkesi tam bir tiran şeklinde yönetmeye başlamış.
Celania Suikastçılar Kralı tarafından 8 yaşından beri ölüm makinesi olması için yetiştirilmiş, bu alanda inanılmaz bir ün yapmış. Bu kısımları anlatmak için yazarımız bir Novella yazmış. Adı 'The Assasin's Blade' ancak ülkemizde çevrilir mi bilemem. Serinin diğer 2 kitabının henüz çevrilmediği düşünülünce.. Bu kitap elime geçti ancak ana kitapları yeni okuduğum için çokta okuma listemde aciliyeti yok.



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Online Okuyucular;