2017/02/22

Parazit Kitap Yorumu


parazit jessica shirvington ile ilgili görsel sonucu

Parazit - Jessica Shirvington
Puanım 5/5

İki Hayat Arasında'nın yazarından, teknolojinin günlük hayatımızda giderek yaygınlaşan kullanımını sorgulayan sürükleyici ve heyecan dolu bir distopya.

Ya bir mikroçip mükemmel eşinizi bulabilseydi?
Peki ya, bu mikroçip size ve sevdiklerinize karşı kullanılabilseydi?

Dokuz yıl önce Mercer Şirketi hayatı kolaylaştırmak adına bir yol geliştirdi. Başta akıllı telefonların evrimleşmiş versiyonları olarak ortaya çıkan M-Bantlar, sekiz yıl içerisinde zorunlu hale geldi. Artık M-Corp sağlığınızı, sosyal durumunuzu ve aşk hayatınızı kontrol altında tutuyordu. 


Sadece üç negatif sonuç alma hakkınız vardı, sonra hayatınızı mahvediyorlar, sevdiklerinizi elinizden alıp onları yer altına, kimsenin bir daha onlardan haber alamayacağı bir yere götürüyorlardı.

İki yıl önce Maggie Stevens, en sevdiği insanlardan birisinin alınıp götürülmesini izledi ve bu olay tüm dünyasını altüst etti.

Şimdiyse onlara karşı savaşmaya hazır. Henüz bunu bilmiyorlar ama Maggie, M-Corp'un en büyük kâbusu. Mercer imparatorluğunun varisi Quentin Mercer da Maggie'nin planının kilit noktası. Ancak iki yıldır üzerinde çalıştığı tehlikeli planın parçaları yerine yavaş yavaş otururken Maggie'nin hesaba katmadığı gerçekler, dünyasını bir kere daha altüst etmek ve uğruna savaştığı her şeyi yok etmek için kuytuda bekliyorlar.

Bozulan sözlerle dolu bir dünyada Maggie'nin tutması gereken sözler en can yakıcı olanlar olabilir mi?


"Bu harikulade kitap ayaklarımı tamamen yerden kesti. Kesinlikle bağımlılık yaratıcı."
-Ya Midnight Reads-

"Heyecan verici, şaşırtıcı ve sürükleyici. Parazit'i elinizden bırakamayacaksınız."
-Booknut101-


Kitabı ilk gördüğümde yazarından dolayı çok heyecanlandım. En sevdiğim ve enteresan kitaplardan biri olan İki Hayat Arasında kitabı aklıma öyle kazındı ki zaten artık ne yazsa okurum. Bu kitabı seri olması nedeniyle elimde bir süre beklettim. Keşke biraz daha bekleseydim. İkinci kitap için gün saymak çok zor olacak.

Değişen dünya değerlerinde teknolojinin sağladığı atılımlar sonucu hiçte uzak olmayabilecek olan bir gelecek yazmış yazar. Karakterlerin kusurlarının vurgulanması onları çok sevmeme neden oldu. Distopya tarzı olan romanlara düşkünlüğüm de herkesin malumu sanırım. Yazarın akıcı kalemi de keyfime keyif kattı. Son zamanlarda yaşadığım okuma zorluğunu giderdi. Hemen bitiriverdim. 

Gelelim konusuna, burada spoiler verebilirim. Dikkat edeceğim ama yine de uyarısını yapmış olalım. Maggie, 16 yaşında Neg olarak değerlendirilen babasının kendilerinden alınmasından sonra geçen 2 yılı onu kurtarmaya adayarak geçiriyor. Öyle ki yaptığı ince ve dahice planlarla bu uğurda harcamadığı insan kalmıyor. Son kurbanı Quentin ise, savaştığı şirket olan Mercer'lerin en küçük oğlu. 

Kalbinin devreye girmesi ile söylediği yalanlarda boğulmadan hedefine ulaştığında ise karşısına çıkan manzara gerçek düşmanını sorgulamasına neden oluyor. Bu gelecekte insanlar kullandıkları mikro çiplerle gayet mutlular ancak altında yatan gerçekleri görebilen Maggie için durum tam tersi. Eşlerine bile feromonlarını ölçen mikro çiplerin karar verdiği bir dünya.. Parazit ise mikro çiplerin algısını değiştirebilen bir virüs..

