Lynen Matson etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Lynen Matson etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2016/12/16

Ada Yanıyor Kitap Yorumum


ada yanıyor yorumu ile ilgili görsel sonucu
Ada Yanıyor  - Lynne Matson
Puanım 5/3

"Koşun, diye düşündü Ada. Ateşinizi yakın. Direnin! Ada, insanların yanışını izlemekten zevk duyacaktı. Yanmak en beter acıları getiriyordu. Ada hatırlayınca içi bir tuhaf oldu, ardından o hatırasındaki acıyla kükredi, nefretle köpürdü, gözünü kan bürüdü ve asla dinmeyecek bir intikam hırsıyla tutuştu. Ama bu gece başlangıç olacaktı."

"Gerilim dolu, güçlü bir çıkış romanı. Ada'nın sinematografik anlatımı ve tehlikelerle dolu doğası, Lost dizisi hayranlarına yepyeni bir bölüm gibi gelecek." 
-Publishers Weekly-

"Nil Adası'na geri dönmek için sabırsızlanan okurlar için sürükleyici, gerilim dolu bir hikâye." 
-Kirkus Review-

Kaybetmek seçenek değildi fakat kazanmak Skye'ın her şeyine mal olabilirdi... Skye'ın ve Rives'ın adayı yok etmek için göstermiş olduğu çabaya rağmen Nil Adası hâlâ varlığını sürdürüyordu. Ve Skye'ın peşini bırakmaya niyeti yok gibiydi. Gün geçtikçe kötüleşen, inkâr edemediği bir karanlıkla mücadele eden Skye giderek dağılmanın eşiğine doğru sürükleniyordu. Adanın gücü giderek artıyor ve Skye da karşı koymak için savaşıyordu. Kısa süre içinde Skye, Nil Adası'ndan gerçekten kurtulabilmek için adanın acımasız döngüsünü kırması gerektiğini keşfetti; ve bunu yalnız başına yapmazdı.

Ada tüm gücünü serbest bıraktığında Skye hayal bir edemeyeceği kadar acımasız, imkânsız bir seçim yapmak zorunda kalacaktı. Ada saati ilerledikçe sadece acı dolu tek bir gerçek ortaya çıkmıştı: Yalnızca bir taraf kazanabilirdi.

Kimler Nil Adası'na geri dönecek ve kimler hayatta kalmayı başaracaktı?


Serinin son kitabı ilk iki kitabın verdiği tadı ne yazık ki vermedi. Zora ki uzatılmış ta finalinde tüm karanlığı göstermek zorundaymış gibi hissettim. Serinin diğer kitaplarında mevcut olan enerji bunda yoktu. Skye'ın boğuştuğu karanlık ve bezginlik ise okurken resmen beni tüketti.

Son kitapta Skye, adadan kurtulmasına rağmen onu kafasından atamıyor. Uykularında sürekli karanlıkla boğuşuyor. Uykusuzluğun verdiği yılgınlıkla çok zeki bir şekilde ölüm ikizlerine gitmeye karar veriyorlar. Orada ise tek Ada'nın çağrısını tek duyanın onlar olmadığı ortaya çıkıyor ve bir şekilde kendilerini Ada'da buluyorlar. Ada'yı üçüncü ziyaretlerinde Ada'nın tüm gücünü, yorgunluğunu ve güçsüzlüğü fark ediyorlar.

Artık bu savaş son bulmak zorunda! Dünyanın geleceği için Ada'nın kazanmasına izin veremezler.. Evet bu düşünceler arasında, umutsuz görünen ve kırılan karakterleri okumak çok hoşuma gitmedi. Durup durup aynı Adaya dönmeleri ise üçüncüye baydı. Her gelen çaylakla Ada kurallarını hatırlamak vs gereksiz olmuş. Final sahnesini ise çok sevdim. Artık sonunda bitiyor Yuppi'den mi yoksa gerçekten sağlam olduğundan mı bilemem. Okuyunca kendiniz karar verirsiniz.

Ancak söylemeden edemeyeceğim ki Ada'nın su kısmında açılan kapılarda olmalı tezi bu sefer kanıtlandı. Keşke finali ona bağlasaymış yazar böylece aynı kuralları okumamış olurduk. 










2016/06/20

Ada Sırlar Çözülüyor Kitap Yorumum



Ada Sırlar Çözülüyor - Lynne Matson
Puanım 5/5

Nil Adası'nda kurallar belliydi. Kaçmak için 365 gününüz vardı… yoksa ölürdünüz.

Rives artık Nil Adası'nın tartışmasız lideriydi, ancak Köy'ü bir arada tutmak her zamankinden daha güçtü. Yağmacılar artık daha cesur, hayvanlar daha saldırgandı. 


