Kitap Tanıtımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kitap Tanıtımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2016/08/24

Fangirl Kitap Yorumu



Fangirl - Rainbow Rowell
Puanım 5/5

Cath bir Simon Snow hayranıdır.
Öyle ya, tüm dünya Simon Snow hayranıdır...
Ancak bu Cath için bir hayat felsefesidir ve o takipçi olma konusunda çok iyidir. İkiz kız kardeşi Wren'le çocukluklarından beri Simon Snow kitaplarını defalarca okumaktan, hayran kurgusu yazmaya kadar, kendilerini seriye adamış, annelerini kaybetmelerini de ancak bu şekilde atlatabilmişlerdir. Büyüdükçe Wren'in hayranlığı azalsa da Cath'in vazgeçmeye niyeti yoktur.

Üniversiteye gidecekleri sırada Wren, onunla aynı odada kalmak istemediğini söyleyince Cath kendi rahat dünyasının tamamen dışında, bir başına kalır. Son derece utangaç olan Cath, kendini yazdığı hayran kurgusuna kaptırmıştır. Hikâyesinde her zaman ne diyeceğini gayet iyi bilmekte ve gerçek hayatta hiç tecrübe etmediği romantizmi öyküsüne yansıtabilmektedir. Wren elinden tutmadan da Cath her şeyin üstesinden gelebilecek midir? Kendi hayatına başlamaya gerçekten hazır mıdır? Ya kendi hikâyelerini yazmaya?..
En önemlisi de Simon Snow sevdasını geride bırakma pahasına yola devam etmeyi istemekte midir?

"Son derece keyifli, sevgi dolu bir gençlik masalı; başarı kaderinde var."
-New York Journal of Books-

"Kesinlikle büyüleyici." 
-Kirkus Reviews-

"Rowell, son derece popülerleşmiş hayran kurgusu evrenini ve on sekiz yaşındaki bir kızın aklından geçenleri başarıyla aktarıyor."
-Entertainment Weekly-

"Eğlenceli ve duygusal bir on sekiz yaş hikâyesi, aynı zamanda da genç bir yazarın kendi sesini arayışı... Dokunaklı ve son derece gerçekçi." 
-Publishers Weekly-

"Bu kitapta büyü yalnızca değneklerle yapılmıyor; Rowell'ın karmaşık, canlı, sorunlu ve mükemmel ilişkiler kaleme alma konusundaki inanılmaz yeteneği sayesinde yazı, büyüye dönüşüyor." 
-Booklist-

"Etkileyici bir on sekiz yaş romanı... Gerçekçi bir yaklaşımla ele alınmış karmaşık konularla dolu; zahmetsiz ve kusursuz anlatım da bu temaları ustaca birbirine bağlamış." 
-School Library Journal-

Rainbow Rowell'ın karakter seçimine, kurgu gücünün sıradanlığına ve kelimelerinin akışına hayran olmamak elde değil. Yazarı Eleanor & Park  kitabı ile tanımıştım. Hikaye tamamen farklı olsa da yazar kendi tarzını hissettiriyor. Yine sorunlu bir aile, kendini bulmaya çalışan gençler ve ilk aşk kurgusu kurmuş ve yine bayıldım.

Konusuna gelirsek, Cath ve Wren anneleri tarafından terk edilmiş ikiz kardeşler.. Cath utangaç olanı, Wren ise dışa dönük olan kardeş ve her ikisi de Simon Snow hayranı ama işin boyutu hayranlığı aşmış ve hayran kurguları yazıyorlar. Bu açıdan okumayı seven herkesin kendinden bulacağı bir şeyler bulunuyor kitapta..

Wren üniversitede ayrı odalarda kalmalarını söylediğinde Cath için hayat kabusa dönüşüyor. Çekingen olan ve insanlarla diyalog kurmada sorun yaşayan kardeşin bakış açısı anlatılmış roman. Karakter oluşumlarına bayıldım. Özellikle Levi'ye bayıldım. Baba kız ilişkilerini de çok sevdim. Cath'in masumluğu ve korkuları ise çok sevimliydi.

Cath'in kurgularına bayıldım. Kitabın arasında Simon Snow hikayeleri ile hayran kurguları eklenmişti ki çok güzeldi. Karakterlerin zayıflıklarını vurgulamasına bayılıyorum. Başlarında biraz ne olduğunu anlayamadım ama kesinlikle favorilerim arasına girdi..










2016/06/03

Rome Kitap Yorumum



Rome - Jay Crowner
Puanım 5/4

Yanlış seçimler bazen doğru olabilir...

Eğlenceli ve gözü kara kızımız Cora Lewis, dövmeli serseri arkadaşlarını hizaya sokmayı iyi biliyordu. Ancak tüm o parıltı ve ukalalığının ardında kırık bir kalp gizliydi. Cora, yeniden acı çekmeye razı olmayacaktı. Mükemmel erkeğe aşık olmayı bekliyordu; yükü veya sorunları olmayan, bağlanmaya hazır bir erkeğe.. Sonra Rome Archer'la tanıştı.

Rome Archer, mükemmellikten olabildiğince uzaktı. İnatçı, sert ve buyurgan bir adamdı. Ayrıca son görevinden de epey dağılmış halde dönmüştü. Rome, hayatta çeşitli roller üstlenmeye alışmıştı: ağabey, sevilen evlat, süper asker.. Ancak bunların hiçbirine artık uymuyordu. Artık yalnızca hayatının geri kalanında ne yapacağını çözmeye çalışan ve bunu yaparken bir yandan da savaş kabuslarını kafasından atmaya uğraşan bir adamdı. Cora, gelip karamsar hayatına capcanlı bir renk katıncaya dek tüm bu sıkıntılara tek başına göğüs germeye razıydı. Mükemmellik değilse de, mükemmel şekilde kusurlu olmak onlara sonsuzluğu verebilirdi...

Serinin üçüncü kitabı, ilk kitapta tanıdığımız Archer kardeşlerin büyüğü Rome ve sinir bozucu punk-rock peri Cora'nın mükemmel şekilde kusurlu olmaları ile buldukları mükemmelliği anlatıyor. Archer kardeşleri çok sevmiştim zaten ve Rome, diğer iki kitapta da çok geçen bir karakter.. Zaten bu seriyi her karakterin her kitapta bulunmasından dolayı seviyorum.

Birbirlerine kan değil sevgi bağı ile bağlı olan, arkadaşlık sınırını aşıp aile olan insanlar hakkında.. Bu kitapta yazar emekli olmuş ve savaştan gelmiş askerle konuşup, TSSB hakkında topladığı bilgileri Rome karakterinde birleştirmiş. Rome hayatı grilerle dolu, ciddi, emekli olmak zorunda kalmış ve hayata dair hiç bir planı olmayan, resmen dibe vurmuş durumda.. Cora ise, geçmişte ki kalp kırıklığını atlatamamış ve kendisini başka birine bağlamaktan ödü kopan bir kız..