Babasının alınmasının ardından çok zor duruma düşen ailesini kurtarmak için başka yolu yok ancak ailesinde bu şekilde düşünen tek kişi kendisi.. Karakterinde ki dik başlılık ve bencilliğe rağmen olmaya çalıştığı duygusuz insan olamamasını çok sevdim.

Quentin ise , Maggie ile tanışana kadar örnek insan rolünü oynayan bir çocuk. Tüm bildiği gerçeklerin çatlayışını ve tanımadığı birine güvenmek zorunda kalışını çok iyi atlatıyor. İki karakter tam olarak Yin ve Yang'ı oluşturuyorlar. Olayların gelişme hızına bayıldım. İkinci kitap için sabırsızlanıyorum. 








2017/02/20

Tess & Q Dönüşüm Kitap Yorumu


tess & Q Dönüşüm ile ilgili görsel sonucu
Tess & Q Dönüşüm - Pepper Winters
Puanım 5/4

Sen, benim esclave'imsin, ruh eşimsin.
Biz birbirimize aitiz, sonsuza kadar benimsin…

Q tüm dengeleri kontrolü altında tutsa da söz geçirmekte zorlandığı tek bir şey vardı. İçindeki karanlık… Elli sekiz numaralı kölenin dünyasına girmesiyle durumu daha da zorlaştı. Ama kendisi gibi kavgacı olan bu ruh, ona iki yanlışın tek bir doğru edebileceğini gösterdi. 

Q'yu tamamlayan Tess'ti. Tess'in vazgeçilmezi de Q… Şimdi onu bütün eden kadının intikamını almak için yemin eden Q'nun vermesi gereken bir sınavı daha vardı. Sınırlarını yok edip zırhını ortadan kaldırmak… Ve dönüşümü kucaklamak. 

Q karanlığın timsali olabilirdi ama o karanlık tamamen Tess'e aitti. 

İhtiyacım olanı bana ver, bırak nehirler aksın, içimizdeki karanlık kazansın…

Karanlık Serisi'nde Dönüşüm'e hazır mısınız?


Serinin ikinci kitabından ne bekliyordum bilmiyorum ama kesinlikle beklediğim bu değildi. Öncelikle ilk kitabın sert, erotik ve dram olduğunu düşünenler için söylüyorum. Bu kitap seviyeyi üçe katlamış. Bugüne kadar okuduğum bu alanlarda ki kitapların en serti olabilir. Yazar yine sizi hikayenin içine çekmeyi başarıyor. Ancak okurken pek çok alanda rahatsız oldum ki bunun nedeni erotizmle değil işkence..

Bu kitap Tess ve Q'nun bakış açısı ile iki ağızdan anlatılıyor. Q'nun karanlığına kendi ağzından tanık olunca, sevmeyi bilmeyen ve kesinlikle kurtarılamaz bir adam olduğu net bir şekilde anlaşılıyor. Neyse ki ruh eşini buldu. Eh Tess tam ihtiyacı olanın böyle bir adam olduğunun düşünüyorsa eleştirmemek lazım diye diye okudum. 

Kitabın ilk 100 sayfasında yandık sadece erotizm okuyacağız demiştim ama sonra tüm dengeler değişti. Bir insanın başına bu kadarı da gelemez diyeceğim her şey tekrar ve tekrar oldu. Her iki karakterinde kendi içinden geçenleri ve çocukluktan kalan kırıklıklarını okumayı sevdim. 

Ancak bu sefer Tess'in yaşadıkları benim için çok fazlaydı. Okurken zevk aldığımı söyleyemeyeceğim. Zaten karakterle empati yapmamda mümkün değildi. Yazar bu kadar yaşanandan sonra iki karakterin mutluluğu hak ettiğine karar vermiş (sonunda). Oun için seriyi üçüncü kitapla tamamlayacak. Umarım bu sefer mutlu ve umutlu bir hikaye kaleme alır. 

