Seri Kitaplarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Seri Kitaplarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2017/01/29

Sedat Kitap Yorumum

sedat işılca ile ilgili görsel sonucu
Sedat - Işılca
Puanım 5/3

Duygu, Ali'm, Köle ve Bekir'in yazarı
Işıl'ca
Bir Türk Masalı - Sedat
Aşk...
Ya var olacak hayatında ya da yok.
Ortasında durmayacak…

İlkbahar Duygu'yu anımsatır...
Sonbahar Bekir'i...
Kış gibidir Ali'm sert ve bıçkın...
Yaz beklenir güneş gibi Sedat gibi...

Bir taş daha koy yüreğinin kıyısına Sedat.

Masumiyetine inen her darbeyi bir zırh gibi geçir üzerine. Görmesinler canının yandığını, duymasınlar acıdan kahrolup yitip gittiğini. Geçilmez bir duvar inşa et acılarını harç edip, kimse kıramasın kalbinin çeperini, kimse göremesin içerde saklananı. Geçit vermez bir dağ gibi dur ayakta, amansız bir tufan ol, yangın ol kaderin önünde. Olur da bir gün sızarsa biri o zırhın içine: yağmur ol, güneş ol, yüreğine nefes ol. Aşk ol Sedat.
Bırak dokunsun yaralarına, acılarına merhem olacak canana can ol.

İyiyim ... İyiyiz ... Biz hep iyi oluruz…


Nadir bir yerli yazar okuyucusu olarak Işıl'ı ayrı tutarım. Kitapları özgün olmasa da akıcı dili ile rahatça okumamın yanı sıra hikayeden rahatsızda olsam (bknz Köle) elimden bırakmadan okurum. Bir Türk Masalı Serisi ise her ne kadar konusu çok farklı olmasa da ana karakterleri ile çok severek okuduğum bir seri oldu. Sedat kitabı için çok bekletti yazar hatta arada başka bir kitap çıkarması hayranlarının tepkisine yol açtı. Sanırım bende bu hayal kırıklığından dolayı Kan ve Aşk kitabını henüz okumadım ama  Sedat çıkınca mümkün olduğunca listemde üst sıraya koydum.

Bunları neden mi anlatıyorum? Hayal kırıklığımın nedeni anlaşılsın diye! Bu kitap için uzun bir bekleme süresi olunca beklenti çok yükseldi ancak bayılarak okuduğum Bekir ve Ali'm in aksine bu kitapta ki Sedat'ı sevemedim. Sayfalarca okuduğumuz Sado'dan eser yok desem yeridir. Öncelikle çok uzun bir Sado'nun hayatına giriş kısmı var ki bu aslında bir yandan avantajdı yazar için. Kurgu daha enteresan olabilirdi ancak fazla havada ve hayali kalmış. Özellikle de içinde bulunduğumuz coğrafyada her evden en az bir kişinin fiili olarak yaptığı bir hizmetin bu şekilde anlatılması içime sinmedi. Asker, devlet, millet vekili hepsinin bir kabadayının sözünde olması rahatsız ediciydi. 

Bu gücü elinde bulunduran kabadayı Sedat'ın ise maymuna dönmüş, cıvık bir aşık olması tamamen afallattı beni. Normalde en fazla 1 hafta sürer bir kitabı okumam (aslında haftada iki). Bu ise 2 haftadır elimde sürünüyor. Olayları biliyor olmamın merakımı azaltması desem Bekir ve Alim içinde geçerliydi bu.

Duygu'nun kayıp olduğu dönemler çok üstünkörü geçilmiş, aynı cümleler tekrarlanmış, sayfalarca neredeyse tek an anlatılmış. Gerçi yazar uzun betimlemeleri severek kullanıyor ama bu sefer abartı geldi. 