Rome, sert bir karakter değil. Aksine sağlam, güvenilir bir karakter.. Eh zor bir dönem geçiriyor ama yapacak birşey yok. Cora'nın kitabın neredeyse sonuna kadar ara ara eski sevgilisi ile yaşadığı hayal kırıklığını aynı cümlelerle anlatması bende hayal kırıklığı yarattı. Kitaplarda tekrara gelemiyorum hatta bazen serilerde bile beni daraltıyor. İkinci kitabı okuyan biri, ilk kitapta ne olduğunu bilir. Sürekli anlatmaya gerek yok. Zaten ilk kitabı okumayan da bir zahmet serinin ikinci kitabını almasın.

Bu kitapta da bu hissi aldım. Ama bu karakterleri ve hikayeyi sevmemi engellemedi tabii ki.. Hikayede sürekli bir Remy meselesi gidiyor ki, çok üzücü.. Sonunda ona ait bir kaç anlamlı parça vardı hikayede ki bayıldım. Keşke ölmüş olan bir karakter olmasa da sevgilisi ile hikayesini okusaydık.


Dördüncü kitap Nash! bu kitabın sonunda hikayeyi profesyonelce ona paslayıp bırakmış yazar. Gerçekten merak ettiğim bir karakter.. Yayınevi çeviride çabuk davranmazsa ingilizcesini okuyacağım. 

Dipnotta kapağa gelsin. Diğer kapaklardaki erkek karakterler çok ilgi çekici değildi bence ama şu resimdeki güzelliğe bakar mısınız.. Gözleri ve pozu mükemmel! ;)

Serinin diğer kitapları;
1) Rule
2) Jet

Alıntılar

“Bence Rule ve Remy’nin hayatındaki tüm rolünü sıfıra indirmeye çalışıyorsun ve bu kabul edilemez. Remy dürüst davranmamış olabilir ama herkesin dediğine göre âşık ve mutluydu. Evet, Rule tam anlamıyla berbat hâldeydi ama gerektiğinde toparlanmayı başardı, yani ağabeylik görevini yaptın. Artık kendi hayatına odaklanma zamanın geldi.”

Rome Archer hafife alınamayacak bir güce sahipti; sorunlu düşünceler ve tehlikeli canavarlardan, haksız yere üstlenilmiş sorumluluklar ve belirsiz bir gelecekten oluşan bir fırtınaydı o.

''Önüne çıkan her şeyle baş edebilirsin, Rome. Bunlar, fedakârlıklarla dolu bir hayat yaşamanın karşılığı. Her şeyini başkaları için ortaya koydun, evren de sana borcunu bu şekilde ödüyor. Hepsini hak ettin, evlat. O yüzden suçluluk duymayı bırak ve tadını çıkar.”

''Sonunda senden göreceğim tek karşılık senin güvenli gördüğün kadarı olacaksa, sana her şeyimi verip tüm dağılmış, çirkin yönlerimi önüne seremem. Ben seni o şekilde hayal kırıklığına uğratmayacağım ve bunu sana defalarca ispatladığımı sanıyordum. Eğer o serserinin beş yıl önce sana yaptığı şey yüzünden bana âşık olamıyorsan, kim kendini tamamen bu ilişkiye adamamış oluyor, Cora?”

















2016/04/29

Anlaşma Kitap Yorumum


Anlaşma - Elle Kennedy
Puanım 5/4
Okulun kötü çocuğuyla anlaşmak üzereydi ve işler fena halde karışacaktı...

Hannah Wells onu baştan çıkaracak birini sonunda bulmuştu. Hayatındaki diğer her şey konusunda son derece kendisine güvenmesine rağmen, konu seks ve arzulara geldiğinde boş çuvaldan farkı yoktu. 

Hoşlandığı adamın dikkatini çekmek için sinir bozucu, çocuksu ve kendini beğenmiş hokey takımı kaptanına özel ders verip onunla çıkıyormuş gibi davranmak zorunda kalsa da, bunu yapmaya kararlıydı.

Garrett Graham'ın tek istediği mezun olduktan sonra profesyonel hokey oyuncusu olmaktı, ancak düşen ortalaması, uğruna çalıştığı her şeyi tehdit ediyordu. Eğer alaycı bir esmer güzelinin başka bir adamı kıskandırmasına yardım etmek takımdaki pozisyonunu garanti altına alacaksa buna katlanırdı. Fakat beklenmedik bir öpücük her ikisini de daha önce yaşamadıkları bir arzu yolculuğuna sürüklediğinde, Garrett numara yapmanın hiçbir işe yaramayacağını anlamıştı. Şimdi sadece Hannah'yı aradığı adamın kendisine çok benzediğine ikna etmeliydi.

"Elle, yeni yetişkin türünün duygularını, romantikliğini ve dizginlenmemiş seksiliğini ustaca yakalıyor! Garrett için çıldıracaksınız!
-Alice Clayton, New York Times çoksatan romanı Duvarların Dili Olsa'nın yazarı-

"Elle Kennedy daha ilk cümleyle insanı yakalıyor! Hem ateşli hem de kalbinizi burkan cinsten bir roman olan Anlaşma kesinlikle harika!
-Katy Evans, New York Times çoksatan yazarı-

"Okuduğum en iyi üniversite temalı aşk kitabıydı… Güldüm, kendimden geçtim, kitabı elimden bıramadım. Şiddetle öneriyorum!" 
-Aestas Book Blog-

Son zamanlarda ağırlık verdiğim fantastik kitaplardan sonra bir değişiklik olsun diye başladığım bir kitap oldu. Aslında genel yorumları çok iyi olduğu için birazda beklentim yüksekti ancak yüksek beklenti gerektirecek bir kitap olmadı benim için. Romantik komedi tarzında, ateşli sahneleri türlerine nazaran biraz daha fazla olan fakat kurgu genelinde göze batmayan, eğlenceli diyaloglarla dolu güzel bir kitap olmuş.

Yazarın diyalog kurgusunu ve hikaye akışını çok sevdim. Hiç sıkılmadan, rahatça, deyimi yerinde ise su gibi okudum. Ancak çeviride bazı hatalar vardı ki bunların kalıp hatası olduğunu düşünürsek gözüme çok battı. Mesela ''Güven bana'' tarzı bir şey söylemesi gerekirken ''Söz veriyorum'' diyor gibi.. Ee bu da ''Nasıl yani'' gibi kafa karışıklığına neden oluyor. Genelde Yabancı Yayınlarında bu tarz hatalı basımlar olmadığından benim için dahada hayal kırıklığı oldu. Ama çok fazla olmadığından idare ederdi.

Garrett ve Hannah üniversite kampüsünde Garrett'in düşük, Hannah'ın ise en yüksek notu aldığı dersin sonunda resmen tanışıyorlar. Çünkü her ne kadar Garrett, Hannah'ı tanımasa da, tüm okul Buz Pateni takımının efsanevi kaptanı Garrett'ı tanıyor. 

