Jennifer L.Armentrout etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Jennifer L.Armentrout etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2016/11/14

Geri Dönüş - Jennifer L. Armentrout Kitap Yorumu // Titan 1


t,tan geri dönüş ile ilgili görsel sonucu

Geri Dönüş - Jennifer L. Armentrout
Puanım 5/4

Tarih bir kez daha tekerrür etme cüretini gösteriyor.

Seth'in hayatını tanrılara adamasının üzerinden bir yıl geçti. Ve şimdiye kadar, tanrıların ona verdiği görevler hep şiddetli ve kanlı oldu. Bu durum Seth için sorun değildi. Kan ve şiddete alışıktı. 


Ancak şimdi Apollo'nun onun için başka bir planı var. Ellerini ve başka bir uzvunu uzak tutmak kaydıyla muhafız rolünü üstlenmek zorunda. Ve kendini dizginleme konusunda gerçekten başarısız biri olduğundan, bu görev onun şimdiye kadarki en zor görevi olabilir.

Josie'nin bu inanılmaz seksi adamın ne olabileceğiyle ilgili hiçbir fikri yok. Ama büyük olasılıkla evden ayrıldıktan sonra başlayan yeni hayatı, Olympos büyüklüğünde bir blenderin içine atılıp püre haline gelmek üzere. Josie ya delirecek ya da antik bir mitin içinden fırlamış bir kâbus onu ele geçirmek için fırsat kollayacak. Daha da kötüsü, altın rengi gözlü, sır saklayan Seth ile arasında oluşan beklenmedik çekim bunların hepsinden daha tehlikeli olabilir.


Melez Sözleşmeleri serisinin devamı olarak düşünülebileceği gibi tamamen bağımsız olarak başlanabilecek bir seri.. Kitabı okurken Melez Sözleşmeleri'ni tamamen unutmuş olduğumu fark ettim. Yazarın kitapları ne kadar akıcı olup soluksuz okunsa da çabuk unutuyorum. Bunda içsel gevezeliklerin haddinden fazla olması etken muhtemelen.

Yazarı tanıyanların bileceği üzere, yazar seksi sohbetler ve düşünceler yazmayı seviyor ancak kitaplarına erotik diyemeyiz. Yine fantastik bir kitapta sırıtmayacak seviyede yazmış yazmasına ama beni rahatsız eden düşüncelerinde çok fazla yer vermesi ve kendini tekrar etmesiydi. (Seth'in kaslı uzun seksi bacaklarını her görüşünde aynı şeyi düşünmesi ve koca paragraf olması okurken konudan kopmamı sağladı.) 

Onun dışında kitabı, hikayeyi, kurguyu sevdim. Josie'nin Alex'e çok fazla benzemesi olumsuzluk olabilirdi ancak tecrübesiz olması Alex'le ikisini ayırıyor. Uyanan güçleri ile yazarın bu ayrıma  ilerleyen kitaplarda dikkat etmesi gerekiyor bence. Josie, sıradan bir insan olarak büyümüş bir yarı tanrı olarak çok cesurdu. Hazır cevaplığı ve insan zaafı olarak görülen merhametini sevidm. Seth'e gelirsek, bildiğimiz uyuzluklarının bu hikayede törpülenmesi güzeldi.

Titanlar ise öyle baş belası ki Tanrılar yanlarında sevimli bebekler gibi kalıyor. Bu serinin en sevdiğim yanı şüphesiz her yerde bir Tanrı ile karşılaşma ihtimali.. Süpermarket, yatak odası, hatta Apollo için duş bile olabilir. Dialogları eğlenceli ama iç sesi fazla yoğun..  İlerleyen kitaplarda aksiyonu daha bol hikayeler okuyacağımızı ümit ediyorum.









2016/07/26

Kimi Seçtiğine Dikkat Et! Kitap Yorumum


Kimi Seçtiğine Dikkat Et! - Jennifer L.Armentrout
Puanım 5/4

"Karanlık Elementler" macerası, serinin üçüncü kitabı Kimi Seçtiğine Dikkat Et ile soluk soluğa sürüyor!

Her seçimin bir sonucu var. Ama on yedi yaşındaki Layla herkesten daha zorlu seçimlerle, daha ağır sonuçlarla karşı karşıya… Işık mı karanlık mı? Kışkırtıcı iblis Roth mu, koruyucu Muhafız Zayne mi? Hepsinden zoru da hem iblis hem Muhafız olan Layla'nın hangi yanını seçeceği…

Üstelik Layla yeni bir sorunla karşı karşıya: İblislerin en ölümcülü olan Lilinlerden biri kaçtı ve en yakın arkadaşını ele geçirdi.