İlk kitabı daha çok sevmiştim. Ancak bu kitapta Q hakkında ki gözlemimde yanılmadığımı anladım. Diğer sadist erkek kahramanlarımız onun yanında çocuk gibi kalıyor. İki karakterin dönüşümlerini okumayı sevdim. Her bölümün başında ki alıntılara bayıldım. Kitap kapağı ve iç dizaynı harikaydı.

Q'nun cümlelerinin sürekli önce Fransızca sonra türkçe yazılması okuma zevkimi biraz düşürdü ancak yazar bu şekilde uygun gördükten sonra yapacak bir şey yok :)

Serinin ilk kitabı Tess'in Gözyaşları için tık tık!

UYARI: Kitap fiziksel ve psikolojik şiddet, tecavüz, cinayet ve aşırı oranda erotizm içerir!








2017/02/16

Kelebek Adası - Sarah Jio Kitap Yorumum


kelebek adası ile ilgili görsel sonucu
Kelebek Adası - Sarah Jio 
Puanım 5/4

Mavi kelebeklerin hikâyesini bilir misiniz? 

Mavi kelebekleri her yerde göremezsiniz. Oldukça nadir görülürler. Sabah uyandığınızda, "Bugün mavi kelebekleri görmeye gidiyorum," diyemezsiniz. Siz onları değil, onlar sizi bulur. 

Efsaneye göre bu kelebekler, değişimin habercisidir. Olur da gün doğumunda yolunuzu bir mavi kelebek keserse, bilin ki artık hayatınız eskisi gibi olmayacaktır. Ne hayatınız ne kaderiniz ne şansınız... 

Artık bildiklerinizi unutun. Belki bambaşka biri girer hayatınıza. Belki bambaşka bir yerde uyanırsınız. Ya da ilk kez adımınızı attığınız bir yerde kendinizi hiç olmadığınız kadar huzurlu ve evinizde hissedersiniz. 
Kaybolurken bulunursunuz. Geldiğinizi sanarken gittiğinizi görürsünüz. Hayata başka bakarsınız mavi bir kelebek kanat çırptığında, çünkü size başka bakıyordur artık hayat.

Sarah Jio'nun yeni kitabını duyunca mest oluyorum. Bu kitabın başında özellikle türk okurlarına hitaben önsöz yazması beni mest etti. Geçen yılda kitap fuarına imza için gelmişti. Bu kadar sevilerek okunan yazarların bizler için bir cümle yazmayı düşünmeleri ve farkında olmalarını çok seviyorum. Benzer bir davranışta son kitabında Adam Fawer'da bulunmuştu. Gerçi onu henüz okuyamadım.

Kitaba gelirsek, Kelebek Adası kitabı yazarın özellikle son iki kitabına göre bir tık havada kalmış gibi geldi bana. Öncelikle kitap kısa olmuş. Hemen bitti ki bunda yazarın kaleminin akıcı olması ve hikayeyi güzel yakalamış olması da etken tabii. Hikayeye yıllar önce balayında kaybolan gelin hikayesini duyarak başlamış ve bunu Bermuda Şeytan Üçgeni'nin bulunduğu kısımla bağlayarak efsanelere kendince bir eklemede bulunmuş. Kitap okumaya başladığım ilk yıllarda bu bölge ile ilgili uzaylıları barındıran bir teori okumuştum ama bu versiyonunu daha çok sevdim. Daha romantik olduğu kesin!

Hikaye yazarın çok sevdiği önce ve sonra arasında geçiyor gibi görünüyor ancak bugünden çok az bahsediyor. Aralara kattığı küçük hikayeler renk katmış. Bundan sonrası Spoiler içerebilir. Ana karakter Charlotte, çok mutlu bir gelin. Balayı için yapmak istediği mavi yolculuğu kocasını deniz tutmasına rağmen yapıyorlar ki yazar bu detayı aralarında ki uyumsuzluğu göstermek için eklemiş sanırım. Tabii balayı boyunca hasta olan kocasının eşliği olmadan bir nevi yalnız tatil yapıyor.

Bermuda Adasında tura katılacaklarken Charlotte bir şekilde tekneye yalnız biniyor ve hikaye teknenin kaza yapması ve Charlotte ile gizemli ve aksi Gray'in denizde yalnız mahsur kalmaları ile başlıyor. Birbirlerini hiç tanımayan bu iki kişi günlerce bir botta sonra da aylarca haritada bile görünmeyen bir adada mahsur kalıyorlar. Ne kadar yakınlaşsalar da aralarında ki sırlar sayesinde aslında yabancı kalıyorlar. Aşkı, sevgiyi, ihaneti ve dostlukları çok güzel toparlamış yazar. 

