Lauren Oliver etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Lauren Oliver etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2016/11/09

Requiem Kitap Yorumum


requiem lauren oliver d&r ile ilgili görsel sonucu
Requiem - Lauren Oliver
Puanım 5/5
İsyanın amacı ve sebebi buydu: Özgür olmak. Yanlış olanı seçmekte bile.

Lena, artık Direniş'in aktif bir üyesi. Şehirlerde yavaş yavaş büyüyen isyan, Yabanıl 'da tam bir devrime dönüşüyor. Lena ise kavganın tam merkezinde. Lena ve arkadaşları Yabanıl'a göç ediyor. Ama artık Yabanıl da güvenli değil.


İsyan dalgası tüm ülkede yavaş yavaş yayılırken hükümet Geçersizler'in varlığını inkâr edemiyor. Devriyeler, isyanları bastırmak için sınırların dışına çıkıyor. Lena, giderek daha tehlikeli bir yere dönüşen Yabanıl'da hayatta kalmaya çalışırken en yakın arkadaşı Hana, yeni belediye başkanının nişanlısı olarak güvenli ve sevgisiz bir geleceğe hazırlanıyor.

İki eski arkadaş, sınırın iki yanında farklı hayatlar sürüyor. Ta ki hikâyeleri birleşene dek.
"Bu kitabı okumaya başlamadan önce cep telefonlarınızı kapatın ve planlarınızı erteleyin. Çünkü bir kez okumaya başladınız mı duramayacaksınız. Müthiş bir distopya."   -Kirkus-

Hayatımda ilk defa ilk kitabını okumakta zorlanıp devamının bitmesini istemediğim bir seri ile tanışmış oldum. Final kitabı ikinci kitabı da aşmış durumda. Hala ilk kitap bu kadar sönük olmayabilir miydi diye düşünüyorum. Ama her kitapta yazar farklı anlatımlar denediğine göre o da yakaladığı müthiş hikayenin sönük kalmasından korkmuş gibi geldi bana.

Kitaba gelecek olursak; bu seferde ikili anlatım tercih etmiş yazar. Bölümler Hana ile Lena arasında gidip gelirken soluksuz okudum resmen. Tedavi olmuş ve olmamış iki yakın arkadaşın bakış açısı çarpıcı. Hangisi daha şanslı bol bol düşündüm. Her şeye sahip olan Hana'nın yaşadıkları mı yoksa hiç birşeyi olmayan Lena'nın evrimi mi? Spoiler vereceğim ama değinmeden edemeyeceğim. Ben zaten ilk kitapta Alex ile Lena'nın başına gelende Hana'nın parmağı olduğundan şüphelenmiştim. 

Gerçi Hana'ya kızamadım çünkü hayatları çok farklı gelişebilirdi. Alex ile Julian arasında kalmasını çok sevemedim Lena'nın.. Gerçi başka çaresi de yoktu ya neyse.. Alex yine asaleti ile beni benden aldı. Ancak finalde hikaye bitmemiş yeni başlamış gibi hissettim. Devamı gelse süper olurdu. Çünkü ana karakterlerin yaşamının bundan sonra ne olacağı muallakta kalmış. 

Lena'nın annesi ile yeniden tanışması geçte olsa mutlu etti beni. Birde Kuzgun var ki.. Dediğim gibi hikaye kesinlikle devam edecek gibi kalmış. Direnişe gelirsek, duvarları yıkmak muhteşem bir his olmalı ancak bir duvarın yıkılması ile direniş kazanılmaz. Bu da aslında neden devam etmesi gerektiğinin bir diğer işareti...

Serinin Novellaları 'Annabel', 'Alex', 'Raven' ve 'Hana'.. Zamanında çevrilmiş olsa kitapları okurken daha keyif alabilirdik. 'Alex ve Hana ' ikinci kitaptan önce çıkmış. Bizse okurken kitabın sonuna kadar başlarına ne geldiğini bilmiyorduk. 

Bu arada Requiem anlamı Hristiyanlıkta ölümden sonra ruhun kurtuluşuymuş.
Sonuçta seriye bayıldım. 

Delirium Serisi
0,5) Annabel
1) Delirium
1.1) Alex
1.5) Hana
2) Pandemonyum
2.5) Raven (Kuzgun)
3) Requiem







2016/11/07

Pandemonyum Kitap Yorumu


pandemonyum lauren oliver d&r ile ilgili görsel sonucu

Pandemonyum - Lauren Oliver
Puanım 5/4,5

Nefret, Ağacı Saran Mantar Gibidir Besler, Ama Aynı Zamanda İçini Çürütür

"Önceki adın neydi?" diye soruyorum. Kuzgun donakalıyor. Sırtı bana dönük. "Yani, Yabanıl'a gelmeden önceki?" diye devam ediyorum. Kız bir an öylece duruyor. Sonra bana dönüyor. Feneri aşağıda tuttuğu için yüzü karanlıkta. Gözleri ay ışığında parıldayan kapkara iki taş gibi, yansımalardan ibaret. Alçak ama sert bir sesle, "Buna hemen alışsan iyi olur," diyor. "Eskiden yaşadığın hayat, tanıdığın insanlar, hatta eski sen... Hepsi toz oldu." Başını iki yana sallıyor ve daha kararlı bir tavırla, "Öncesi yok..." diyor. "Yalnızca şimdi var. Ve bundan sonra olacaklar."

