ROMANTIK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ROMANTIK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2017/02/20

Tess & Q Dönüşüm Kitap Yorumu


tess & Q Dönüşüm ile ilgili görsel sonucu
Tess & Q Dönüşüm - Pepper Winters
Puanım 5/4

Sen, benim esclave'imsin, ruh eşimsin.
Biz birbirimize aitiz, sonsuza kadar benimsin…

Q tüm dengeleri kontrolü altında tutsa da söz geçirmekte zorlandığı tek bir şey vardı. İçindeki karanlık… Elli sekiz numaralı kölenin dünyasına girmesiyle durumu daha da zorlaştı. Ama kendisi gibi kavgacı olan bu ruh, ona iki yanlışın tek bir doğru edebileceğini gösterdi. 

Q'yu tamamlayan Tess'ti. Tess'in vazgeçilmezi de Q… Şimdi onu bütün eden kadının intikamını almak için yemin eden Q'nun vermesi gereken bir sınavı daha vardı. Sınırlarını yok edip zırhını ortadan kaldırmak… Ve dönüşümü kucaklamak. 

Q karanlığın timsali olabilirdi ama o karanlık tamamen Tess'e aitti. 

İhtiyacım olanı bana ver, bırak nehirler aksın, içimizdeki karanlık kazansın…

Karanlık Serisi'nde Dönüşüm'e hazır mısınız?


Serinin ikinci kitabından ne bekliyordum bilmiyorum ama kesinlikle beklediğim bu değildi. Öncelikle ilk kitabın sert, erotik ve dram olduğunu düşünenler için söylüyorum. Bu kitap seviyeyi üçe katlamış. Bugüne kadar okuduğum bu alanlarda ki kitapların en serti olabilir. Yazar yine sizi hikayenin içine çekmeyi başarıyor. Ancak okurken pek çok alanda rahatsız oldum ki bunun nedeni erotizmle değil işkence..

Bu kitap Tess ve Q'nun bakış açısı ile iki ağızdan anlatılıyor. Q'nun karanlığına kendi ağzından tanık olunca, sevmeyi bilmeyen ve kesinlikle kurtarılamaz bir adam olduğu net bir şekilde anlaşılıyor. Neyse ki ruh eşini buldu. Eh Tess tam ihtiyacı olanın böyle bir adam olduğunun düşünüyorsa eleştirmemek lazım diye diye okudum. 

Kitabın ilk 100 sayfasında yandık sadece erotizm okuyacağız demiştim ama sonra tüm dengeler değişti. Bir insanın başına bu kadarı da gelemez diyeceğim her şey tekrar ve tekrar oldu. Her iki karakterinde kendi içinden geçenleri ve çocukluktan kalan kırıklıklarını okumayı sevdim. 

Ancak bu sefer Tess'in yaşadıkları benim için çok fazlaydı. Okurken zevk aldığımı söyleyemeyeceğim. Zaten karakterle empati yapmamda mümkün değildi. Yazar bu kadar yaşanandan sonra iki karakterin mutluluğu hak ettiğine karar vermiş (sonunda). Oun için seriyi üçüncü kitapla tamamlayacak. Umarım bu sefer mutlu ve umutlu bir hikaye kaleme alır. 

İlk kitabı daha çok sevmiştim. Ancak bu kitapta Q hakkında ki gözlemimde yanılmadığımı anladım. Diğer sadist erkek kahramanlarımız onun yanında çocuk gibi kalıyor. İki karakterin dönüşümlerini okumayı sevdim. Her bölümün başında ki alıntılara bayıldım. Kitap kapağı ve iç dizaynı harikaydı.

Q'nun cümlelerinin sürekli önce Fransızca sonra türkçe yazılması okuma zevkimi biraz düşürdü ancak yazar bu şekilde uygun gördükten sonra yapacak bir şey yok :)

Serinin ilk kitabı Tess'in Gözyaşları için tık tık!

UYARI: Kitap fiziksel ve psikolojik şiddet, tecavüz, cinayet ve aşırı oranda erotizm içerir!