Sonuçta Sedat'ı çok sevemedim. Okurken sevdiğim kısımları mutlaka oldu tamamen ofsayt değildi ama bu serinin finaline yakıştıramadım. 

sedat işılca ile ilgili görsel sonucu


Bir Türk Masalı Serisi
1) Duygu
2) Ali'm
3) Bekir


2016/09/15

Dikenler ve Güller Sarayı Kitap Yorumum


dikenler ve güller sarayı d&r ile ilgili görsel sonucu
Dikenler ve Güller Sarayı - Sarah J. Maas
Puanım 5/4

Kış çok ağır geçiyor. Feyre ailesini beslemek zorunda…
Bir gün, avlanırken av olmamak için öldürdüğü kurdun intikamını almaya gelen bir canavar çalıyor kapısını. Ama Feyre'yi almaya gelen canavar bir hayvan değil, Tamlin...

Bir zamanlar dünyayı yöneten ölümcül, ölümsüz perilerden biri.

Feyre'nin, hayatı boyunca dehşet dolu hikâyelerini dinlediği perilerin diyarında yaşamaya başlamasıyla dünyası altüst oluyor. Kendini bildi bileli hissettiği şiddetli düşmanlık bu güzel ama tehlikeli ülkede bambaşka bir boyut kazanıyor.

Feyre'nin çok önemli bir görevi var: Ülkenin üstüne gittikçe çöken eski, karanlık gölgenin onu yok etmesini önlemek.

Dikenler ve Güller Sarayı dizisinin bu ilk kitabıyla yolunuz, nefes kesici bir maceraya ve beklenmedik büyüleyici bir aska açılıyor. Sarah J. Maas'ın bu serisi, George R. R. Martin tarzını seven kitap kurtları için ideal!

"Hem tutkulu ve romantik, hem de vahşi; çok güzel yazılmış bir efsane. Kesinlikle muhteşem."
-Alexandra Bracken-

Kitabı büyük bir merakla ve beklentiyle okudum. Beklentimin büyüklüğünden sanırım bazı yönlerden beni tatmin edemedi. Öncelikle yazarın kurgu dünyasının zenginliğine ve içeriklerine hayranım. Oluşturduğu karakterler ise daha önceki Cam Şato serisine göre daha zayıf kalmış bence.. Perilerin Dünyasını daha çok Feylere benzer bekliyordum ancak farklıydı. 

Konusuna gelirsek, Perilerden nefret ederek yetişmiş olan Feyre farkında olmadan hem Periler hemde İnsanların dünyasını felaketten kurtarabilecek, kilit duruma geliyor. Ancak yapılan lanet ve anlaşmaların sonucu olarak bundan haberdar edilemiyor. Perilerin dünyasında yaşamak zorunda kalınca aslında onların hem düşündüğünden daha iyi hem de daha kötü olduklarını görüyor. Ailesini korumak için savaşçı olarak yetişen Feyre'nin edindiği tüm deneyim ile her iki dünyayı kurtarması, aşkını ve kendisini kurtarması gerekiyor. 

Uğrunda yapacağı fedakarlık hayatı olacak olsa da bu konuda kararlı olan, güçlü bir ana karakter yaratmış yazar. Ancak sevemediğim ve havada kalan bazı yönler var kitapta.. Periler genelde küstah yaratıklar olarak anlatılır ki yazarda bundan aşağı kalmamış ama çok güçlü olan yaratıkların geri adım attığı noktalar fazla romantik geldi bana.. 

Her ne kadar havada kalan bölümleri olsa da, müthiş bir fantastik dünyaya sahip olan bu serinin devamını heyecanla bekliyorum.






2016/08/28

Taç Kitap Yorumum


taç kiera cass ile ilgili görsel sonucu

Taç - Kiera Cass
Puanım 5/5

"Hayat, sen planlar yaparken basına gelenlerdir" denir ya, aşk da öyledir…

Eadlyn, Illéa'nın kendi Seçim'ini yapacak ilk prensesi olmuştu ama otuz beş adaydan herhangi birine âşık olmayacağına kesinlikle emindi. Planlarında aşka yer yoktu. Yarışmanın ilk beş haftasını, onları evlerine geri gönderebilmek için günleri sayarak geçirdi.