Yeni gelenler Köy'deki dengeleri sarsmış, Arama sistemini tehlikeye atmış ve Rives'ın Nil hakkında bildiği her şeyi sorgulamasına neden olmuşlardı. Geçmişi sırlarla dolu Skye da adaya yeni gelenler arasındaydı ve tıpkı Rives gibi, Nil'i çözmeye çalışıyordu. 

"Nil Adası'na geri dönmek için sabırsızlanan okurlar için sürükleyici, gerilim dolu bir hediye." 
-Kirkus Review-

"Serinin hayranlarının kaçırmaması gereken bir devam kitabı." 
-School Library Journal-

"Güçlü anlatımıyla harika bir macera." 
-Voya (Starred Review - bunu başında yıldızla koyabiliriz.) -

"Matson'ın detaylar için gösterdiği özen ve güçlü karakterleri sayesinde, elinizden bırakamadığınız bu hikâye korku, macera, doğal güzellikler ve aşkla harmanlanmış." 
-Publishers Weekly-


Serinin ikinci kitabını da ilkinin ardından aynı hızla okudum. Her ne kadar ada sakinleri şimdilik yırtmış olsa da, seri üç kitaptan oluşuyor. Üçüncü kitapta aynı karakterler mi olur yoksa yeni karakterler mi eklenir derken, orijinal kitabın arka kapak yazısına göre, Skye'ın ada ile kurduğu bağ sonucu, dönmek zorunda kalıyor. Neyse üçüncü kitaba uçmadan, ikinci kitap yorumumu yapıyım.

İlk kitapta son dakikada kurtulan kahramanlarımız Charley ve Thad bu kitapta maalesef çok az bir yere sahip ancak sevdiğimiz diğer Ada karakterleri mevcut. 
Rives, Thad'den aldığı liderliğin hakkını vermeye çalışırken, bir yandan da kafasında kurduğu Ada'nın sesleri ile boğuşuyor. Dövmeli ve kesinlikle köydeki çocuklar gibi olmayan ve Ada hakkında onlardan daha fazla bilgiye sahip bir çocuğun peşine düşüyor.

Skye ise, babasının Ada takıntısını anlamak üzere amcasının günlüğünü okuyor ve Ada'yı bulmak için yola çıkıyorlar. Eğer bulurlarsa Ada'ya girme şansı olanın kendisi olacağını ve yaşından dolayı babasının yapamayacağını biliyor ve hayatı boyunca aldığı eğitimler sayesinde hayatta kalabileceğine inanıyor. Tabii Ada gerçekten varsa.. Kendi seçimi sonucu girdiği Nil'den hep birlikte kaçış yolunu ararken, kendilerini ve aşkı keşfedecekleri, müthiş bir serüven olmuş. Bayıldım..

Ada'da bir denge olduğu kesin, genelde kötülük hemen cezasını buluyor ama iyilik her zaman iyilikle karşılanmayabiliyor. Ada'nın varlığını biraz mistik biraz da bilimsel temellere oturtmuş yazar.. O Ada'nın beyninde olduğu hissi ve anlamaya çalışma ve Ada ile içinden bağ kurmaları, nefes alan bir tuzak yuvasını andırıyor. Öyle ki aksiyon neredeyse hiç hız kesmiyor. Yazar parlak hayal gücünü keskin kalemi ile birleştirmiş. Anlatımını da çevirisini de çok sevdim. Orta halli geçiş niteliği taşıyan serilerin ikinci kitaplarına inat, ilk kitaptan çok daha güzel bir devam kitabı olmuş.

Alıntılar

"Kork. Ada bir sebepten ötürü seni buraya getirdi. Belki seni tutmak için, belki değil. Belki de amcandan ötürü; onun yaptığı ya da yapmadığı bir şeyden ötürü. Buranın hafızası geniş maalesef. Sakın gardım indirme.'

Ada beni seçmedi. Ben adayı seçtim. Ama yine de korkuyordum.

"Dikkatli ol, Skye. Ve ne dilediğine dikkat et. Sahip olabilirsin ve hiç sandığın gibi çıkmayabilir."

"Ada sadece hayatta kalacak kadar güçlü olanları sınar, insanları buraya ölmeleri için getirmez. Hepimiz metaliz, güçlüyüz ama bükülebilir, ateşte şekillenebiliriz. Ortamız budur. Ada kimin yanacağını seçmez."

"Adanın ateşi sana dokundu. İçinde yanıyor. Seni tüketmesine izin verme."


















2016/06/17

Ada Kitap Yorumum



Ada - Lynen Matson
Puanım 5/5

VAR OLMAYAN BİR ADADAN NASIL KURTULURSUN?

