leyla sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster
leyla sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster

2016/02/05

Leyla - Kitap Yorumu


Leyla - Alexandra Cavellus
Puanım 5/5

BOSNALI BİR KIZIN YÜREĞİNİZİ BURKACAK VE TÜYLERİNİZİ ÜRPERTECEK GERÇEK HAYAT ÖYKÜSÜ

Bosnalı Leyla büyük bir kâbusu atlatmıştı: Bosna'daki toplama kampında geçirdiği iki yılı. Binlerce kadının travma geçirmesine neden olan savaşın karanlık ve baskıcı yüzünü anlatan bir kadın... Onun isyankâr öyküsü ve acıyla dolu dokunaklı kaderi... 

"Bu kitabın kapağını açmadan önce, cehenneme açılan bir kapının eşiğinde olduğunuzu bilmelisiniz. İnsan denilen yaratığın bütün kötülüklerini sergiye çıkarttığı bir coğrafyaya, Balkanlara adım atacaksınız… 

Kadınların beden ve ruhlarının nasıl lime lime edildiğini okurken "insan uygarlığı" denilen barbarlıktan kaçıp, en vahşi hayvanların şefkatli uygarlığına sığınmak isteyeceksiniz."
-Sydsvenska Dagbladet.

Bu kadar acı ve yürek burkucu bir kitap okumadım. Ağlayarak elimden bıraktığım kitaba her seferinde geri döndüm. Korkunç bir öyküydü. Bir zamanlar basın organlarında Yugoslavya'nın adıyla birlikte duyduğum 'etnik temizlik', 'toplama kampı', 'toplu tecavüz' gibi sözcüklerin ne anlattığını bu kitapla anladım.       -Allt om Böcker

Balkanlarda neler olup bittiğini anlatan sarsıcı bir kitap. Leyla kendisinin ve başka kadınların yaşadıkları cehennemi haykırıyor... Bu kitabı sonuna kadar okuyup bitirmeden duramıyorsunuz.
-Svenska Dagbladet

Eğer yetkim olsa her okula insanlık dersi diye bir ders koyar ve bu kitabı herkesin okumasını zorunlu kılardım.         -Dagens Nyheter

Bosnalı Leyla'nın gerçek hayat hikayesinin anlatıldığı bu kitabı okurken çok ağladım. Ağladıkça daha da çok okudum. Tam artık yeter daha fazlası olamaz derken, Leyla'nın başına öyle şeyler geldi ki.. 

Evet bu bir kızın gerçek öyküsü.. Öyle ki okurken kendinizi tutamıyorsunuz. Kitabı okurken çok utandım. Bunların yaşandığını nasıl olu rda bilmem ve hiç araştırmadım diye .. 

Leyla o kadar cesur bir kız ki toplama kamplarından sonra bile sevgiye, insanlara, hayata olan güvenini yitirmemiş. O kadar cesur ki az sayıda hayatta kalandan biri olmasına rağmen savaştan sonra, aldığı tüm tehditlere rağmen hikayesini paylaşıp duyurmak istemiş. Öyle bir hikaye ki üzerine söylenebilecek tek kelime bile yok aslında.. 

Size hissettirdiklerini asla unutamayacaksınız.



2015/12/30

Kafes -Roxane Gay Kitap Yorumum


Kafes - Roxane Gay 
Puanım 5/3,5
Bir kafesin içindeydim ve bu, içine tıkılacağım kafeslerin sadece ilkiydi...

Varlıklı bir ailenin kızı olan Mireille Duval Jameson, yaz tatili için kocası ve oğluyla birlikte Haiti'deki ailesinin yanına gelir. Bir öğleden sonra, sahile inmek üzereyken silahlı adamlar tarafından kaçırılır. 

Haiti'de sıkça görülen kaçırılma vakaları çoğu kez pazarlıklar sonucu kısa sürede son bulmaktadır. Ancak onun durumu farklıdır çünkü babası talep edilen yüklü miktardaki fidyeyi ödemeyi reddederek pazarlık etmeye kalkar. Kızını kaçıran adamların ise buna niyeti yoktur. Böylece, genç kadının işkence ve tacizlerle dolu esareti başlamış olur.
O artık hiç kimsedir. Esareti boyunca kendisine dayanma gücünü ise hiç kimse olduğunu düşünmek vermiştir. Bu yüzden de iki farklı kadına dönüşür: her şeyi hatırlayan ve hiçbir şey hatırlamayan…

"Roxane Gay'in en büyük başarısı, hikâyesini oturttuğu temele pek çok farklı unsuru titizlikle dahil edebilmesidir."
-The New York Times-

"Bu kitapta basit bir kaçırılma olayından çok daha fazlası var. Roxane Gay romanına politik ve sosyolojik gözlemlerini de katarak ortaya oldukça gerçekçi bir hikâye çıkmayı başarmış."
-Chicago Magazine-

"Kafes'i okurken duygudan duyguya geçiş yapacak, Mireille'in hayatta kalma savaşına tanıklık ederken kendinizi çoğu kez 'onun yerinde olsam ne yapardım?' sorusunu sorarken bulacaksınız."
-Cosmopolitan-


Bu tarz kitapları okurken çok etkileniyorum. Aslında sevdiğim bir tür değil. Daha doğrusu keşke gerçek olmasa da var olmasa demek istediğim bir tür. Ama sıkça okuyorum. Kitapta yazar ipuçları vermekle birlikte aslında Miri'nin başına gelenleri detaylandırmamış ki zaten gerekte yok. İlk yarısı kendi tabiri ile Kafes'te bulunduğu zamanı, ikinci yarısı da sonrasını anlatıyor.

Spoiler olabilir.
Kitapta boşluklar vardı bana göre mesela kurtulduktan sonra kocası ile arasında olanlar, Miri'nin kocasını çokta suçlamaması .. Aslında Michael suçlu değil ama sonrasında yanında kendini güvende hissetmesi çok makul gelmedi bana kaçırılırken de yanındaydı. Bundan sonra özellikle aynı adama güvenebilir miydim sanmıyorum. Duygusal anlamda da biraz zayıf buldum. Sonuçta kaçırılmışsın telefonda neden istediklerini söylemiyor. Ne zaman konuşsa inatla istediklerini yapmıyor ve iyi olduğunu söylüyor bu da babasının pazarlık kararını güçlendiriyor. Bu başına gelenleri hakettiği anlamına gelmiyor ama zarar görmeden geri gönderilen kadınlarda varmış. Daha güçlü ifadeler kullanılabilirdi. Bir de annesi dahil neredeyse kimsenin babasını suçlamaması çok korkutucuydu.

Ama geneline bakıldığında güzel bir kitaptı. Yoğun dram okumayı seviyorsanız tavsiye ederim. Ancak bu alanda okuduğum en inanılmaz kitap(bence) Leyla idi ki onuda tanıtmanın zamanı gelmiş sanırım..

Alıntılar:
''Kız çocukları erkeklerin olduğu bir dünyada asla güvende değil. Dolayısıyla güçlü olmayı öğrenmeleri gerekiyor.''
“Eğer baban parayı ödemezse, başına neler gelebileceği
hakkında hiçbir fikrin yok,” dedi Komutan. Sesi neredeyse üzgün geliyordu.

Ona bildiğim ismiyle hitap ettim. “Yaptıklanndan sonra
beni öldürmeliydin,” dedim.

Kendine Komutan adını takan Laurent
Charles beni fiilen öldürme cesaretini göstermedi ama ben işte
bu şekilde öldüm.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Online Okuyucular;