Ancak sarayda gelişen olaylara bakılırsa, kaderin Eadlyn için başka planları vardı. Eadlyn, annesiyle babasının peri masalına benzer
aşkları gibi bir ask yaşayabileceğinden, üstlendiği yeni görevler dolayısıyla buna fırsat bulabileceğinden emin olmasa da, Eros'un okunu durdurmak mümkün mü?

İste o an geldi, bir mucize gerçeklesti!
Hem de gökten yağan elmalar eşliğinde…

Dünya çapında büyük bir hayran kitlesi olan Seçim serisi, yeni kitabıyla yine çok dokunaklı bir masal anlatıyor.


Eadlyn karakterini önceki kitapta başlarda sevmemiş ancak sonrasında ısınmıştım. Bu kitapta ise kesinlikle America ile Maxon'ın kızı olduğunu anlıyoruz. Serinin beşinci kitabı olan 'Taç' hakkında yorum yaparken önceki kitaba ait spoiler vereceğim. Diğer kitapları okumadıysanız bundan başlamayacağınızı düşünüyorum.

Veliaht Prenses kitabı America'nın kalp krizi ile bitmişti. Halkın kendisini sevmesi için çok uğraşan ve sürekli gergin olan Eadlyn, babasının yerine vekaleten ülke yönetimi devralıyor ve çok akıllıca kararlar veriyor. Ülkenin ilk kadın hükümdarı olmanın stresi ve seçimin devam etmesi ile günleri soluksuz geçiyor. 

taç kiera cass ile ilgili görsel sonucu

Babası ve annesinin sonunda kendilerine zaman ayırmaları için ülke yönetiminin kendisine erken devrini istiyor. Bu arada hiç beklemediği yerden gelen bir tehlike karşısında seçimini hemen yapmak zorunda kalıyor ancak adaylarla ilgili sürpriz gelişmeler yaşanıyor. Sonunda ailesinin sahip olduğu aşkı buluyor ancak bir sorun var ki, o kişi aday değil. (Bunu bekliyordum zaten! :) )

Ülkesinin kendisini kabul etmesi ile tacı arasında kalan Eadlyn'in verdiği son karara bayıldım.. 

taç kiera cass ile ilgili görsel sonucu


Bu arada novellalardan Saraydan Hikayeler'i de okudum. Aspen ve Maxon'un annesi tarafından anlatılan iki kısa hikayeden oluşuyor. Bu dünyayı çok sevdiğim için bu kitabı da soluksuz okudum. Kitapların kısa olmaları beni hayal kırıklığına uğratıyor ancak elime aldığımda bitirmeden uyuyamadığım için daha uzun olsa okurken zorlanırdım.. :)






















2016/08/11

Yaralar ve İzler Kitap Yorumum



Yaralar ve İzler - Karina Halle
Puanım 5/4
Yara ne kadar eskiyse, iz o kadar derindir. 

Ellie, Camden'ı kurtarmak için hayatını riske atıyor ama eski sevgilisi Javier'in yaptığı planlardan tamamen habersiz: Ya Javier'in istediği korkunç suçu işleyecek ya da Camden ölecek. Ellie sevdiği adamı sonsuza kadar kaybetmeden önce, onu rakiplerinin önüne geçirecek bir hamle yapmalı.

Camden, Ellie ve Javier'in peşine düşüyor. İntikam arzusuyla yanıp tutuşurken hayatının kadınını geri almak için karanlık tarafa geçebilir ve bu uğurda her şeyi yapabilir. Camden aşk ve intikam arasındaki bu ince çizgide yürürken tarafını seçmeli.Nefesinizi tutun, kedi fare oyunu tersine dönüyor.