İki dünyanın, iki yakışıklının arasında bölünmüş olan Layla, eski bir pazarlığın kıskacında bir çözüm bulmaya çalışıyor. Sırlar her yana saçılmış, doğruyla yanlış birbirine karışmışken yapılabilecek tek şey sadece kalbinin sesini dinlemek ve var gücünle savaşmak!


Bu seriyi neden okuduğumu bol bol düşündürdü bana yine bu kitap! Sanırım Roth ve Zayne için.. Hikaye yine inanılmaz akıcı ancak sık sık 'Aaa bu Alacakaranlık'ta da yok muydu' dedim. Yaratıkları kendine özgü olabilir ancak ikili ilişkiler hep aynı senaryo da dönüyor hissi verdi. Bu arada baştan söyleyeyim serinin en sevdiğim kitabı oldu. Bir noktadan sonra aman boşver deyip kendimi kaptırdım. Klişe de olsa bu karakterlerle yine sevdim.

Hikayeye gelecek olursak, Layla yine tüm saflığı ve salaklığı ile karşımızda bu açıdan Bella'yı aratmıyor. Gözünün önündekileri görmemekte direniyor. Annesi olan Lilith ile ilk kez karşılaşıyor ve bir ara Cehennem'i ziyarete gidiyor. Alfa'ların da dahil olduğu çok stresli günleri de Roth'un koynunda geçiriyor. Bu kadar gücün böyle bir zeka! ile harcanması yazık değil mi derken.. Yok ya o kadar da yüklenmemek lazım..

Bu arada hikayelerde kız hep iyi olmak zorunda mı? Mesela Layla karanlığı seçse ne olur? Bence bir kurguda bunun üstüne yapılmalı.. Roth meselesine gelince, tamam özgür irade vs tamam da, Veliaht Prens olan bir iblisin meleklere taş çıkarması adil mi? Bu nasıl bir karakter değişimidir? Yine gözüme batan ama hikayenin akıcılığında rahatsız etmeyen bir mesele de devrik cümleler ve çeviriler oldu ki, bu serinin tüm kitapları için geçerli bu..

Sevdiğim kısmı ise hikayenin akıcılığı ve özellikle erkek karakterleri oldu. Layla'da fena değildi.. Özellikle ne olduğuna dair ortaya çıkan gerçekler, yaradılışın tarihi ve ebeveyn sorunları gibi konuların ortaya çıkmasını sevdim. Bu sefer eklenen Cehennem Efekti, Patronun ya da Ölüm'ün işe karışması, kurguyu çok farklı yönlere çekiyor. Bir de o büyülü hayvan meselesi var. Bambi olmamalıydı diyorum.. Cayman denen iblisinde diline bayıldım. 'Çay fincanım mı?' Seri üç kitaptan oluşmuş ama devamı olsa onları da okurdum. 

Karanlık Elementler Serisi yorumum için tık tık!


Alıntılar

Bambi bir Muhafız yemişti.
Ponpon ise bir Alfa.
Bu büyülü hayvanlar amma da arsızdı yahu.


“Zor olduğunu tahmin ediyorum etmesine, ama aslında bilmiyorum. Kendimden başka bir şeyi ya da birini sevmedim,” diye cevap verdi ve buna tek kaşımı kaldırdım. En azından dürüsttü. “Sevdiğin birini kaybetmek berbat olmalı.”

“Bu sevimli saflığının aslında şirin bir ahmaklık olduğun düşünmeye başlıyorum. Köyün aptalının sevimli versiyonu gibisin.”

“Senin şu Lilin, sevgili anneciğinin serbest kalmayacağını ve elinden hiçbir şey gelmeyeceğini fark ettiğinde ne yapacak dersin?" Ellerini havaya kaldırdı ve parmaklarını eğip büktü. “Kaos baş gösterecek ve kaos baş gösterince ne olacak sence? Devreye Alfalar girecek ve sayıları o kadar fazla olacak ki Ponpon hepsini yemeye çalışırken mide fesadı geçirecek. Bunu istemeyiz. Cidden.”









2016/02/23

Karanlık Elementler Seri Yorumu



Karanlık Elementler Serisi - Jennifer L. Armentrout
Kimi Öptüğüne Dikkat Et !
Puanım 5/4
On yedi yaşındaki Layla'nın tek istediği normal olmak; okulda göze batmamak, âşık olduğu nefes kesici Zayne'le sıradan bir çift gibi gezip tozmak… 

Ama Zayne, Layla'yı küçük kız kardeşi gibi görüyor ve Layla normal olmaktan çok uzak. Yarı iblis yarı Muhafız Layla kimsenin sahip olmadığı yetenekler taşıyor; onun öpücüğü, ruhu olan her şeyi öldürecek kadar güçlü. 