Hannah, müzik öğrencisi, sanatçı ruhlu arkadaşları ile takılan, popüler değilde daha cool bir gruba mensup ve o yıl okullarına nakille gelen futbolcu Justin'e abayı yakmış durumda.. Okul genelinde sporcu çocukların mankafa olduğu yönünde bir inanış olsa ve Hannah'ta bunu benimsemiş olsa da, Justin'in ayrı olduğunu düşünüyor.

Garrett ise kendisinin bir seks tanrısı olduğunu düşünen, egosu tavan yapmış olan ukala çocuk.. Ancak inanışın aksine bir mankafa değil hatta bayağı zeki.. Ancak kız arkadaş problemine ayıracak vakti olmasa da aptal olan kızlarla takılmayı seviyor. Diğer arkadaşları gibi.. Maçlara çıkmaya devam edebilmesi için notunu yükseltmek zorunda ve Hannah'ın onu sürekli reddetmesi hiç umurunda değil.


Ortak paydada anlaştıktan sonra ders çalışmak için bir araya gelen iki zıt karakterin, birbirleri ile arkadaş olması, güvenmeye başlaması, dostlukları ve aşka kadar olan serüvenleri, eğlenceli diyaloglarla anlatılmış. Ben hikayeyi ve karakterleri sevdim. Klasik maddi farklar, kötü ebeveyn ve geçmişinde ki kötü sırlar tabii ki mevcuttu. Okurken tahmin edilebiliyor zira bir gizem romanı olmadığı için yazarda süründürmemiş. Acaba buna ne olmuştu diye düşünmüyorsunuz.

Bu kitap 4 kitaplık bir serinin ilk kitabı. İkinci kitabı Hata'da yakın zamanda çevrilecek diye bilgi geçmiş yayınevi. Ee onuda okurum.

Alıntılar
"Yani salakların seksi alırken ben gevezeliğini mi dinlemek zorundayım?" Başını salladı. "Bu anlaşmadan kârlı çıkmıyormuş gibi hissediyorum."
Kaşlarımı oynattım. "Ah, sen de mi seks istiyorsun Wellsy? Sana vermekten zevk duyarım."

O: İtiraf: Bütün 1 Direction şarkılarını sen tuvaletteyken iPod’undan sildim. Rica ederim.
Ben: NE?? Seni öpeceğim!
O: Dil de dahil olacak mı?
Ben: Öldüreceğim! Seni öldüreceğim. Kahrolası otomatik düzeltme.
O: Tabiiii. Hadi suçu otomatik düzeltmeye atalım.
Ben: Kapa çeneni.
O: Sanırım biri beni öpmek istiyor...

Kendimi nefesimi tutarken buldum, çünkü önemli bir şey olmak üzere olduğunu biliyordum. Hannah ya güvenini benim ellerime bırakacak ya da kendini sıkıca kilitleyecekti. Bu da maçta kemikleri sarsan kalça hareketlerinin verdiği hisse
eşitti, çünkü kahretsin, bana güvenmesini istiyordum.

"Ama eskiden terapistim ne söylerdi, biliyor musun? Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir."

"Bebeğim, senin boyanın kurumasını izleyişini bile izleyebilirim ve yine de canım sıkılmaz."

Sanki biri kalbimi on yıldır kör bir jiletle çiziyormuş gibi hissettiğinden olmasın? Sonra jileti alıp, boğazımdan içeri sokup gırtlağımı yararak iç kısımları parçalara ayırmışlardı. Sonra üstüne üstlük kalbimi sökmüşler ve tüm hokey takımı sopalarıyla ezebilsin diye buza atmışlardı.












2016/04/08

Bu Adamın İtirafları Kitap Yorumum


Bu Adamın İtirafları - Jodi Ellen Malpas
Puanım 5/4

Three ...
Two ...
One ...
Zero baby ...

İkinci kitap için yaptığım yorumu okumuş olan arkadaşlar bilir ki, çok beğenmemiştim. Ancak beğenmeme nedenim tamamen Ava'nın iç gevezeliklerinden kaynaklanıyordu. Bu kitabı da onun için bu kadar geç okudum aslında.. Anca beynim dinlendi. Okumamış olanlar için ikinci kitap yorumum tık tık!

Bu kitapta yine ikincisi gibi, bittiği yerden devam ediyor. Yani çiftimiz bir kaç ay içinde bir sürü olay yaşamış oldu. Cinsel sahneleri ikincisi kadar ağırlıklı değil bu sefer. Yani her ne kadar hatırı sayılır miktarda olsa da yine de cinsellik üzerine kurgulanmamış. Ama zaten bu tarz kitaplarda genelde son kitaplar biraz daha cinsel sahnelerden uzak oluyor. 

Son kitabı en beğendiğim kitap oldu aynı zamanda.. Olaya ailelerin dahil olması, Jesse'nin Pandora'nın Kutusu gibi açılmış olan ve sürekli yeni bela üreten geçmişinin aydınlığa kavuşması ile okurken oluşmuş olan tüm boşluklar doldu. Bu arada Sarah hakkında ikinci kitapta yaptığım yorumları bilirsiniz. Kendisine biraz sempati besledim bu kitapta ki benim için büyük şok.. Genelde sevmediğim bir karaktere anlayış besleme durumu yaşamam kurgularda.. Buda yazarın zekasını takdir etmeme neden oldu.

Biraz kitabın konusunu anlatacağım. Bundan sonra ki bölüm Spoiler içerir. Merakta kalmak isteyenler okumasın! :)

Jesse ve Ava'nın düğünü ile başlıyor hikaye.. Ve gece boyunca Jesse, Ava'yı ne kadar sevdiğine herkesi ikna ediyor. Bence romantizm ve sevgi gösterisi bu kitapta biraz fazlaydı. Ancak kişisel tercih.. Ben çok gelemem vıcık vıcık durumlara, ancak Ava bu konuda gayet mesut.. 

Sonrasında ise Ava'nın hamileliği ve hamileliği inkarı ile son bir sürtüşme yaşıyorlar. Ava'nın karakterini zayıf bulduğumu söylemiştim ki bu zaten ilk başlarda, heh aferin kızıma!, tabii ya neden her dediğini yapacaksın!, senin bedenin senin kararın diye gaz vermelerim arasında çok çabuk değişti. 

Ancak gelişen olaylar, hem Ava'yı hem de bebeklerini birden fazla kez tehlikeye atınca, Jesse'ye de hak vermedim değil. Ancak unutmayın henüz geçmişinde kaybettiği insanları bilmiyordum. Ve evet yanlış yazmadım. Bebekleri yani ikiz..
En sevdiğim diyalog Jesse ile doktorun diyaloğu oldu.