"Okuyucunun aklını başından alan üç olağanüstü kahraman, soluk soluğa bir macera, tutkulu bir intikam ve aşk hikâyesi."
-RT Book Reviews-

"Karina Halle okuyucuyu asla hayal kırıklığına uğratmıyor, hikâyenin ikinci kitabı üçüncüsünün muhteşemliğini müjdeliyor."
-USA Today-

"Karina Halle bu ölümcül aşk masalıyla hayal dünyanızı adım adım ele geçirecek."
-New York Times-


Gerçekten olağanüstü üç kahramanın satranç hamlelerini izlemek gibiydi. Klasik iki erkeğn arasında kalan kadın karakter hikayesine benziyor ama kendi içinde farklılıkları da yok değildi. Benim canımı sıkan Ellie'nin kendinden bu kadar şüpheye düşmesi ve duygularını analiz ederken yarattığı karmaşa oldu. Tamam tüm görüntüsüne rağmen güçlü değil kendini zayıf hissediyor ama aşk ve nefret ne kadar benzer olsa da birbirinden ayrılabilir.

İlk kitabın sonunu hatırlayanlar bilir ki Ellie, Camden'in hayatını kurtarmak için nefret ettiği ve çok korktuğu bir adama teslim olur. Javier ise gerçekten kötü ve sevdiğim kısmı buna bir kılıf uydurmaya çalışmaması oldu. Buraya kadar zaten beklenendi. Sonrasında Ellie'nin tavırları bana zorlama hatta salakça geldi. Javier'in ona vaad ettiği hayat gözünü kamaştırmadı. (Uzun iç seslerinden biliyoruz..) Tüm kötülüğüne rağmen onun dediklerine inanması ve Camden'in ondan vazgeçtiğini düşünmesi bayağı bir zorlama salaklık olmuş.

Onun dışında kurguyu sevdim. Hikaye Ellie ve Camden'in ağzından dönüşümlü anlatılmış ki bunu da çok sevdim. Camden karakteri tam rüyalarda ki şövalyeler gibi... Gus'un Ellie ile bağlantısı hakkında bir fikrim var ama son kitapta göreceğiz. Hikaye yine olmayacak bir yerde kaldı. Ne yani bu üçlü arasında neler olacak diye kaldım. Camden'in bu kitapta ki değişimi içinde ki karanlıkla paralel olmasına rağmen bilemedim...

Serinin diğer kitabı Zevk ve Acı geçmişi anlattığı için okumamaya karar verdim..



İlk kitabı 'Günahlar ve İğneler' yorumum için tıktık!

Alıntılar


Beni ya sevecek ya da öldürecek bir adamla kapana kısılmıştım.Javier Bemal’in ortası yoktu.

“Gitmekte özgürsün, Ellie Watt. Burada olmak istemiyorsanseni tutamam. Başka biri olduğunu sanmıştım. Galibayanılmışım. Ben bile hata yapabiliyormuşum demek ki...”
“Ne kadar öfkeli bir melek... Kanatların kesinlikle kirlenmiş,kararmışlar...”

“Aşkla saygı bir arada olmak zorunda değil.”

“Mutlu muyum? Ah, meleğim,benim kirli, kokuşmuş, yalancı meleğim! Hayır, mutlu değilim.Sen söylediklerimi yapana kadar da mutlu olmayacağım.”
Camden değişmişti. Hepimiz değişmiştik. Geçmişi geridebırakmıştık. Geleceğimizin ne olduğuna dair hiçbir fikrimyoktu.







2016/08/09

Günahlar ve İğneler Kitap Yorumu


Günahlar ve İğneler - Karina Halle
Puanım 5/4,5

Derinize işleyen günahlardan asla kurtulamazsınız

Ellie, bir dolandırıcı, bir hırsız, profesyonel bir yalancı. Aynı zamanda, kendisine çektirdiklerini dünyaya ödetmek isteyen bir kaybeden. Küllerinden doğmak için büyüdüğü kasabaya geri dönüyor.

Camden, bir dövme sanatçısı, kendisi olmaya çalışırken aldığı yaraları sarmaya uğraştıkça batıyor. Yıllar sonra ortaya çıkan eski aşkı Ellie işleri daha da karıştırıyor.