Düştükleri ada ile ilgili yazarın anlatımı bana biraz Lost'u hatırlattı ana neyse ki arafta değiller.. Biraz fantastik unsurlarda bulunduran bu kitabı sevdim ama dediğim gibi bir tık havada kalmış iyi bağlanamamış gibi geldi. 


mavi kelebek ile ilgili görsel sonucu

2017/02/09

Ateş Kitap Yorumum


ateş paula weston ile ilgili görsel sonucu

Ateş - Paula Weston 
Puanım 5/5
Gabe Winters aniden her şeyi hatırlamıştı.

Bir yıl boyunca Pandanus Plajı'nda sakin bir yaşam sürmüş, kütüphanede çalışmış ve ikiz kardeşini öldüren trafik kazasını atlatmaya uğraşmıştı. 


Rafa çıkageldiğindeyse gerçek kimliğini keşfetmişti, Gabe: Refaimlerden biriydi. Yüz yıldan fazladır hayattaydı. Yarı melek yarı insan, iblislerin canına okuyan sıkı bir kız ve sinir bozucu Rafa'ya umutsuzca âşık. 


Gabe artık hatıralarını kimin, nasıl ve neden değiştirdiğini biliyordu ve her şeyin cennet ile cehennem arasındaki bir güç savaşına doğru hızla sürüklendiğini de. 


Fakat daha da önemlisi son on yılını Rafa'ya neden ciddi anlamda zarar vermek isteyerek geçirdiğini de… 


"Weston tüm gerçekleri gözler önüne sererek son derece doyurucu bir sona doğru tam hız giderken  nefesinizi tutmamanız imkânsız." -Daily Telegraph


"Refaim serisi, gençlik edebiyatının muhteşem örneklerinden birisi ve Ateş, heyecan dolu ve hem acı hem tatlı bir son." 


Kitabı okurken nasıl bir ruh haline girdiysem hep seri devam edecek gibi hissettim. Hatta sonlara doğru iyice final kitabı olduğunu unuttum ve kafamdan sonra ki kitabı merak etmeye başladım. Bu kitabın yeterince açık olmamasından kaynaklanmıyor, yanıtlanmayan bir soru kalmadı ama nedense o his içimden gitmedi. 

Bir önceki kitabın yorumunu yazarken böyle de bırakılmaz ki bir kitap diye isyan etmiştim. Tabii bunu elime aldığımda nerede kalmıştı da çok merak ettim diye düşünerek başladım. Sonunda Jude ile Gabe her şeyi hatırladı. Düşmüş babalarını serbest bırakmaya çalışırken saldırıya uğradıklarını biliyorlar ancak kurtarıcılarının kim olduğu muallaktı. 

Cennet ile cehennem arasında beklenen büyük savaştan önce refaimler ile cehennem iblisleri arasında gerçekleşen savaşta müttefik bulamazlarsa kaybedecekleri kesin olunca tüm refaimlerin ortak dileği ile büyük bir risk alıyorlar. Yalanlar ile gerçeklerin birbirine karıştığı ve kime güveneceklerini bilmedikleri gün patlayan savaşta gerçek bağlarının ve sadakatlerinin sınandığı sınavdan başarı ile çıkmak zorundalar.

Gabe ile Rafa'nın sonunda ergenlikten çıkıp yetişkin davranışları sergilemelerine bayıldım. 139 yıl süren ergenlik mi olurmuş canım :) Bu kitapta her karakterle bağ kurabildim neredeyse.. Geçmiş kitaplardan sevmediklerimle bile.. Düşmüş melekler hakkında yapılan bu kadar spekülasyonlardan sonra neredeyse tonton babalar olmaları ise keyfimi yerine getirdi.