2016/12/16

Sadakat - K.A.Tucker - Kitap Yorumum //Causal Enchantment Series #2


sadakat k.a tucker ile ilgili görsel sonucu

Sadakat - K.A.Tucker
Puanım 5/4

Sofie'nin kışlık sığınağında daha ne kadar kalacağı belli olmayan Evangeline kendi durumuyla barışmaya çalışıyordu: laneti hâlâ sürüyordu. Şimdi ise iki bin yaşındaki bir vampir peşine düşmüştü ve aşık olduğu çocuk onu öldürmeye çalışıyordu. Ayrıca herkesin ölüsünü dirisine tercih ettiği Max ve Forerolarla kilitli kalmıştı. İşler pek de iyiye gitmiyordu…

Bu esnada Manhattan'da işler daha da karışıktı; New York şehri vampir sığınağı duvarları dışında, gözcüler ve cadılar yavaş yavaş bir savaşa doğru sürüklenirken, Sofie kana susamış ve mahsur kalmış kırk kadar Ratheus vampirini sakinleştirmeye ve umutsuz haldeki Viggo'nun Evangeline'in arkadaşını öldürmesine engel olmaya çalışıyordu. Tüm bu karmaşa arasında Evangeline ve Caden için umut var mıydı? Sofie düşman güçleri kontrol altında tutabilecek miydi? Dünyanın kaderi önceden belirlenmiş miydi? 


Yazara ve seriye düşkünlüğümü bilmeyeniniz yoktur. Yine rahat okuduğum ve sevdiğim bir kitap oldu ancak fantastik öğeler arttıkça benim kurguya olan beğenim azalıyor sanırım. Tamam fantastik kitaplar için meydan geliş ama yapılamayan bir şeylerde olmalı bir yerde. Yoksa yaşamanın ne anlamı olur ki?

Bu kitapta Evie başlarda bayağı sıkıntılı bir karakter çizdi. Aslında sona kadar çizmiş olabilir. Yeni eklenen karakter Lilli'yi ben çok sevdim, devam kitaplarında daha çok rol oynayacağına inanıyorum. Yalnız devam kitaplarında son gelişmelerin ışığında Evie'nin kendine gelmesini umuyorum. Caden'i ilk kitapta çok sevmiştim ancak bu kitapta biraz sıradanlaştı. Dünyanın sonunu getirecek olan savaşı önlemek için uğraşıp duruyorlar ancak herşeyin pamuk ipliğine bağlı olduğu olaylar akışında bu hiç kolay değil.

Viggo'nun serin kanlı psikopatlığı başlarına daha büyük işler açamaz diyecekken son dakika golü attı. Eh tabii sonunda Veronique'in teşrif etmesi de olayların akışını etkileyecektir. 

Sofia'ya sevgim giderek artsa da kimseyi Nathan'ın önüne koyabileceğine inanmıyorum. Takdir perileri ile yaptığı pazarlıktan Nathan çıkmazsa ağır saçmalanmış diyeceğim. Neyse sırada ki kitapta görmeyi iple çekiyorum.









2016/07/25

Başka Bir Gün Kitap Yorumum


Başka Bir Gün - David Levithan
Puanım 5/3

Her aşk hikâyesinin iki yüzü vardır.
Doğaüstü olanların bile.


"Seni tekrar görecek miyim?" diye sordu.
Başımı evet dercesine salladım.
"Sana kanıtlayacağım," dedi. 
"Gerçekten ne anlama geldiğini göstereceğim."
"Neyin?"
"Aşkın."

Her gün başka bedende uyanmak zor…
Bunu yapan insanla birlikte olmak da…

Rhiannon için her gün aynıdır. Hayatını olduğu gibi kabullenmiş; dengesiz erkek arkadaşı Justin'i hak ettiğine inanmış, hatta birkaç kural belirlemiştir: İlgi manyağı gibi davranma. Onu rahatsız etmemeye çalış. Fazla ümitlenme.

Ta ki ilişkilerinde her şeyin değiştiği güne kadar… Mükemmel fakat Justin'in ertesi sabah hatırlamadığı bir gün.