Javier, kendisini dolandırıp kaçan Ellie'nin peşine düşmüş azılı bir suçlu. Ellie'yi her ne pahasına olursa olsun elde etmek istiyor.

Bir kazananı, iki kaybedeni olan bu kedi fare oyununda kozunu doğru oynayan tüm dengeleri altüst ediyor.

Bu baş döndürücü oyuna var mısınız?

"Bu muhteşem hikâyeye kendinizi tamamen kaptırabilirsiniz, dikkatli olun."
-Usa Today-

"Bu kitabı Quentin Tarantino ve Martin Scorsese birlikte yazmış gibi. Ateşli, seksi, romantik ve heyecan dolu."
-Publishers Weekly-

"Tehlikenin sınırlarında dolaşan modern romanları sevenler; karanlık, cesur ve seksi bir dille yazılmış Günahlar ve İğneler'i çok sevecek."
-Xpresso Reads-

Bu romantik, gizemli, suç dünyasının göbeğinden yazılmış olan romanı çok sevdim. Yazarın kalemi akıcı, dili sade, kurgu yeteneği ise eksiksizdi. Bana göre boşlukta kalan bölümler yoktu ki olan kısımlarda da zaten 'kız' geçmiş anılarını anlatarak kapatıyordu.

Konusuna gelirsek, Ellie profesyonel bir dolandırıcı ve yalancı.. Bu şekilde yetişmiş. Henüz 10 yaşındayken ailesi yüzünden başına gelen kaza yüzünden kendine güveni tam gelişememiş genç bir kadın. Kaçmaktan yorulduğuna karar verince dürüst bir yaşama başlamaya karar veriyor kendini bildiği tek yuva olan kasabada buluyor.

Lise arkadaşı Camden ile karşılaşınca işlerin düşündüğü gibi gitmeyeceğini fark ediyor ve onu dolandırmaya kalkıyor. Ancak egosu mu yoksa yeteneğinin körelmesi mi bilinmez kendisini av olarak buluyor. Geçmişten günümüze birbirlerini bu kadar incitmiş olan ikilinin aşklarına hoşgeldiniz...















Camden karakterini sevdim. Yeterince garip bir adam :) Duygu değişimlerini yazar çok iyi anlatmış. başlarda çok sevimli davranırken bile hep tetikte kalmanızı sağlıyor yazar. Birde aşk üçgeninin tamamlayıcısı Javier var. Onunla ilgili kitapta hep olmasına rağmen aslında çok detaylı bilgiye henüz sahip değilim. Ara kitapta ''Zevk ve Acı'' Javier ve Ellie 'nin aşkını anlatmak için geçmişe dönüş yapmış yazar ancak ben kaldığı noktadan devamını okumak istediğim için direk serinin ikinci kitabını aldım. 

Olayların akış hızı, aksiyon ve romantizmin sık sık kendini göstermesini çok sevdim. Her karakterin kendince günahlarının olduğu ve bunlarla yüzleşmelerinin olduğu bölümler hikayeyi daha inandırıcı yapmış. Seri üç ana kitap ve bir ara kitap olmak üzere dört kitaptan oluşuyor. Tr'de sonuncu kitabı henüz çıkmadı. 









2016/08/08

Asi Yürek Kitap Yorumum // Toz Diyarı Serisi 2


Asi Yürek - Moira Young
Puanım 5/5

Saba arkadaşlarının da yardımıyla Tontonları yenişinin ve kaçırılan erkek kardeşi Lugh'un kurtuluşunun ardından dünyasının normale döneceğini düşünmektedir. Fakat zorlu bir düşman yükseliştedir ve Saba'nın başına bir ödül koymuştur. Çünkü genç kız sadece Lugh'u kurtarmakla kalmamış, aynı zamanda acımasız bir tiranı da alt etmiştir. Tabii her zaferin korkunç bir de bedeli vardır… 

Bu süreçte Saba en çok Jack'e, onun ay ışığı gözlerine, hoyrat kalbine gereksinim duyar. Ancak Jack uzaklardadır. Üstelik Saba'nın Jack'e bir daha asla güvenmemesi gerektiğine dair haberler de genç kıza ulaşır. İhanete uğradığını düşünen Saba, hayatta kalmak ve gerçeği ortaya çıkarmak için yine var gücüyle mücadele etmek durumundadır. 