Bir gün Layla, Roth'la tanışıyor: kışkırtıcı dövmeleri olan ve Layla'nın sırrını bildiğini iddia eden bir iblis o. Layla, ondan uzak durması gerektiğini bilse de tehlikeli öpücüğün cazibesi yüzünden Roth'a kayıtsız kalamıyor. Roth'a güvenmek hem aşkını hem de onu yetiştiren Muhafız ailesini kaybetmesine neden olabilir. Ama Roth'tan öğrendiği iblislere dair sırlar, her şeyi değiştirecek gibi… 
Artık Layla için hiçbir şey göründüğü gibi değil…

Serinin ilk kitabını sevdim. Kurguya girişi, Layla'nın karakteri hem duygusal hem eğlenceli ve zeki hemde cesur, oluşuna bayıldım.

Kurgusundan kısaca bahsedersek, Layla muhafızlarla birlikte yaşayan yarı iblis ve yarı muhafız melezi bir kız.. Muhafızlar, cennet tarafından görevlendirilen, insan gibi görünen ancak uyurken taşlaşarak Gorgoyle şekline bürünen ve insanlıkla dünyayı cehennemin yaratıkları iblislerden koruyan yaratıklardır.

İblisler ise, cehennem tarafından görevlendirilen ve dünyada zevk için dolaşıp, insanları kışkırtan ve cehenneme bir nevi ruh toplayan yaratıklar. Şekil değiştirip insan gibi görünebiliyorlar. 

Her iki ırkında kendince güçleri ve zayıflıkları var. Layla ise annesi Lilium ( en güçlü iblislerden, babası bir muhafız olması nedeni ile melez.. Muhafızlar tarafından yetiştirilmiş ancak ona güvenmiyorlar. O şekil değiştirmiyor (en azından tehlikede değilse), ancak kendine göre güçleri var. Şekil değiştiren iblislerin gerçek halini görebiliyor ve dokundukları muhafızlar için işaret fişeği gibi parlıyor. Bir rutin oluşturmuşlar. Layla sabah dokunuyor, gece muhafızlar avlıyor.. Layla'nın bir diğer özelliği ise iblis olduğundan dolayı, ruhu olan her varlığın ruhunu emebiliyor ve bunu kontrol edemiyor. Muhafızların çoğu çift doğasından dolayı ondan nefret ediyor. 

Birlikte yetiştiği Zayne'e umutsuzca aşık, ancak Zayne onu kardeşi gibi görüyor ve her durumda mutlaka koruyor. Bir gün, okulda ortaya çıkan Roth sayesinde işler zıvanadan çıkıyor. Cehennem Prensi ünvanlı ve en güçlü iblislerden olan Roth'tan, Layla ilk başta uzak durmaya çalışıyor ama gelişen olaylar ve tehlikeler karşısında bir arada çalışmak zorunda kalıyorlar ve aşık oluyorlar. Ancak nasılsa Layla hem Zayne hem Roth arasında gidip geliyor.

Kurgu ana fikri ile bu şekilde ancak Layla karakterinde ciddi sıkıntılarda yok değil. Roth'a bayıldım. Tam bir iblis, vurdumduymazlığı, zekice cevapları ve haylazlığı ile Alacakaranlık Jacob'ı anımsattı bana.. Zayne karakteride çok iyi oturmuş ki bu da yazarın klasik iki mükemmel erkek arasında kalan kız kurgusunu oluşturuyor yeniden..


Kime Dokunduğuna Dikkat Et ! - Puanım 5/3

Düşün ki on yedi yaşındasın, damarlarında hem iyinin hem kötünün, hem İblis'in hem Muhafız'ın kanı dolaşıyor… Düşün ki iki aşk arasındasın; bir yanda çocukluk aşkın, bir yanda nefes kesici yakışıklın… 

İşte şimdi Layla'yı anlamaya başladın! Doğru ile yanlışın, kalbi ile mantığının arasında kalmış Layla'yı… Layla, darmadağın olmuş hayatını toparlamaya çalışıyor. Çünkü onun gizemli güçleri değişmeye başlıyor, Muhazıf klanı tehlikeli sırları ondan gizliyor ve hiç beklemediği bir anda Roth, dünyasını sonsuza dek değiştirebilecek haberlerle geri dönüyor. 