Sonra başka bir gün, tanımadığı biri karşısına çıkıp Rhiannon'a o mükemmel günde yanındakinin aslında Justin olma- dığını açıklar ve genç kızın tekdüze hayatı bambaşka bir yön alır…

"Levithan bu romanı öncekinin 'ikizi' addetse de, tek başına okunabilecek kadar ondan bağımsız ve son derece tatmin edici bir kimliği var." 
-Booklist-

"İlişkilere ve sonucunda doğan trajik olaylara değinen bu kitabın konusu ve üslubu Levithan'ın hülyalı karakterlerini ve fikirlerini çok iyi yansıtıyor." 
-Kirkus Reviews-

İlk kitabı hergün, gerek konusu, gerek yazım tarzı olarak çok beğendiğim bir kitaptı. İkincisi için aynısını söyleyemeyeceğim çünkü kitabın aynısıydı. Bu sefer Rhiannon'un bakış açısı olduğu için farklı kısımlar vardı evet, Justin'e olan aşkını farklı hissettik doğru ama yinede ikisinin birden okunması gereksiz diyebilirim.


İlk kitabın bitişinde devamının geleceği çok belliydi ve bedenden bedene gezen başkalarının varlığı ortaya çıkmıştı. İkincisinin bu noktadan hareket edeceğini düşündüğüm için tanıtımına bakmadan aldım ki bu yüzden yazarı yerden yere vurma hakkım yok. :) Zaten okusam da alırdım muhtemelen ve beklentim farklı olmayacağı için yine severek okurdum.

**Kendime not: Arka kapak yazılarını okumadan seri kitap dahi olsa alma! 

Bu hikayenin devamının nasıl geleceğini çok merak ettiğim için umarım yazar bu çizgiden devam ettirir. İlk kitabı daha çok sevdim çünkü A'nın yaşamı ve yaşadıkları çok daha ilginçti. Bu kitabı ilkini okumadan okuyabilirsiniz ama benim tercihim ilki yani A'nın bakışı...





2016/05/09

Sığınak - K.A.Tucker - Kitap Yorumum //Causal Enchantment Series #2


Sığınak - K.A.Tucker
Puanım 5/4
Sofie'nin kışlık sığınağında daha ne kadar kalacağı belli olmayan Evangeline kendi durumuyla barışmaya çalışıyordu: laneti hâlâ sürüyordu. Şimdi ise iki bin yaşındaki bir vampir peşine düşmüştü ve aşık olduğu çocuk onu öldürmeye çalışıyordu. Ayrıca herkesin ölüsünü dirisine tercih ettiği Max ve Forerolarla kilitli kalmıştı. İşler pek de iyiye gitmiyordu…

Bu esnada Manhattan'da işler daha da karışıktı; New York şehri vampir sığınağı duvarları dışında, gözcüler ve cadılar yavaş yavaş bir savaşa doğru sürüklenirken, Sofie kana susamış ve mahsur kalmış kırk kadar Ratheus vampirini sakinleştirmeye ve umutsuz haldeki Viggo'nun Evangeline'in arkadaşını öldürmesine engel olmaya çalışıyordu. Tüm bu karmaşa arasında Evangelin ve Caden için umut var mıydı? Sofie düşman güçleri kontrol altında tutabilecek miydi? Dünyanın kaderi önceden belirlenmiş miydi? 


"Dozunda macera ve aşkın iç içe geçtiği, koltuğunuzun ucunda okuyacağınız sürükleyici bir roman." - Shelly Crane, New York Times ve USA Today çoksatan romanı Wide Awake'ın yazarı

"Bu seriye tek kelimeyle bayılıyorum!" 
-Ramblings of a Book Junkie-


Serinin ilk kitabına bayılmıştım. İkincisini de çok severek okudum. Yine aksiyonun hızı hiç kesilmedi. Bu sefer aşk biraz ikinci plandaydı ama beni çok rahatsız ettiğini söyleyemeyeceğim. Bu yazarı direk favori yazarlarım arasına almıştım, yanılmamışım. Kurgu yaratma becerisi ve kalemini kullanma tarzını çok seviyorum. Tabii çevirileri de güzel olunca, akıcılığı kaybolmuyor. Tek sıkıntı çok az sayfadan oluşması..