Toz Diyarları Serisi'nde macera Kan Kırmızı Yol'un ardından Asi Yürek'le devam ediyor. Saba ve arkadaşları yine heyecanın bir an olsun eksilmediği bir serüvenle okurların karşısına çıkıyor.

"Okurlar aksiyon dolu bu üçlemenin sonuna gelmek için fazlasıyla sabırsızlanıyor olacak." 
-Jennifer M. Brown-

"Yazarın sürükleyici anlatımı, okurları bu güzel ve tehlikeli arazinin daha da derinine çekeceğe benziyor."
-Publishers Weekly-


Yine yol hiç durmaz, uzar gider diye okuyup hemen bitirdiğim, ilkinden bir tık daha iyi bulduğum mükemmel bir kitap olmuş. Yazarın kalemine hayran kaldım. Böyle sakin sakin yazıyor ama olayların gelişimi hiçte sakin olmuyor. Serinin üçüncü kitabını merakla bekliyor olacağım. 

Bu kitapta distopya vurgusunu daha kuvvetli hissettim. İlk kitabı okuyanlar için bir kötü haber var ki o da Jack'in sahnesinin azlığı.. Aslında hikayede hep adı var ama kendisinden çok haber alamıyoruz sonlara kadar.. Tontonlar yeni oluşumu ile daha disiplinli bir ordu görünümüne bürünüp, Yeni Cennet diyarında sadece en iyilerin yaşaması gerektiğine karar veriyor. Birde başına ödül konmuş olan Ölüm Meleği'ni arıyorlar.


Saba yine kendini yollarda bu sefer kalbinin peşinden giderken buluyor. Sonunda kavuştuğu ikizi Lugh ise benim fikrim tam bir hayal kırıklığı.. Tam bir ergen, mutsuz, huysuz çocuk modunda.. Jack'ten gelen haberler üzerine onu bulmaya kararlı olan Saba yolda yine beklemediği müttefik ve düşmanlarla karşılaşıyor. Bu arada kalbinin peşinde gittiği yolda ulaştığı sonuç onu hiç memnun etmiyor.

İlk kitap Kan Kırmızı Yol yorumum için tıktık!






2016/07/27

Kan Kırmızı Yol Kitap Yorumu // Toz Diyarı Serisi 1


Kan Kırmızı Yol - Moira Young
Puanım 5/4

Saba kum fırtınaları tarafından harap edilmiş çorak bir diyarda yaşamaktadır. Çok sevdiği ikizi Lugh kaçırılınca gözü pek Jack ve Özgür Şahinler'le birlik olup Lugh'u aramaya koyulur. 

İkizi Lugh'u bulmak için pek çok güçlükle savaşmak durumunda kalan genç kız, zekası ve iradesiyle tüm zorlukların üstesinden gelmeye, düşmanlarını yenmeye çalışır. Üstelik bu süreçte hem mücadelelerinde yenilmez biri olduğunu hem de aşkı ve dostluğu keşfeder. Heyecan ve aksiyonun bir an olsun hız kesmediği Kan Kırmızı Yol soluksuz okunacak bir roman. 

