Calia Read etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Calia Read etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2016/12/10

Yüzleşme - Calia Read / Fairfox#2 Kitap Yorumum


yüzleşme calia read ile ilgili görsel sonucu

Yüzleşme - Calia Read
Puanım 5/4
Kördüğüm'ün yazarından sürükleyici ve gerilim dolu yeni bir kitap!

Nefesini tut ve ona kadar say. Az sonra sona erecek, sonra tekrar başlayacak… Bu sözleri kendi kendime ne kadar tekrar edersem edeyim, gözlerimi açtığımda kendimi yine akıl hastanesinin duvarları arasında kapana kısılmış buluyorum. Adımın Victoria olduğunu söylüyorlar. Yirmi yedi yaşında olduğumu ve altı aydan fazla bir süredir bu akıl hastanesinde olduğumu söylüyorlar. Kocamın öldüğünü söylüyorlar. Ama kocam her gün beni ziyaret ediyor. Onlar istediklerini söylesinler, geçmişin düğümlerini çözüp gerçeği ortaya çıkarmanın zamanı geldi.


"Tahmin edilemez, elden bırakılması zor ve tek kelimeyle harika." 
-Katy Evans, New York Times çoksatan yazarı-

"Calia Read'in, kitaplarında yaşadığımı hissettirmek gibi bir yeteneği var. Yüzleşme, beni anında kendine çeken ve bitirdiğimde beni Fairfax'in derinliklerinde bırakan akılda kalıcı bir hikâye. Kitapların üzerimde böylesine bir etki bırakmasına bayılıyorum."  -Willow Aster, -


Serinin ilk kitabı Kördüğüm, tek kelime ile bayıldığım bir hikaye olmuştu. Yüzleşme 'ye başlarken aynı karakterleri beklemiştim ancak aynı akıl hastanesinde bulunan bir başka kadının hayatını anlatıyor. Her ne kadar ilk başta hayal kırıklığı yaratsa da bu hikayeye de çok çabuk adapte oldum. Yazarın kalemi akıcı ancak bu hikayede bazı taşlar yerine oturamadı kafamda..

Victoria, ilk kitapta geçen bebekli kadın 'annecik'. Akıl almaz bir hikayesi var. Öyle ki sonu gerçekten benim için ters köşe oldu. Gerilim ve Gizem kısmı daha ağırlıklıydı. Ben yaşadıklarının hepsinin beyninin oyunu olduğunu düşünmüştüm okurken.. Yazarda hikayeyi anlatırken bu konuda hiç ipucu vermiyor.

Ama kitap bittiğinde bile kafamda kalan sorular oldu ki yazarsam spoiler'ın dibine vurmuş olurum. Bazı yönleri saçma değilde fazla abartı gibi olmuş. Yinede bu alanda okuduğum en iyi kitaplardan.. İlkinin etkisi o kadar büyüktü ki belkide beklentim çok yüksekti. Seri 3 kitap olarak tasarlanmış. Sanırım üçüncüsü de bir başka Fairfox kurbanını içerecek. Sırada ki karakterin ele avuca sığmaz Reagan olmasını çok isterim. 

Karakterlere gelirsek, Victoria hastalığına rağmen gayet güçlü ve Farifox'ta kendinden ne kadar emin olunabilirse o kadar emin bir karakter.. Sinclair'in sadakati ve sevgisi ise içimi ısıttı. Ancak en üzüldüğüm karakter Wes oldu. Keşke hakkında daha fazla bilgi olsaydı. Asıl kurban o çünkü..

Ben okurken, Victoria'nın beyninden geçen her şeyi gayet realist bir şekilde hastalığına yordum. Parçalı olarak geçmişe döndüğü zamanlarda pasif kaldığı bölümlere çok kızdım. Birde insanların bu kadar kör olduğu hikayeler beni sinirlendiriyor. İnsan nasıl terslik olduğunu hissetmez. Genel olarak gördüklerimizin altını deşme içgüdümüz yok mu acaba? 

Alıntılar;

Anılarım gidip gelebilirdi ama sesini ve tavrını unutmak imkânsızdı.

Alice'in tek bir ses tonu: aşağılayıcı, ve üç farklı yüz ifadesi vardı: kızgın, tiksinmiş ve küçümseyici. Hastaların çoğuna düşmanca davranırdı ama beni aşağılamak için özel bir çaba harcadığına yemin edebilirdim.

Bu anları çok seviyordum. Minicik bedeninin benimkine yaslandığı anları. Ufacık kalbinin atışını hissedebiliyordum. Bu, beni her zaman sakinleştiriyordu

Delilik böyle başlar. Arkanızdan sinsice yaklaşır ve omzunuza dokunur. Korku içinde dönmenize neden olur. Ve sonra tehlikeden uzak olduğunuzu düşündüğünüz anda saldırır. Sizi sımsıkı yakalayıp gitgide daha dibe çeker.

Bundan sonra ne olacağı belirsizdi. Ama çok iyi biliyordum ki o an dipteydim ve tek arzum yüzeye çıkmaktı.















2016/03/17

Kördüğüm Kitap Yorumum


Kördüğüm - Calia Read
Puanım 5/4
Bir ay önce, akıl hastanesine yatırıldım. Dün, Lachlan ziyaretime geldi. Beni öptü ve aklımı kaçırmaya başladığımı söyledi. Saatler sonra Max düşüncelerimi işgal etti; deli olmadığımı ve bana ihtiyacı olduğunu hatırlattı. Birkaç dakika önce geçmişimi aydınlatmaya çalışarak gerçeklikten daha da uzaklaştım… 

Şimdi, herkes benim aklımı kaçırdığımı düşünüyor ama ben onun gerçek olduğunu ve ne gördüğümü biliyorum… Bana inanıyor musun?