- Her iki kalp atışını da duyabilirsiniz.
- Bebeğimin iki kalbimi var?
- Hayır Mr.Ward, her iki bebeğinizin de tek kalbi var ve her ikisi de sağlıklılar. 

Jesse, Ava'ya ne kadar düşkünse bebeklerle bu 10 kat falan arttı. Gebelik kitapları okumalar, aldığı besinlere dikkat etmeler ve Ava'yı ilgiye boğmalar bitmedi. Başlangıçta gayet aksiyon dolu olan kurgu bu kısır döngüye girdiğinde sıkıldım ve okurken zorlanmaya başladım ki, yazar yine bu kısmı geçip hiç beklenmedik yerden vurunca yaklaşık son 100 sayfayı bir çırpıda okuyuverdim. Bu arada sıkılma nedenlerimden biride Ava'nın bebekler doğunca Jesse'nin ilgisini kaybedeceğinden korkması ile ilgili yaşadığı güvensizlikle ilgiliydi.

Bir parantezde başta bahsettiğim Sarah'a açacağım. Evet hiç hoşlanmadığım ve yerden yere vurduğum bu kadına neden sempati beslediğim meselesine gelince.. Başlangıçta Ava'dan özür diledi ve intihar girişiminin arkasından Jesse zaten tek başına altından kalkamadığı Manor'un işlerinde ihtiyacım var bahanesi ile onu tekrar Manor'a aldı. Burada ki sakinliği benim gözümde Ava'nın karakterini gerçekten tiksinç kılmıştı. Her neyse, Sarah Carmichael'in (Jesse'ye Manor'u bırakan amca) sevgilisi iken, Jesse ile birlikte oluyorlar. Bunu gören Carmichael'de yanında çok önemli iki kişi ile arabaya atlayıp uzaklaşırken kazada ölüyor. O iki kişi ise beni şok ettiği için, kitapta ki zevkinizi bozmamak adına burada kesiyorum. Ancak Sarah ile Jesse'nin birbirlerine bağlanma nedeni aynı işkenceden geçmeleri..

Yine Ava'nın müşterisi yapışık Ruth vardı ki, son iki kitapta müşterilerinden bir tek onunla ilgili olarak sık sık bahsediyor. Bir şey bekliyordum ondan ama bu kadarını hayal edememiştim. Bildiğin psikopat çıktı. Gerekçeleri ise daha da şaşırtıcı.. Ama yine bir boşluk var ki, o da Ava'nın salaklığı.. Yani aldığı tehditleri söylememesi ki yani hadi ama kim standart bir hayat yaşarken, birden tehdit almaya başlar ve önemsemez ki.. 

Kate, Dan ve Sam üçgeni nihayet istediğim gibi çözüldü ve Dan karakterinin değişimi beni şaşırttı. Sonuçta Ava'nın kahramanım dediği kardeşini bu kadar yanlış değerlendirmesi.. Ama iç seslerine maruz kalan bizlerin, bunu anlamamasına şaşırmamamız gerekiyor. Yine o Danimarka'lı Mikael ve uyuz ex-karısı Coral bir şeyler çeviriyorlar ayrı ayrı.. Ama onlar esasen tehlikeli değiller. Coral'ın dolapları ise Drew'in başına geçiveriyor kimse anlamadan.. Ama o da haketti yani..

Ve en sevdiğim bölüm sonunda yine Jesse'nin kendi ağzından 5 yıl sonrasını anlattığı bölüm oldu. Acaba aynı hikayeyi Jesse anlatsa ne kadar daha çok sevebilirdik? 




2016/02/22

Aşkın Ritmi - Kitap Yorumum


Aşkın Ritmi - Kylie Scott
Puanım 5/5
Kylie Scott, çok satan romanı Aşkın Müziği ile başladığı Stage Dive serisine Aşkın Ritmi'yle devam ediyor. Stage Dive'ın bateristi Mal Ericson, imajını acilen toparlamalıydı, en azından bir süreliğine. Koluna takacağı iyi bir kız bu sorunu çözerdi. Mal, bu planın kalıcı olması niyetinde değildi, ama hayatındaki tek doğru kızı bulmayı hesaba katmamıştı…


Anne Rollins, gençlik hayallerini ve odasının duvarlarını süsleyen rock tanrısıyla tanışmayı hayal bile etmemişti, özellikle de bu koşullar altında: Anne'in altından kalkamadığı maddi problemleri vardı. Fakat yine de partinin vahşi bateristinin sahte kız arkadaşını oynaması için sunulan teklifi kabul etmek pek de iyi sonlanamazdı. Adam ne kadar seksi olursa olsun!.. Değil mi?

"Ateşli ve eğlenceli, baş döndüren aşk romanlarından hoşlanan okurlar bu serinin her kitabına bayılacaklar." 
-Booklist (Starred Review)-

"Aşkın Ritmi hayal kırıklığına uğratmıyor. Ateşli, yaramaz ve komik! Bu adamların kesinlikle hayranları oldum ve Stage Dive nereye turneye giderse gitsin, peşlerindeyim!"    
-Up All Night Book Blog-


Aynı serinin ikinci kitabında, baterist Malcolm Ericsson ile Anne Rollins'in aşkına yelken açıyoruz. Kesinlikle birer romantik komedi olan bu serinin, en komik romanı kesinlikle bu olmalı.. 

Mal, super star, kızların sevgilisi ve grubun en ateşlisi olabilir ancak o aynı zamanda en yaramaz, en laftan anlamaz, ipe sapa gelmez ve egosu tavanlarda dolaşan üyesi.. Yavru köpek gibi kurtulamadığınız ve zaten kurtulmak istemeyeceğiniz bir erkek.. 

Anne Rollins ise, umursamaz ailesinden desteği olmayan kendi ve kız kardeşi için ayakta kalmaya çalışan kitapçıda çalışan kendi halinde bir kız.. Bir gün işten eve gelince, ev arkadaşının dairesini boşalttığını ve faturalar ile kirayı ona kilitlediğini görünce uğradığı şoktan komşularının onu bir partiye resmen zorla götürmeleri ile çıkabiliyor.

Partide herkesten uzaklaşmak istediği bir anda tanıştığı Mal ile önce kavga ediyor, sonra medeni bir ilişki kurabiliyor ve kendini ona sıkıntısını anlatırken buluyor. Beklemediği ise ertesi gün işten döndüğünde, evinin yeni eşyalarla döşenmiş ve Mal'in onun yanına taşınmış olması..

Mal ise son zamanlarda yaşadığı duygusal gerginlikler ve kimseye söylemediği sırları arasında bir çıkış yolu ararken, Anne ile sevgili rolü yapabileceklerine karar veriyor. Anne'in bu zor durumu atlatmak için başka çaresi olmamasını ise koz olarak kullanıyor ve tekrar söylüyorum zaten ''Hayır'' kelimesinin anlamını bilmiyor.