"Tamam, İşte durum şu. Buraya ergenlik yıllarındayken, on üç on dokuz yaş arası bir yerde geliyorsun. Bir yılın var. Ya bir kapı yakalarsın ya da..." Durdu, safir gözleri alevler içindeydi, kendisi tutuşacak zannettim. "Ya da?" diye bastırdım. "Ölürsün." Gizemli Nil Adası'nda kurallar belliydi. Bir yılınız vardı. Kaçmak ya da hayatta kalmak için tam 365 gün.

On yedi yaşındaki Charley kuralları bilmiyordu. Hatta nerede olduğundan bile haberi yoktu. Hatırladığı son şey sıcak hava ve kendinden geçtiğiydi. Uyandığındaysa kayalık bir arazide çırılçıplaktı. Kaybolmuş ve yalnız hisseden Charley, adada uzun süre hiçbir insana rastlamamıştı, ta ki gençlerin lideri Thad ile karşılaşana kadar. Artık, adadan kaçmanın ne kadar zor olduğunu öğrenmişti… ve tabii bir de âşık olmanın. Thad'in zamanı doluyordu ve Charley, geleceklerini kurtarabilmek için önce Thad'i kurtarması gerektiğini fark etmişti. Ancak tehlikelerle dolu bu adada en büyük tehdit zamandı!

"Ada'yı bitirdiğimde tırnaklarım yenmiş, sinirlerim gerilmişti ve kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu. Nefesinizi kesecek kadar heyecan verici."
-Kasie West, Dönüm Noktası romanının yazarı-

"Elinizden bırakamayacağınız, sayfaları ardı ardına çevireceğiniz bir hikâye!"
-Mary E. Pearson, Hayata Uyanmak romanının yazarı-

"Gerilim dolu, güçlü bir çıkış romanı. Ada'nın sinematografik anlatımı ve tehlikelerle dolu doğası, Lost dizisi hayranlarına yepyeni bir bölüm gibi gelecek."
-Publishers Weekly-


Distopya tarzı kitaplara bayılsam da bu kitabın yorumunu okuduğum bir blogda, çokta okumaya değmeyeceğini okuyunca okumak istememiştim. Ancak ikinci kitabın çıkışıyla okuduğum beğenilerden sonra bir bakalım dedim ve bayıldım. Öncelikle hikaye her ne kadar labirenti andırıyor dense de, ben okumadım ama filminden bildiğim kadarıyla benzetemedim.

Ama zaten distopyaların hepsi bir yerde benzeşiyor mecburen. Kurgusunu, yazım dilini, karakterleri ve diyalogları çok sevdim. İlk 40 sayfada biraz tereddütteydim ama sonrası su gibi akıp gitti. Hemen ikincisini okumak istiyorum. Kitabın sonu burda da bitmez ki diyecektim ki yazar toparlamış. 

Kitabın konusuna gelecek olursak, bir şekilde kendilerini adada bulan 13-19 yaş arası gençlerin kurtulma çabalarını anlatıyor. Bu arada adada oluşturulan yaşam şirinler köyüne benziyor. Herkes çalışıyor ve ortak yiyor. Gargamel adanın kendisi.. Adadan kurtulmaları insanların iyi ve yada kötülüklerine göre değişmediği için çok mistik bir bağlantı olmayacağını düşünüyorum. Ama sonra 365 gün sınırı geliyor.

Thad, tam rüyalarda ki erkek olabilirmiş gerçekten ama son anda yaptığı beni çok kızdırdı. Bir diğer kafama takılan da adadan kurtulanların bağlı olduğu bir birlik olmaması.. İnsanların çıplak ortaya çıkmalarının haber olmaması da manidar. Yani bütün boşluklarına rağmen hikayeyi çok sevdim. Umarım ikinci kitapta sırlar biraz daha çözülür. Bir ara acaba orada ki insanlar komada da gerçekten ölen adada da ölüyor mu diye teoriler bile türettim. 

Alıntılar
Nil Adası, tıpkı sabahtan akşama kadar süren bir yolculuk sonrası, halinizden memnun ve hayattan başınız dönmüş halde konaklayacağınız yere giriş yaptıktan sonra gözünüze çarpan kız gibiydi. 
Fakat onu yakından tanımanızla, gerçeklik bağırsaklarınızı deşiyordu. Gerçek şuydu ki, zalimdi bu ada. Kalpsizdi. Siz arkanızı dönünce en yakın arkadaşınızla yatan türden bir kızdı. 

''Nil'e geliriz, bazılarımız gider Nil'den ve bazı benim gibiler kalır. Saat tükenir, zamanımız biter ve Nil ipi çeker.''

Masallar prenses kostümü giymiş küçük kızlar içindi, umut etmeye cesaret bulamayan on yedi yaşındaki delikanlılar için değil. Ayrıca, Ada iyilik perisi değildi, orası su götürmez bir gerçekti. Yine de ümitlendim, çünkü mecburdum.
















Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Online Okuyucular;