"Ridley Scott'ın da bu kitabın yayın haklarını almasında şaşılacak bir yan var mı?" 
-New York Times-

"Ürkütücü ve macera dolu. Açlık Oyunları'yla eş değer."  
-Los Angeles Times-

"Vahşi ve heyecan verici." -
The Wall Street Journal-

"Kan Kırmızı Yol üslubu ve karakterleriyle kendini benzerlerinden ayırıyor. Çarpıcı ve kesinlikle orijinal."   
-MTV.com-
Lugh'un saçları altın sarısı. Bense siyah saçlıyım.Onun gözleri mavi. Benimkiler kahverengi.O güçlü. Ben cılız.O hoş görünümlü. Ben çirkin.O benim ışığım.Ben onun gölgesiyim.
Distopya olarak sınıflandırılmış bir kitap ve açlık oyunları tarzı yorumları okuduğum da çok daha hareketli bir hikaye bekliyordum. Her ne kadar aksiyonu yeterli olsa da uç noktalarda değildi. Yazarın kaleminin gücünü ve epik fantastik kurgusunu sevdim. Zaman zaman bana Yüzüklerin Efendisi'ni okuyor hissi verdi. Frodo ve hobbitler yola düştüğünde başlarına ne geleceği beklemek gibi.. Kurguda benzeşme olmasa da beklenti hissi aynıydı.

Konusuna gelecek olursak; Saba, Lugh ve Emmi babaları ile birlikte Gümüşgöl'de herkesten uzak yaşıyorlar. Saba ana karakterimiz ikizi Lugh ile birlikte kış gün dönümünde doğmuşlar. Babaları yıldızları okuyan garip bir adam.. Bir gün Lugh, kaçırılınca ve babaları öldürülünce Saba, Lugh'u bulmak için yollara düşüyor.

Kendini önce çölün içinde sonra dövüş kafeslerinde buluyor ve Emmi'yi de korumaya çalışıyor. Yolda edindiği dostlarla birlikte kardeşini zamanında bulabilecek midir? Ben karakterlerin hepsini sevdim ama Jack'e ayrı bir parantez açmak lazım. Kurguya eklendikten sonra hikaye aktı gitti. Birde yazarın kelimelerini çok sevdim. Dürbün için uzak görücü, Uçak için uçurucu,vb..

Toz Diyarı Serisi 3 kitaptan oluşuyor. İkisi çevrilmiş. 









2016/06/03

Rome Kitap Yorumum



Rome - Jay Crowner
Puanım 5/4

Yanlış seçimler bazen doğru olabilir...

Eğlenceli ve gözü kara kızımız Cora Lewis, dövmeli serseri arkadaşlarını hizaya sokmayı iyi biliyordu. Ancak tüm o parıltı ve ukalalığının ardında kırık bir kalp gizliydi. Cora, yeniden acı çekmeye razı olmayacaktı. Mükemmel erkeğe aşık olmayı bekliyordu; yükü veya sorunları olmayan, bağlanmaya hazır bir erkeğe.. Sonra Rome Archer'la tanıştı.

Rome Archer, mükemmellikten olabildiğince uzaktı. İnatçı, sert ve buyurgan bir adamdı. Ayrıca son görevinden de epey dağılmış halde dönmüştü. Rome, hayatta çeşitli roller üstlenmeye alışmıştı: ağabey, sevilen evlat, süper asker.. Ancak bunların hiçbirine artık uymuyordu. Artık yalnızca hayatının geri kalanında ne yapacağını çözmeye çalışan ve bunu yaparken bir yandan da savaş kabuslarını kafasından atmaya uğraşan bir adamdı. Cora, gelip karamsar hayatına capcanlı bir renk katıncaya dek tüm bu sıkıntılara tek başına göğüs germeye razıydı. Mükemmellik değilse de, mükemmel şekilde kusurlu olmak onlara sonsuzluğu verebilirdi...

Serinin üçüncü kitabı, ilk kitapta tanıdığımız Archer kardeşlerin büyüğü Rome ve sinir bozucu punk-rock peri Cora'nın mükemmel şekilde kusurlu olmaları ile buldukları mükemmelliği anlatıyor. Archer kardeşleri çok sevmiştim zaten ve Rome, diğer iki kitapta da çok geçen bir karakter.. Zaten bu seriyi her karakterin her kitapta bulunmasından dolayı seviyorum.