Sonunda her şeyin beklenmeyen bir şekilde açığa çıkması rahatlatıcı olsa da son durumda Refaimler ile Düşmüşlerin birlikte nasıl yaşayacağını da okumak isterdim. Yazarın kitabın sonunda yazdığı teşekkür kısmı ve yazma hikayesine bayıldım. Kısaca denedim denedim hep ret yedim. Zevk için gölgelere giriş yaptım patladı gitti demiş. Çok içten ve sevimli buldum.

Refhaim Serisi;
1) Gölgeler
2) Sis

3) Işıltı






2017/02/08

Keder Kitap Yorumum


keder amy bartol ile ilgili görsel sonucu

Keder - Amy A. Bartol
Puanım 5/5

İrlanda kıyısını ilk kez gördüm. Sarp kayalıklar dehşet içinde titrememe neden oldu. Uzun zaman önce, nasıl kimse fark etmeden Gancanaghların burayı evleri yaptığını aklım almıyordu. Soğuk, yosun kaplı yapı Gancanaghlar diye bağırıyordu bangır bangır. Yere düşen taşların arasındaki gölgelere baktığımda ölümsüz peri hatlarının kayayı tutmuş olduğunu ve gemimizin yanlarına gelmesini beklediğini hayal ettim.

Yüzümü gökyüzüne kaldırdım ve yağmurun beni yıkamasına izin verdim. Korkudan alnımda biriken soğuk teri götürmüştü.
Evie, Reed ve arkadaşları Gancanaghlardan kaçıp Zephyr'in adasına gitmişlerdi. Ancak Brennus onları bulmayı başarmış, Evie'yi yeniden elde edebilmek için planlar kurmaya başlamıştı. Evie artık Brennus'un ne kadar ileri gidebileceğini bildiğinden korkuyla gelecekleri ânı beklemekteydi. Evie'nin bilmediği şey ise Serafim olan babası Tau'nun onu aradığıydı. 
Peki ama Evie hem Russell ile olan geçmişlerinin sırrını çözüp hem de kendisini koruyabilecek miydi?


Sanırım bu serinin en sevdiğim kitabı oldu. Yazarın her kitapta aksiyonu üst düzeyde tutması okuma hızını arttırıyor. Bu kitabın sevdiğim kısmı ise sırların bir kısmının çözülmüş olması ve sonunda aşk üçgeninin parçalanmış olması.. Tam şu Russell içinde artık birileri olmalı derken öyle bir karakter eklendi ki bayıldım. 

Bu hikayede yeni eklenen karakterler Russell'ın Aspire'ı Anya dışında bir de Evie'nin babası ile hatırlamadığı cennette ki sevgilisi var. Bir de bunlar ilave Cole var ama onun işlevini henüz anlamadım. Hikaye bıraktığımız adadan devam ediyor. Brennus için kurdukları tuzak çok iyi işlemiyor. Hatta Brennus sürekli kaçak konumunda olduğundan gözümde ki değeri bir parça düşmüş olabilir tabii bir değeri olmuş olsaydı. Kötülüğün vücut bulmuş hali, vampir olması falan düşününce seveğimi sanırdım ancak bu kitapta olmadı.

Evie'nin babası Tau'ya sinir oldum. Sanırsın kızı ergen.. Hoş ergen tamamda kanatları falan var özgür iradeye ne oldu acaba?? Her kitapta iğrenç yaratıklar silsilesinin listesi kabarıyor ve kıyımın şiddeti büyüyor. Reed, Zac ve ölüm meleklerinden oluşan aileye Anna'da eklenince artık daha güçlü oldular. Beklentiyi karşılayan bir kitap oldu benim açımdan.. 

Final kitabı için beklentiyi arttırmak uğruna Brennus'u öldürmemelerine her ne kadar takmış olsam da sonuçta adam Reed'i resmen esir aldı, son kitabı hevesle bekliyorum. Reed'e gelirsek bu kitapta ne kadar olgun ve bilge bir karakter olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Evie'nin gerçek görevi ve cennette yaşadıkları tam olarak ortaya finalde çıkacaktır. 

Sonuçta bayıldım. Hemen okudum. Seriyi takip edenler zevkle okuyacaktır . Eğer seriyi henüz okumadıysanız hikayede kaybolmamanız için sıralamayı takip etmeniz çok önemli..

Diğer Kitapları;
1) Kaçınılmaz
2) Sezgi
3) Minnettar





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Online Okuyucular;