İnanılmaz komik ve zeki diyalogları olduğu kadar, duygusal sınırda da gidip gelen bu kitaba bayıldım. Günahkarlar serisinde de olduğu gibi, grubun en çocuk ruhlu, çılgı ve vahşi elemanı yine baterist.. Tesadüf mü bilmem ama artık dinlediğim grupların her elemanına kesinlikle dikkat ediyorum. 

Yabancı bu serinin kapaklarında belirli bir görsele bağlı kalıyor ancak orijinal kapağına da bayıldım.



2016/02/20

Aşkın Müziği Kitap Yorumum


,

Aşkın Müziği - Kylie Scott
Puanım 5/4
Vegas'ta geçireceği gecenin sabahını hiç de böyle planlamamıştı… Evelyn Thomas'ın yirmi birinci doğum gününü Las Vegas'ta kutlamak gibi büyük planları vardı. 

Ama kesinlikle akşamdan kalma bir halde banyo zemininde uyanmak, otel odasında son derece yakışıklı ve dövmeli yarı çıplak bir adamın varlığı ve parmağında King Kong'u korkutabilecek boyutta bir yüzük bu planlar arasında değildi. Bir de tüm bunların nasıl olduğunu bir hatırlayabilseydi…




Stage Dave grubunun ilk kitabını ve David Ferris'i çok sevdim. Her ne kadar bir rock grubu olsa da grup elemanları çok sevimli.. Buda klasik kötü çocuk algısını bir daha düşünmeme ve tüm kötü çocukları sahiplenmek istememe sebep oldu.

Konusuna gelirsek tanıtımında da olduğu gibi harika geçen bir Vegas gecesinin sabahında Emma kendini tanımadığı bir adamla ve parmağında kocaman bir yüzükle bulur. Ne yaparsa yapsın ne olduğunu hatırlayamaz. Bu yanlışı hemen sessizce çözmesi gerekmektedir. Hemen boşanabilirler değil mi? 

David ise  yalnızlıktan şikayetçi olduğunu ve çok içtiğini hatırlıyor. Ancak evlenmesine neyin neden olduğunu bilmiyor. En azından söylediği bu.. Ancak tabii ki Emma'nın gözlerine bakınca neden evlendiğini görebiliyor.

Emma odadan kaçarcasına çıkıp uçağa bindiğinde kafasında bu sorularla boğuşuyordu ancak uçaktan indiğinde, ailesinden gelen telefonla başının ciddi belada olduğu anlaşılıyor. Evlendiği kişi öylesine biri değil, ünlü rock yıldızı David Ferris.. Her ikisi de bu evliliği bitirmeye kararlı, hayatı altüst olan ve her yerde kameraların saldırısına uğrayan Emma, grup menajerlerinden gelen baskı ve basının ilgisi ile boğuşan David bu kargaşada birbirlerinin farkına varabilecek mi?

Ben hikayeyi çok sevdim. Günahkarlar Turnede Serisinin aksine cinselliğin çok ayrıntılı ve ön planda işlenmediği bir seri bu.. Eee ikisininde yeri ayrı ve tamamen tercihinize göre değişir. Ben her iki seriyi de sevdim. 

Serinin diğer kitapları yorumlarım;
Aşkın Ritmi , Aşkın Şarkısı



2016/02/18

Günahkarlar Turnede Seri Tanıtımı

Günahkarlar Turnede - Olivia Cunning
Puanım 5/4
1 Rock Grubu, 5 Rock Yıldızı
Yazarın her kitabında bir başka üyesinin aşkı bulmasını anlattığı, zekice diyaloglardan, ve bol bol erotik sahnelerden oluşan eğlenceli bir seri.. Erotik kısımlarının çok fazla olduğu doğrudur ancak rock yıldızlarının da başka türlü yaşadıklarını düşünemeyeceğimiz için eğer bu tarz kitaplar sizleri rahatsız ediyorsa uzak durmalısınız.

1) Tutkulu Notalar - Brian Sinclair 
2) Sert Rock - Sed Lionheart
3) Ateşli Bilet - Jace Seymour
4) Ahlaksız Ritim - Eric Sticks
5) Çifte Vuruş - Trey Mills

Her kitapta rock grubunun bir üyesini yakından tanırken, diğer üyelerinin hayatları hakkında bilgi almaya devam ediyoruz ki bunu çok sevdim. Hepsinin ne kadar ulaşılmaz görünseler de kendi içinde yaşadıkları sorunlara ışık tutan bazen öz güvensizlik, bazen de geçmişlerinden gelen sorunlarla ve aşkı bulmalarıyla gelişen bu kurguda en sevdiğim karakterler diyemedim çünkü hepsinin kendine has bir tatlılığı var. Kulis arkalarına ve turnelere ışık tutan bu kitapların her birini yazar bir başka efsane rock yıldızına adamış.



2016/02/17

Jet Kitap Yorumum


Jet - Jay Crownover
Puanım 5/3
Sımsıkı deri pantolonu ve tehlikeli vücut hatlarıyla Jet Keller her kızın Rock'n Roll rüyasını süslüyordu. Ancak Ayden Cross kötü çocukların vahşi dünyasında yorulmuştu artık. Bu yüzden Jet'in büyülü gözlerinde gördüğü tutku ateşine teslim olmak istemiyor ve Jet'in dokunuşlarında yanıp kül olmaktan korkuyordu. 

Jet ise, seksi kovboy çizmeleri içindeki sütun gibi bacakları olan Ayden'a karşı koyamıyor ve bu güneyli güzele yaklaştıkça onu daha az tanıdığını düşünüyordu. 
İkisini yakan bu ateş ya aşka dönüşecek ya da onları yakıp kül edecekti.

"Jay Crownover'ın eşsiz Yeni Yetişkin Serisi'nin ikinci kitabı Jet'i ve bu kötü çocukları çok seveceksiniz."

Jet, Ayden'i ilk gördüğünde kendinden geçiyor ancak kesinlikle ondan uzak durması gerekiyor. Ortak arkadaşları (onların durumunda ailesi) içinde bulunan Ayd ile birlikte olursa ve diğer kızlar gibi yüzüstü bırakırsa onun canına okurlar. Ayrıca Ayd gerçekten çok zeki, finansal eğitim gören ve hayatında her bulunduğu ortamda süveter giyen mükemmel!! erkekle birlikte.. Hadi ama kim süveter giyer ki..

Kendi ailesinin durumu yüzünden ilişkilerden korkan ve babası gibi olmaktansa kendini öldürmeyi tercih edecek olan Jet için Ayd kesinlikle yasak elma.. Hele ki artık ev arkadaşı olmuşken.. 

Ayden, Jet onu reddettiğinde aslında rahatlamıştı, o onun içinde ki kötü kızı uyandırıyordu. Eski hayatını bırakıp geldiğinden beri mükemmel bir arkadaş grubu bulmuştu. Hepsi dövmeli, sert ve çekici erkeklerle harika kızlardan oluşan bu yeni ailesi gerçekte kim olduğunu bilse onu yine sever miydi?