"Seksi, gizemli ve etkileyici bir hikâye… Calia Read'in kelimeleri sizi esir edecek ve aklınızı başınızdan alacak!" 
-Claire Contreras, There is No Light in Darkness'in Yazarı-

"Naomi'nin hepimizi inandırmak istediği bir hikâyesi var ama size bunu anlatamam, okuyup kendiniz öğrenmelisiniz. Fakat size şunun sözünü verebilirim; Kördüğüm'ün belirsizliğinde kaybolacak, tutkusuyla yanacak ve kitabın sonunda şaşkına döneceksiniz. Bu kitap kesinlikle BÜYÜLEYİCİ!"
-THE CODEX BLOG

"Dâhiyane, sürükleyici ve şaşırtıcı bir kurgu. Kitabı bitirmeden uyuyamayacaksınız. Kesinlikle muhteşem!''
- Kitap Kedi Kahve


"2014'de okuduğum en farklı, en vurucu kitaplardan biri. Bir romans kitabı olmanın çok ötesinde, gerçeklerle sanrıların birbirine karıştığı bir kördüğüm. Bayılacaksınız!''
-YORUMBAZ

Bu kitabı okurken aklıma Al Pacino'nun oynadığı bir film sahnesi geldi. Çok başarılı olan münzevi ve aksi bir yazarı canlandırıyordu. Hayranı olduğunu söyleyen genç bir gazeteci, ondan yazmak için fikir almak istemiş ve bir şekilde onu kendisi ile konuşmaya ikna etmişti. 
- Söylesene nasıl oluyor da insanlar senin kitaplarını okurken her kelimeni yaşıyor. Bunu nasıl başarıyorsun?
- Bana midesine yumruk yemiş bir adamın hislerini anlat.
Çocuk anlatıyor. İşte çok acıdı, iç organları .. falan derken, Al Pacino midesine yumruğu geçiriyor. Ve 
- ''Şimdi anlat'' diyor. Başlıyor anlatmaya '' Nefesin kesildi, gözlerinin önünde noktacıklar belirdi. Kan beynine çıktı ve başın dönüyor. Bir şeyi gerçekten yaşamadan yazamazsın. Görmediğin yeri tarif edemezsin, hissetmediğin duyguyu anlatamazsın. İşte başarımın sırrı bu..''

Bu hikayede de çoklu kişilik bölünmesi yaşayan bir kızın yaşadıkları anlatılıyor. Kitabın sonuna kadar akıl hastanesinde günlük rutini ile anıları arasında yaşadığı gelgitlerle neyin gerçek, neyin hayal olduğunu anlayamıyorsunuz. Son ana kadar tek anlatıcı olduğu içinde olayların asıl halini son 40 sayfada çözebiliyorsunuz.

Buraya kadar tamam ama ben yazarın anlatımında hep bir eksik hissettim. Bir yerde bir boşluk var hissi geçmek bilmedi. Akıl hastanesine kapatılsam, doktora anılarımı anlatırken sevgilimle yaşadığım sevişmeleri en ince detayına kadar mı anlatırım? Hiç sanmıyorum. Çok fazla tutarsızlık ve karışıklık oluşmuş. Yazarın mutlaka kişilik bölünmesi yaşaması gerekmiyor bu kurguyu yazmak için belki ama en azından bu konuyu araştırmalıymış. Tabii yorumlarının çok iyi olması nedeni ile beklentimde çok yüksekti.

Daha kitabın yarısı gelmeden sonunu zaten tahmin edebilmiştim. Bu da kendi açımdan okurken bazı alanları birleştirmemi sağladı. Bu alanda çok fazla yazarın kitaplarını okudum ve bu bugüne kadar okuduklarım arasında teknik anlamda en zayıf olandı. Ancak yinede Naomi ve Lachlan karakterlerini çok sevdim. Naomi'nin yaşadıkları sonucunda kendisini korumak için parçalanması çok sarsıcıydı. Naomi ve Lana'nın başına gelenleri hayal etmek bile istemedim.

Sonuç olarak kurguyu ve karakterleri beğendim ancak teknik anlamda eksiklikleri olması nedeniyle 5 puan veremiyorum. Akıcı bir dili var ama başları il 40 sayfa yavaş ilerliyor. Sonunda da aydınlanma kısmı daha uzun tutulabilirmiş.

Alıntılar
''Bir insan bir hikâyenin, hayali bir dünyanın içinde yaşayacak kadar şanslı olduğunda, bu dünyanın tüm acıları yok olur. Hikaye sürdüğü müddetçe, artık gerçeklik yoktur.''

Eğer deliliğin var olup olmadığından şüphesi olan varsa, tam buraya bakmaları yeterlidir. Delilik her odada kol geziyor. Steril koridorlar boyunca akıp her bir hastaya yapışıyor ve umutlarını söküp alarak üzerlerini çaresizlikle kaplıyor.
Bazıları tepki vermiyor. Ama verenler, çığlık atıyorlar. Bağırtıları tüm binada yankılanıyor. Hemşireler koridorlarda koşuyor ve birkaç saniye sonra o çığlıklar inlemelere dönüşüp sonra da kesiliyor.

Son bir haftadır alt dallardan birindeki donmuş su damlasını izliyorum. Hala orada, düştü düşecek gibi sarkıyor. Cılız dal rüzgarda sallanıyor ama damla olduğu yerde kalıyor. Eğer bir buz saçağı dayanabiliyorsa, belki ben de bir parça kalmış sağlam aklıma tutunabilirim.














Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Online Okuyucular;