Karanlık Elementler serisinin ilk kitabı Kimi Öptüğüne Dikkat Et! 'in ardından, Kime Dokunduğuna Dikkat Et! ile Layla gerçeğe biraz daha yaklaşıyor. Onunla yürümeye var mısın?

İlk kitabın bitiminde ki hayal kırıklığından sonra Roth, tekrar dönene kadar Layla resmen hem kendini hemde bizi yedi bitirdi. Roth ile olan aşkının öğrenilmesi sonucu zaten zor olan hayatı, muhafızların güvensizliklerinin artması ile resmen cehenneme dönmüşken iki aşk arasında kalması üzerine aksiyonu daha az bir geçiş kitabı olmuş. 

İkinci kitabı benim için gerçek bir hayal kırıklığı oldu. Layla'nın ısrarla kendi güçlerini fark etmemesi tabiri yerindeyse sürekli göz çevirmeme neden oldu. Layla'nın artık zarar vermesi için öpmesi gerekmiyor, dokunması yeterli.. Ancak bunu bir tek kendisi anlayamadı kitabın sonuna ve inanılmaz kazaya kadar..

Bu iki aşk arası kalması ve pasifliği de kitaba tahammülü azalttı benim açımdan..
Roth ise, cehennemden belli bir görevle geri geliyor ve o sevimli karakterini tamamıyla sergiliyor ki, ne acı.. Zayne ise hiç beklemediğim kadar mükemmel tavırlar takındı ama ne fayda, neredeyse kendi felaketi oluyordu. Aşkı bu kadar basit göstermemelilerdi bence.. Ama üçüncü kitabı yine okuyacağım.

 
Kitapların orijinal kapakları ve isimleri bunlar.. Hangi akla ve mantığa uyup bize bu kadar itici isimler bulmuşlar anlayamadım. İkinci kitabın kapağı aynı ama ilk kapak resmen çok itici.. Yazarı tanımasam kesinlikle okumazdım.. 





2016/02/20

Lux Serisi Yorumum

Lux Serisi - Jennifer L.Armentrout
Puanım 5/3
Babasının ölümünden sonra hemşire olan annesiyle birlikte Batı Virginia’ya taşınıp okula orada devam eden Kathy, sıkıcı ve yalnız geçen günlerinden birinde inanılmaz yakışıklı, kaba ve kendini beğenmiş komşusu Deamon’la karşılaşır. Deamon ne kadar aksi ve kaba ise kız kardeşi Dee ise o kadar sıcak, cana yakındır. 

Daemon'ın tüm pisliklerine rağmen bu sakin ve her şeyden uzakta ki kasabada iki kız yakın arkadaş olurlar. Her ne kadar bu iki liseli gencin yalnız yaşaması garip gelse de hikayelerinin mantığa uymasıyla Kathy çokta sorgulamaz.
Bir gün Kathy bir kaza sonucu kamyonun altında kalacakken Deamon'ın müdahalesi (zamanı durdurması) sonucu kurtulur. 

Komşularının uzaylı olmaları ve doğaüstü güçleri yetmezmiş gibi Deamon'ın hayatını kurtarması sonrası üzerinde bıraktığı iz ile uzaylılar için bir havai fişeğe dönüşen Kathy artık herkesin hedefindedir. Kathy bu müdahale sonrası sadece parlamaz aynı zamanda doğa üstü güçler geliştirir ve güvenebileceği kimse yoktur. Komşularından başka.. 

Aksiyonu, aşkı, dostluğu ve fantastik kurguları içinde barındıran bu seri benim kendi adıma uzaylılar ile ilgili okuduğum ilk seriydi ve pişman değilim. 2015 'te bitirdiğim serilerden olan ve dünya çapında olduğu gibi ülkemizde de çok okunan seriyi sizlerde benim gibi popüler yayınlara ön yargılı yaklaşanlardansanız, korkmadan alın okuyun derim. Zira ben karakterleri sevdim. Yaş ortalamaları küçük olduğu için bazı bölümler bence biraz basit kaçmış ama yinede akıcı okunabilir.

Deamon ile Kathy aşkı oluşacak mıydı yoksa kazayla işaretlemesi sonucu mu oldu? ondan emin olamadım mesela. Yine oluşturulmaya çalışılan aşk üçgeni çok saçmaydı ki bu da Alacakaranlık Jacob dayatmasına benzemiş ancak burada ki karakterin o kadar etkiside yoktu Kathy için..


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Online Okuyucular;