Jet'le arkadaş olmaları en güvenlisiydi. Onun hayatında gelecek 5, 10 ve 15 yıl planlarına uygun, zeki, ilgili, güvenilir bir erkek arkadaşı vardı artık.. Ne olmuş sürekli süveter giyiyorsa ve opera yada bale Ayd'a hitap etmiyorsa.. Eh tabi birde onu her öpüşünde Jet'i düşünmesi var..

Evet hikaye böyle başlıyor. Ve Ayden ile Jet en sonunda aralarında ki çekime karşı koyamadıklarında, Jet onu bir daha bırakamayacağını biliyor. Ayden ne kadar aşık olursa olsun, sakladığı geçmişi Jet'e zarar vermekle tehdit edince en iyi bildiği şeyi yapmak zorunda kalıp ve kaçıyor. Nedenini bilmeyen Jet ise hayatında değer verdiği ikinci kadın tarafından da terk ediliyor. Annesinin sürekli babasını seçmesinin ona hissettirdikleri yetmezmiş gibi bir de aşık olduğu tek kadın onu terkediyor.

Evet bu seride en sevdiğim taraf karakterlerin çok sıcak olması.. Korkutucu ve iri dövmeli adamların aslında kendi içinde büyümemiş birer çocuk olmaları  ve aşkın herkesi vurması.. Ancak bu kitapta ikili arasında ki drama fazla uzatılmış gibi geldi bana ilki kadar zevk almadım.

Tabii zevk almamamın ikinci nedeni ise berbat çeviri ve imla hatalarıydı. O kadar çok cümle içinde hata yapılmış ki bazı diyaloglarda resmen anlamsız paragraflar ortaya çıkmış. Böyle olunca hem sinirlenip konudan koptum. Beynim sürekli yazım düzeltmekten kendimi kitaba kaptıramadım.  

Bu sefer geri döndüğümde orada olacaktı. Benim yüzüğüm ondaydı, bana kalbini ve güvenini vermişti. Onun geleceğiydim, o da benim sonsuzluğumdu. Kahretsin, o kadar şeyden sonra aşk şarkıları söyleyen ilk metal grubuna katılabilirdim.


Serinin kalan üç karakterini de çok sevdim ve merak ediyorum. Ama Rome sanki en ilginçleri.. Hele de aşkı en sevdiğim kadın karakter olunca.. 

Serinin ilk kitabı Rule yorumum..



2016/02/10

Eversea Serisi Kitap Yorumu


Eversea Serisi - Natasha Boyd
Puanım 5/4

Tüm kadınların peşinde olduğu dünyaca ünlü star Jack Eversea, herşeyden bunalıp biraz uzaklaşmak için Butler Cove kasabasına gidiyor. Amacı kimsenin orada olduğundan haberi olmadan bir kaç gün geçirebilmek.. Bunun için evden geceleri çıkıyor ve kesinlikle tanınmamak için kamufle oluyor :) 

Keri Ann ise kasabada yaşayan ve garsonluk yaparak ailesinden kalan evde yalnız yaşayan, tek akrabası tıp okuyan abisine destek olmaya çalışırken aynı zamanda evlerini elinde tutmak için uğraşıp tüm hayallerini abisinin mezuniyetine kadar engellemiş, sanatçı sayılabilecek kadar harika deniz kabuklarından heykeller yapan 21 yaşında bir kız ..

Bir akşam vardiyasında Jack ile tanışıyor. Onun kim olduğunu tabii ki biliyor ama çokta umursamıyor. Zorunluluklar sayesinde birbirlerine yardım etmeye karar veriyorlar. Anlaşmaya göre Jack Ann'in evinin tamiratına yardım edecek ve Ann'de onun gıda gibi mecburi alışverişlerini yapacak ve orada bulunduğunu kimse ile paylaşmayacak.

Jack'in derin fan'ı olan arkadaşı ile bile.. Birbirlerine bazen sinir olan ama birlikte bir ritim yakalayan çiftimizin gerçek aşkla tanışması, aşkın göründüğü kadar kolay olmaması (Jack'in mevcut olduğunu sanan ama ayrıldığı nişanlısı, yapımcısı, sözleşmeleri ..) ve buna rağmen birlikte kalma çabalarının kurgulandığı sıcacık bir hikaye.. Tabii Ann'in güvensizliği de (kimin olmaz ki adam mega star sonuçta) ilişkiyi zora sokuyor.

"Eğer geleceğim de olacağını bilseydim, tamamen farklı bir yaşam seçerdim." 
"Eğer farklı bir yaşam seçseydin, beni hiçbir zaman bulamazdın."

İkinci kitapta ise kendi sorunlarını halleden Jack'in Keri Ann'i hem onunla birlikte olup hem de istediklerini yapabileceğine ikna etmesi gerekiyor. Allah'tan kızımız çok kalın kafalı değilde çok zor olmuyor. Aşk kitabı zaten ama romantizmin dozu tam ayarında olmuş. Erotizm yok denecek az her iki kitaptada..

Tam bir peri masalı olmuş. Genel aşk kitaplarından çok farklı değil ama ben karakterleri sevdim. Sizlerde aşk kitaplarını seviyorsanız, kesinlikle seveceksiniz..
Dipnot** Kapakları gerçekten harika, baktıkça insanın içi açılıyor. Bayıldım!!

“Bırak hayatının bir parçası olayım ve sen de benimkinin bir parçası olacak kadar cesur ol.”

Bu Adamla Beraber Kitap Yorumum

 Bu Adamla Beraber - Jodi Ellen Malpas
Bu Adam #2 - Puanım 5/3
I'm on a Central Jesse Cloud Nine!

Jesse Ward, Ava için yanıp tutuşuyor ve onu tutkusuna yenik düşürmeye devam ediyordu. Ancak Ava'yı karanlık sırlarından ve yaralı ruhundan uzak tutuyordu. 

Ava'nın tek kurtuluşu Jesse Ward'ı terk etmekti fakat ondan kaçmanın imkânsız olduğunu bilmeliydi. Jesse, yaşadıkları tüm fiziksel hazları ona hatırlatmakta son derece kararlı olarak tekrar hayatına girmişti. 

Fakat Ava da bu adamın sert görüntüsünün altında yatan gerçeği öğrenmekte kararlıydı. Bu yüzden bir kez daha Manor'ın Tanrısı'na kendini sundu. Jesse'nin tek isteği de zaten onu yanı başında tutmaktı.