Birbirlerine kan değil sevgi bağı ile bağlı olan, arkadaşlık sınırını aşıp aile olan insanlar hakkında.. Bu kitapta yazar emekli olmuş ve savaştan gelmiş askerle konuşup, TSSB hakkında topladığı bilgileri Rome karakterinde birleştirmiş. Rome hayatı grilerle dolu, ciddi, emekli olmak zorunda kalmış ve hayata dair hiç bir planı olmayan, resmen dibe vurmuş durumda.. Cora ise, geçmişte ki kalp kırıklığını atlatamamış ve kendisini başka birine bağlamaktan ödü kopan bir kız..

Rome, sert bir karakter değil. Aksine sağlam, güvenilir bir karakter.. Eh zor bir dönem geçiriyor ama yapacak birşey yok. Cora'nın kitabın neredeyse sonuna kadar ara ara eski sevgilisi ile yaşadığı hayal kırıklığını aynı cümlelerle anlatması bende hayal kırıklığı yarattı. Kitaplarda tekrara gelemiyorum hatta bazen serilerde bile beni daraltıyor. İkinci kitabı okuyan biri, ilk kitapta ne olduğunu bilir. Sürekli anlatmaya gerek yok. Zaten ilk kitabı okumayan da bir zahmet serinin ikinci kitabını almasın.

Bu kitapta da bu hissi aldım. Ama bu karakterleri ve hikayeyi sevmemi engellemedi tabii ki.. Hikayede sürekli bir Remy meselesi gidiyor ki, çok üzücü.. Sonunda ona ait bir kaç anlamlı parça vardı hikayede ki bayıldım. Keşke ölmüş olan bir karakter olmasa da sevgilisi ile hikayesini okusaydık.


Dördüncü kitap Nash! bu kitabın sonunda hikayeyi profesyonelce ona paslayıp bırakmış yazar. Gerçekten merak ettiğim bir karakter.. Yayınevi çeviride çabuk davranmazsa ingilizcesini okuyacağım. 

Dipnotta kapağa gelsin. Diğer kapaklardaki erkek karakterler çok ilgi çekici değildi bence ama şu resimdeki güzelliğe bakar mısınız.. Gözleri ve pozu mükemmel! ;)

Serinin diğer kitapları;
1) Rule
2) Jet

Alıntılar

“Bence Rule ve Remy’nin hayatındaki tüm rolünü sıfıra indirmeye çalışıyorsun ve bu kabul edilemez. Remy dürüst davranmamış olabilir ama herkesin dediğine göre âşık ve mutluydu. Evet, Rule tam anlamıyla berbat hâldeydi ama gerektiğinde toparlanmayı başardı, yani ağabeylik görevini yaptın. Artık kendi hayatına odaklanma zamanın geldi.”

Rome Archer hafife alınamayacak bir güce sahipti; sorunlu düşünceler ve tehlikeli canavarlardan, haksız yere üstlenilmiş sorumluluklar ve belirsiz bir gelecekten oluşan bir fırtınaydı o.

''Önüne çıkan her şeyle baş edebilirsin, Rome. Bunlar, fedakârlıklarla dolu bir hayat yaşamanın karşılığı. Her şeyini başkaları için ortaya koydun, evren de sana borcunu bu şekilde ödüyor. Hepsini hak ettin, evlat. O yüzden suçluluk duymayı bırak ve tadını çıkar.”

''Sonunda senden göreceğim tek karşılık senin güvenli gördüğün kadarı olacaksa, sana her şeyimi verip tüm dağılmış, çirkin yönlerimi önüne seremem. Ben seni o şekilde hayal kırıklığına uğratmayacağım ve bunu sana defalarca ispatladığımı sanıyordum. Eğer o serserinin beş yıl önce sana yaptığı şey yüzünden bana âşık olamıyorsan, kim kendini tamamen bu ilişkiye adamamış oluyor, Cora?”

















Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Online Okuyucular;