Kafes etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kafes etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2015/12/30

Kafes -Roxane Gay Kitap Yorumum


Kafes - Roxane Gay 
Puanım 5/3,5
Bir kafesin içindeydim ve bu, içine tıkılacağım kafeslerin sadece ilkiydi...

Varlıklı bir ailenin kızı olan Mireille Duval Jameson, yaz tatili için kocası ve oğluyla birlikte Haiti'deki ailesinin yanına gelir. Bir öğleden sonra, sahile inmek üzereyken silahlı adamlar tarafından kaçırılır. 

Haiti'de sıkça görülen kaçırılma vakaları çoğu kez pazarlıklar sonucu kısa sürede son bulmaktadır. Ancak onun durumu farklıdır çünkü babası talep edilen yüklü miktardaki fidyeyi ödemeyi reddederek pazarlık etmeye kalkar. Kızını kaçıran adamların ise buna niyeti yoktur. Böylece, genç kadının işkence ve tacizlerle dolu esareti başlamış olur.
O artık hiç kimsedir. Esareti boyunca kendisine dayanma gücünü ise hiç kimse olduğunu düşünmek vermiştir. Bu yüzden de iki farklı kadına dönüşür: her şeyi hatırlayan ve hiçbir şey hatırlamayan…

"Roxane Gay'in en büyük başarısı, hikâyesini oturttuğu temele pek çok farklı unsuru titizlikle dahil edebilmesidir."
-The New York Times-

"Bu kitapta basit bir kaçırılma olayından çok daha fazlası var. Roxane Gay romanına politik ve sosyolojik gözlemlerini de katarak ortaya oldukça gerçekçi bir hikâye çıkmayı başarmış."
-Chicago Magazine-

"Kafes'i okurken duygudan duyguya geçiş yapacak, Mireille'in hayatta kalma savaşına tanıklık ederken kendinizi çoğu kez 'onun yerinde olsam ne yapardım?' sorusunu sorarken bulacaksınız."
-Cosmopolitan-


Bu tarz kitapları okurken çok etkileniyorum. Aslında sevdiğim bir tür değil. Daha doğrusu keşke gerçek olmasa da var olmasa demek istediğim bir tür. Ama sıkça okuyorum. Kitapta yazar ipuçları vermekle birlikte aslında Miri'nin başına gelenleri detaylandırmamış ki zaten gerekte yok. İlk yarısı kendi tabiri ile Kafes'te bulunduğu zamanı, ikinci yarısı da sonrasını anlatıyor.

Spoiler olabilir.
Kitapta boşluklar vardı bana göre mesela kurtulduktan sonra kocası ile arasında olanlar, Miri'nin kocasını çokta suçlamaması .. Aslında Michael suçlu değil ama sonrasında yanında kendini güvende hissetmesi çok makul gelmedi bana kaçırılırken de yanındaydı. Bundan sonra özellikle aynı adama güvenebilir miydim sanmıyorum. Duygusal anlamda da biraz zayıf buldum. Sonuçta kaçırılmışsın telefonda neden istediklerini söylemiyor. Ne zaman konuşsa inatla istediklerini yapmıyor ve iyi olduğunu söylüyor bu da babasının pazarlık kararını güçlendiriyor. Bu başına gelenleri hakettiği anlamına gelmiyor ama zarar görmeden geri gönderilen kadınlarda varmış. Daha güçlü ifadeler kullanılabilirdi. Bir de annesi dahil neredeyse kimsenin babasını suçlamaması çok korkutucuydu.

Ama geneline bakıldığında güzel bir kitaptı. Yoğun dram okumayı seviyorsanız tavsiye ederim. Ancak bu alanda okuduğum en inanılmaz kitap(bence) Leyla idi ki onuda tanıtmanın zamanı gelmiş sanırım..

Alıntılar:
''Kız çocukları erkeklerin olduğu bir dünyada asla güvende değil. Dolayısıyla güçlü olmayı öğrenmeleri gerekiyor.''
“Eğer baban parayı ödemezse, başına neler gelebileceği
hakkında hiçbir fikrin yok,” dedi Komutan. Sesi neredeyse üzgün geliyordu.

Ona bildiğim ismiyle hitap ettim. “Yaptıklanndan sonra
beni öldürmeliydin,” dedim.

Kendine Komutan adını takan Laurent
Charles beni fiilen öldürme cesaretini göstermedi ama ben işte
bu şekilde öldüm.


2015/12/24

Kafes - Josh Malerman

Kafes - Josh Malerman
Puanım 5/2
Sakın Gözlerini Açma!
Dışarıda bir şey var…
Görülmemesi gereken korkunç bir şey… Ona atılan bir bakış kişiyi ölümcül bir deliliğe sürüklüyor. Ne olduğunu ve nereden geldiğini ise kimse bilmiyor.
Malorie ve iki çocuğu, olayların başlangıcından beş yıl sonra hayatta kalmayı beceren bir avuç insan arasındaydı. Nehrin kenarındaki terk edilmiş bir evde çocuklarıyla yaşayan Malorie, ailesinin güvende olabileceği bir yere gitmenin hayalini kuruyordu. Fakat onları bekleyen yolculuk tehlikelerle doluydu. Tek bir yanlış hamle ölümlerine yol açabilirdi. Ve onları takip eden bir şey vardı.
Bu bilinmeyene doğru göz bağının karanlığında yaptığı yolculukta Malorie sık sık geçmişi hatırlıyordu. Bilinmez tehlikenin karşısında bir araya gelerek hayatta kalmaya çalışan, kendisini de aralarına kabul ederek onu da kurtaran ev arkadaşları teker teker aklına geliyordu: Bir zamanlar yabancı olan bir grup insanın birer birer kapısını çaldığı evde kurdukları ortak hayat... Ancak sağ kalan ve kapılarını çalan insanlar arttıkça ortaya yüzleşmeleri gereken bir soru çıkmıştı: Herkesin aniden delirdiği bir dünyada kime güvenilebilirdi?

Kitap çok ses getirdi.2014'ün en beğenilen korku romanı. Ben çok korku romanı okumam okusam da psikolojik gerilim tercih ederim. Bu kitabı çok tavsiye edildiği ve her yerde gördüğüm için almıştım ama benim için hayal kırıklığı oldu. Çünkü kitapta korkulacak birşey yoktu. Dışarıda bir şey var ne olduğunu kimse bilmiyor çünkü bilen kimse canlı kalamıyor. Bir çeşit yaratık mı, uzaylı mı ne olduğu hakkında hiç bir fikri yoktu kitabın başında kitap bitti hala yok. Sanırım yazarında fikri yokmuş!! 

Anlamsız başladı, yavaş ilerlerdi ve saçma sapan bitti. Olay örgüsünde sürekli geçmişe dönülmesi genelde hoşlandığım bir durum değil zaten gizem yaratmak için çok kullanılıyor ama çoktan öldüğü belli olan insanlarla çokta gizem yaratılamıyor aslında yani sonuç belli ölmüşler ki kimse yok. Sadece kadın ve iki çocuğu, tahmin etmek çokta güç değil. Sonuçta gereksiz bir zaman kaybı oldu benim için.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Online Okuyucular;