"Bu Adamla Beraber daha fazla tutku, merak ve entrikayı da beraberinde getiriyor. Hayatlar değişiyor ve sırlar ortaya dökülüyor. Jodi Ellen Malpas yine yapacağını yapıyor. Sürükleyici, her sayfası ayrı bir heyecana açılan bu kitabı elimizden bırakamadık." 
-TotallyBookedBlog-

Her ne kadar çok fazla merak etmemiş olsam da ikincisini orijinal dilinde okumuşken yorumunu paylaşayım dedim. Öncelikle söylemem gerekir ki Ava'nın iç gevezelikleri bitirdi beni.. 

Bir kadın nasıl her paragrafta aynı şeyi sürekli düşünüyor olabilir. Şöyle ki (tamamen mecazen) Ava Canım! dedi bana taptığım müthiş yakışıklı yeşil gözlü canavar.. Tabii burada bir kaç cümle ile iyice tapınıyor. Ah! Devam et! dedim bende sarı saçlı, mükemmel erkek, seks tanrısı, yeşil gözlü canavarıma.. Yada gözümü açtım ve bana bakan dipsiz koyu yeşil gözlerle karşılaştım. Bu dipsiz koyu yeşil gözler.. bla bla bla

Eh bu salak iç gevezelik ve arada ki Watch your mouth! Ava ağzına dikkat et falan gibi bir kaç kombine dialogdan da kurtulursak hikayemiz aslında 526 değil 326 sayfa falan.(Kesinlikle abartı yoktur!!)

Evet bu kitapta aksiyon çok fazla Jesse resmen Pandora'nın Kutusu gibi, adamın her hareketi ofsayt, hep bir hata ki kesinlikle yenilir yutulur cinsten olaylar değil, kendine güvensizlikle, Ava üzerinde iktidar arasında yalpaladı durdu. Ava'nın inatçılığı ise dillere destan.. Hayır zaten günde bir kaç kere inatlaşıyorlar ve sonrasında ya o anda malum yolla yada Jesse'nin kendine verdiği zarar nedeniyle pişman oluyor. 

Erotizm yine hat safhadaydı ancak bazı kitaplardakinin aksine bence dozu tutmamış biraz fazla olmuş. Tavşan gibi gerekli gereksiz sevişen çiftlerimize alışığız ancak genelde ayrıntılar BDSM vs gibi bir konu varsa çok fazla uzatılır.

Spoiler İçerebilir

2. kitap birincinin bittiği yerden devam ediyor. Ava kendi perişanlığın da dağılmışken Jesse'ye kimsenin ulaşamadığı ve sitenin özel güvenliği sayesinde evine kimsenin giremediğini öğreniyor ve tabii ki kolları sıvıyor.

Jesse kurtarma operasyonu başarı ile gerçekleştirildikten sonra (ki burda da aslında bir sürü kendine güvensizlik mevcut) ilişkilerine devam ediyorlar ancak Ava ne yaparsa yapsın sonrasında bir daha gitmeyeceğine Jesse'yi ikna edemiyor. 

Çok güçlü ve ukala erkek karakterlerin arada sürünmelerini seviyorum ki bu yönde Jesse beni hayal kırıklığına uğratmadı. Jesse hakkında bazı karanlıklar aydınlandı diyebilirim başta da yaşı olmak üzere.. Eh ilk yazımda da dediğim gibi bazı yöntemlerle söyletti Ava.. 

Sarah sorunu hala mevcut ve Ava her nedense Jesse'nin tüm gücü ona vermesine, gitmesinden korkmasına her dediğini yapmasına rağmen ondan kurtulamıyor ki bu da yine bu kadar tapıyorum sözünden sonra inanılmaz klişe geldi olmuş.. Bir ara şöyle saçından tuttuğum gibi diyordum ki Ava beklenmedik bir intikam aldı ondan.. (Detay sürpriz olsun) Elli tonda ki Elena karakterinin yerine koymak istemiş yazar ama çok gereksiz ve sevimsiz.. 

Çiftimizin arasında ki diyalogları genelde sevdim denebilir şu malum şikayet ettiğim fazlalıklar çıksa aslında ek aksiyonlarla birlikte daha sevilen bir kitap olabilirdi. Oluşan karakterle okuyucunun kimyası tutmuş gibi görünüyor. Bundan daha iyi sonuç alınabilirdi. 

Ava hikaye boyunca kafasında yine Manor'u kabullenemedi gitti. Çok kapalı bir görüşe sahip olmasa da nedense bir türlü kabul edemedi içinde yapılanları.. Halbuki Kate, Manor'a bayılmış ve gayet güzel kullanıyorken. Bu kitapta Kate karakterini özledim açıkçası yani mantar gibi Ava'nın ne zaman ihtiyacı olsa ortaya çıktı ancak baş başa kız zamanı olamadı bir türlü.. 

Sonunda ise Jesse beni şaşırttı. Zaten onun kadar Ava'ya düşkün birinden de o beklenirdi. Direk beyaz atlı prens modundaydı. Burada spoiler vermek istemiyorum çünkü üçüncü kitabı okuma nedenlerimden en önemlisi bu kitabın son 25 sayfası olacak.

Toplamda anlatılan zaten kaldığı yerden itibaren bir 10 gün falan sanırım ama ne 10 gün.. Hiç yorulmadılar mı bilmem benim başımdan bu kadar olay geçse 15 gün yatak istirahati alır birde üstüne masaj isterim. 

Sonuç olarak ara kitaplarda genelde düşen hikayeler bence aşk kitapları için geçerli olmamalı. Aslında geneline baktığımızda şaşırtmacaları ile güzel yakalamış yazar kurguyu. Muhtemelen ilk kitabı okuyan arkadaşlar bunu da okuyacak ve üçüncüsünü bekleyecektir. 

Bende üçüncü kitabı okuyacağım, hikayelerinin sonu belli olsa da (bence) gidişatını görmek lazım.. Bu sefer Jesse'nin bakış açısını eklememiş yazar. Umarım son kitapta ekler.. Bir dilekte yayınevine gelsin belki çeviride onlar biraz toparlar iç gevezelikleri.. Bu kadar çok ve sürekli aynı şeyi düşünen insanlar kendilerine nasıl tahammül ederler bilemedim ben olsam beynimi aldırmayı düşünürdüm dinlenebilmek için..

Good Reads'ta Jesse karakteri için en sevdiğim vampir Eric (Charliene Harris) uygun görülmüş bir yorumcu tarafından.. Bence de cuk oturmuş. Hatta okumadan aklıma gelse daha zevkli okurdum. 