"Bir zamanlar öyle bir kızdım: Sendeliyor, dibe batıyordum. Işık ve boşluğun içinde kaybolmuştum. Geçmişim tamamen silinmiş, çamaşır suyuyla temizlenip bembeyaz edilmişti. Ama insan herhangi bir şeye tutunarak gelecek kurabilir. Küçücük bir parçaya, bir ışık hüzmesine. Yavaşça, adım adım ilerleme arzusuna. İnsan harabelerden, içini ferahlatacak bir şehir inşa edebilir."


İlk kitap yorumumu okuyanların bileceği gibi, devamı için hiç heyecanlı değildim. Hatta aralarda başka kitaplar okudum. Ancak ikinci kitabı elime almamla bitirmem arası çok kısa. Bir yazar devam kitabında kendini nasıl bu kadar aşabilir anlamış değilim. Böyle olacağını tahmin etmiş olsam ilkini daha hızlı okuyup ikinciye geçerdim.

İkinci kitapta distopyanın ve direnişin resmen dibine vurduk. Bayıldım. Tek kusuru Alex'in son sayfaya kadar olmamasıydı. Hatta öyle bir duruma geldi ki hikaye olsa mı olmasa mı bilemeyecektim. Neyse ki Alex'e olan sadakatim ağır bastı ve kuvvetli bir oley!! ile bitirdim kitabı. Birde beklediğim ancak bulamadığım ikinci karakter Lena'nın annesiydi. Keşke hikayesine giriş olsaydı.

Onun dışında yeni eklenen karakterlere bayılmakla birlikte, Lena'nın kaçtığı ailesi ve Hana 'yı merak ettim. Yabanıl hayatı tam hayal ettiğim gibiydi. Hikaye önce ve sonra arasında gidip gelmiş ki bu konsepti de sevdim. Acaba ilkinde olsa daha akıcı olur muydu? 

Beklenti düşük başlayıpta çok beğendiğim kitapları ayrı seviyorum. Son kitabı okumak için sabırsızlanıyorum.

* Pandemonyumun anlamı bütün şeytanların bulunduğu yer, cehennem...

2016/11/02

Delirium - Lauren Oliver Kitap Yorumu


deliryum lauren oliver ile ilgili görsel sonucu
Delirium - Lauren Oliver
Puanım 5/3,5

Aşk tedavisinden sonra sonsuza dek mutlu ve güvende olacağımı söylediler. Ve ben, onlara hep inandım. Şimdiye dek. Şimdi artık her şey değişti. Artık, bir yalanın baskısı altında yüzyıl yaşamaktansa, aşk hastalığıyla geçireceğim kısacık bir ömrü tercih ederim.

Bu kitabı bu kadar geç okuma nedenim hakkında ki yorumlardı. Sevmedim, çok kötü, bayıldım arasında geçen yorumlardan sonra soğumuştum. Ama bir yandan da özgün konusundan dolayı merak ediyordum. Kafamda oluşan ise gelecek zamanda yada uzayda bir yerde insanların ultra modern aygıtlarla aşkı vakit kaybı gördüğü için tedavi ettiği fln gibi distopyalardı.

Kitabı okuyanlar bana çok gülüyordur zira okurken bende kendime bir tarafımla güldüm. İşin iyi yanı ise beklentimin çok düşük olmasıydı. Öncelikle konusunun özgün olduğunu vurgulamalıyım ancak Delirium diye bir hastalık gerçekten varmış. Yazar onun semptomlarını aşka uyarlamış uyarlamasına da bence kitapta ki en büyük eksik, tedavinin aşk için uygulanıyor olduğu yanılgısıydı. 

Tedavi her türlü uç duygudan kurtulmak için uygulanıyor. İnsanların tercihleri, zevkleri değişiyor. Şehirde fazla gülmek, yüksek müzik dinlemek, onaylanmamış film izlemek hele çok affedersiniz! dans etmek kesinlikle kabul edilemez. Bu belirtileri gösteren insanların tedavilerinin tekrarlanması gerekiyor.

Bu durum tüm distopyalarda ve tiran yönetimlerinde olduğu gibi beni çıldırttı. Insanları mutlu ve güvende olmaları için tedavi ettiklerine inandırmışlar ancak sorgulamalarını gerektiren dürtüleri bastırılmış. Alın size 1. sınıf koyunlar sürüsü..

Kitap çok yavaş ilerliyordu. Belki de yazarın vermeye çalıştığı bu şehirde yaşayan insanların genel algı düzeyinin sakinliğidir. Ancak Lena henüz tedavi olmadığından dolayı bu algı duruluğuna sahip olması çok mantıklı gelmedi bana.
Lena hikayenin başında annesinin hastalığa kapılıp intiharının ardından sistemin gerekliliğine inanmış ve katı kuralları benimsemiş bir kız. İnsanların gözü üzerinde olduğundan dolayı hep çok dikkatli yaşıyor.

Ta ki aşkı bulana kadar. Ama o bile onun itaatsizliğini sağlayamayacak gibi görünüyor, geçmişte kendisinden saklanan sırrı öğrenene kadar.. Kitabın durgunluğu beni sıkardı ama bende aralıklı okuyabildiğim bir dönemde olduğumdan tölere edebildim ancak sonu beni ikinci kitap için heyecanlandırdı. Belki şu şehirden çıkınca hikaye hareketlenir.

Alex'e yer vermeden bitiremeyeceğim yorumumu.. O nasıl kendinden emin, sisteme karşı ve aşkı sahiplenmiş bir çocuktur öyle.. En sevdiğim karakter oldu kesinlikle kitapta.. Kitaba vereceğim maksimum puan 3 olurdu ama sonu ikinci kitaba şans vermek istememe neden olduğu için 3,5 oldu.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Online Okuyucular;