Yazar bu kitap için bir şarkı listesi yapmış. 
Temper Trap - Sweet Dispotion
Bill Withers - Ain't No Sunshine
Massive Attack - Angel
Amy Winehouse - Valarie
John Legend - Ordinary People
Oasis - Morning Glory
The Stereophonics - Dakota
The Moody Blues - Night in White Satin
Enigma - Principles of Lust (Sadness)
Otis Redding - Love Man
Stevie Wonder - Superstition
Snow Patrol - Run
Foster The People - Pumped up Kicks

Serinin ilk kitabı için tıklayın.. Bu Adam
Serinin ilk kitabı için tıklayın.. Bu Adam 3

2016/02/04

Karmakarışık - Darmadağınık // Emma Chase Kitap Yorumu

 
Karmakarışık - Darmadağınık // Emma Chase
Puanım 5/4
İlk kitabına tam anlamıyla bayıldım. Bir romanı bir erkek karakterin ağzından okuyunca ve bu erkekte Drew Evans gibi kendini bu dünyaya bir nimet olarak gelmiş zanneden şımarık bir züppe olunca karşısında da Kate gibi dişli bir kadın karakterle inanılmaz eğlenceli dialoglarla dolu çok seksi bir hikaye çıkmış ortaya.. Drew ne söylerse ne kadar kızsakta sevmemek imkansız, ben onun tarzına bayıldım. Şöyle ki;

''Açıklamama izin verin. Daha önce hiç bir kadını baştan çıkarmak zorunda kalmadım, en azından bildiğiniz anlamda.. Genellikle, bir bakış, bir gülümseme, bir göz kırpma yeter de artar bile. Cana yakın bir selamlaşma, belki bir iki içecek. Bundan sonra aramızdaki sözlü iletişim yalnızca daha sert, daha fazla, daha aşağı gibi kısa ifadelerden oluşur.. Ne demek istediğimi anladığınız varsayıyorum.''

''Sorun şu ki, kadınlar bir adamın bir kadını istemesini ve bir diğerini becerebilmesini anlamıyor. Kahretsin, bir adam bir kadını sevebilir ve hala başka on kadını becerebilir. Bu böyledir. Seks sadece bir deşarj yoludur...
Tamam Tamam sakin olun, kafama ayakkabı atmaya falan başlamayın. En azından bu adam için böyle. Daha iyi oldu mu?''

Kanapede yatan yüzü tıraşsız, duş almamış şu zavallı yığını görüyor musunuz? Kirli gri tişörtlü ve yırtık eşofmanlı adamı? İşte o benim, Drew Evans.

Ablası ve yeğeni ile olan ilişkisine bayıldım. Aslında aile ile olan dialoglarıda çok eğlenceliydi. Her küfür edişte kavanoza para atması süper bir fikir.. Sonunda dizlerinin üzerine çökmesi be tavan yapmış olan egosunu hiçe sayması çok eğlenceliydi. İlk kitap puanım 5/5 

İkinci kitabı Darmadağınık ise ilişkilerinin ikinci yılından itibaren devamını anlatan yine başarılı bir kitap ancak bu sefer hikayeye Kate devam ediyor. Drew'den sonra Kate'in bakış açısıyla anlatılmasını çok sevemedim. O iç sesler aynı tadı vermedi. Allah'tan kitabın sonunda Drew'in ağzından bir bölüm vardı. Bu seferde ilişki içinde iletişimsizlikten kaynaklanan bir sorun yüzünden sıkıntı yaşayan çiftimizin bu sancılı dönemini anlatıyor. 

''Tetiği çeken Drew olabilir. Ama silahı dolduran benim.''

Madde 1 İnsanlar değişmez. Sihirli değnek diye bir şey yoktur. Hokus pokus falan gibi şeyleri geçin.
Madde 2 Hayat mükemmel değildir. İleride olacakları tahmin edemezsiniz. Zaten bunu beklemeyin.
Madde 3 Asıl önemli olan şu: Zorlu, beklenmedik anlarda yola devam edebiliyor musunuz? Tünelin ucunda beliren ışık, oraya varmak için katlandığınız tüm eziyetlere değer.

''Ya bir kızım olursa ve onun da gözyaşları annesi gibi beni can evimden vurursa?''

Karmakarışık : Zengin, yakışıklı ve kendini beğenmiş Drew Evans ile güzel, zeki ve hırslı Katherine Brooks buluştuğunda işlerin karmakarışık hale gelmesi şaşılacak bir şey değildir.


Drew Evans'ın işi, milyon dolarlık anlaşmalar yapmak ve New York'un en güzel kadınlarını tek bir gülümsemeyle baştan çıkartmaktır. Peki, öyleyse neden yedi gündür evden dışarı çıkmıyor? Neden mahvolmuş, sefil bir halde ve depresyonda? Ona sorduğunuzda size sebebinin grip olduğunu söyleyecektir fakat hepimiz bunun doğru olmadığını biliyoruz.

Katherine Brooks, Drew'un babasının yatırım bankacılığı firmasında işe başladığı anda gösterişli playboyun hayatındaki her alanın bir karmaşaya sürüklenmesine sebep olmuştur. Profesyonel alandaki yarışları Drew'un cesaretini kırıyor, Katherine'e karşı hissettiği çekim dikkatini dağıtıyor ve onu yatağa atma girişimlerindeki başarısızlığı ise tamamen sinirlerini bozuyordur.

Nasıl oluyordu da kadının biri çıkıyor ve ağzı iyi laf yapan çapkın bir adamı mahvolmuş, umutsuz biri haline getirebiliyordu? Hayatta asla sahip olmak istemediği tek şeyi gerçekleştirerek.

'Karmakarışık' dünyada en çok kullanılan kitap sitesi Goodreads'de yapılan oylamalar sonucu 2014'ün en iyi çıkış yapan kitabı seçilmiştir.

Darmadağınık : New York Times çok satan yazarı Emma Chase'in Karmakarışık adlı kitabının devamı olan Darmadağınık'ta, Kate'le Drew'un başına beklenmedik olaylar geliyor ve ikili ilişkileri için yeniden pazarlığa oturma ihtiyacı hissediyor.

İnsanlar ikiye ayrılır: Yaşananlara temkinli yaklaşanlar ve gözünü daldan budaktan sakınmayanlar… Ben hep sakin kalmaktan yana olmuşumdur. Tedbirli, planlar yapan biriyim. Ne var ki, Drew Evans'la tanıştığımda her şey değişti. Drew çok inatçıydı. Kendisine ve tabii bana çok güveniyordu.

Ama bütün aşk hikâyeleri sonsuza dek mutlu devam etmez. Drew ile atlarımızı batan güneşe doğru süreceğimizi mi düşünmüştünüz? O zaman aramıza hoş geldiniz! Şimdi hayatımın en önemli seçimini yapmak zorundayım. Drew ise kendi seçimini çoktan yaptı. Hatta bu kararı ikimiz adına da vermeye çalıştı. Ama bildiğiniz gibi, ben öyle biri değilim. O yüzden tek başıma Greenville, Ohio'ya döndüm. Gerçi aslına bakarsanız tam olarak yalnız sayılmam… 

Şunu öğrendim ki eski alışkanlıklar kolay kolay yok olmuyor. Ve bazen yolunuza devam edebilmek için, başladığınız yere dönmek zorunda kalıyorsunuz. 


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Online Okuyucular;