Evangeline, ilk kitapta ruhsuz koruyucu ailesi tarafından büyütülmüş, bu durumundan sorumlu olan vampirlerin kendisini kandırması sonucu kendini onlara yardım ederken bulmuştu. Ancak ruhu yüzyıllar önce bir lahite hapsolmuş olan cadı Veronique ile bağlı olduğundan dolayı, başkada şansı yoktu zaten. Paralel dünyalar arası yaptığı yolculukta diğer evrende ki aç vampirleri dünyaya getirme işinde başarılı olduğunda aşık olduğu Calden ve dostları da dahil 40 vampirin saldırısına uğradığı anda cadı vampir Sophie, onu korumak için bilmediği ancak kesinlikle çok soğuk olan bir kulübeye ışınlamış ve hikaye bitmişti.

Bu kitapta ise, yaklaşık bir ay kadar Sophie'den haber alamayan Evangeline, yanında ummadığı bir dost buluyor ve günlerini sakin geçiriyor. Ta ki beklenmedik tehlike gelip onu bulana kadar.. Bu arada en yakını yine vampir hayvanı olan Max..

Sophie ise, korkunç 2 vampir olan Viggo ve Mortimer'den Evangeline'i saklamaya çalışırken, 40 aç vampiride kontrol altında tutmaya çalışıyor ancak bu hiç kolay değil. Olağanüstü güçleri ile kendisi gibi cadı soyundan gelen vampir Magy'den öğrendikleri ışığında dünyayı korkunç yazgısından korumak ve Evangeline'i mutlak ölümden kurtarıp, kardeşini de geri getirmek zorunda..

İşte böyle karışık ancak okurken son derece sıralı ve kolay anlaşılır düzenlenmiş bir kurgusu var.. Kesinlikle çok sevdim ve üçüncü kitabı için sabırsızlanıyorum..







2016/01/14

Seninim - Maureen Smith


Seninim - Maureen Smith
Puanım 5/4
Arzular, karanlık çöktükten sonra daha derinden alev alır.

Lena Morrisson gündüzleri, başarma hırsı ile dolu bir yazardır. Geceleri ise Chicago'nun en başarılı erkeklerinden bazılarına eskortluk yapmaktadır. Seks, menüsünde yoktur. Onun işi, seçkin müşterilerine eşlik etmek ve parlak zekâsıyla onların sohbetlerine dahil olmaktır. Lena ek gelir elde etmekten hoşlanmaktadır. Dahası, güzelliğine ve beynine hayran kaldıklarını hissetmeyi sever.

Zengin işadamı Roderick Brand, Lena'yı kendi özel partisi için kiraladığında, aralarında oluşan elektrik Lena'nın hayatındaki en tutkulu geceyi yaşamasına yol açar. Başından geçenlerin akıl almaz oluşuna rağmen, iş ve zevki bir kez daha birbirine karıştırmamaya yemin eder fakat Roderick acımasızdır. Teklifi karşı koyulmazdır: Üç hafta boyunca tüm fantezilerini gerçekleştirecek, karşılığında ise Lena'nın ciddi bir terfi almasını kesinleştirecek bir milyon dolarlık bir bağış yapacaktır.

Lena bu oyunu oynayabilir. Roderick'e en ateşli, en vahşi tutkuları yaşatıp daha fazlası için kıvrandırarak öylece çekip gidebilir. Ancak, iş arzulara geldiğinde kurallar ve kalpler kolayca sarsılabilir. En iyi hazırlanmış planlar bile kimsenin ummadığı biçimde başarısızlığa uğrayabilir.

"Smith, romantizmle gerilimi dengelemeyi çok iyi biliyor."  - Publisher's Weekly

Konusunda da anlattığı üzere Lena başarılı bir eskorttur. Ancak ajansının en önemli kuralı seks yok. Evet bu ajans seks satmıyor. Güzel eğitimli, genel kültürü yüksek bayanların zengin iş adamlarına partilerde yada iş anlaşmalarında yardımcı olması için kurulmuş. 

Lena'nın sürekli alışveriş borcu bulunan kız kardeşine destek olması ve dedesinin özel bakım evinde ki masraflarını karşılaması için ihtiyacı olan ek geliri(aslında ana geliri) karşıladığı ve herkesten gizlediği ek işi eskortluk.  

Roderick ise zengin ve başarılı bir iş adamı ve yeni projesinde etkilemesi gereken Japon iş adamı ile eşini davet ettiği parti için yakın arkadaşı Zandra'nın şirketinden bir eskort kiralıyor. Ve aşkımız başlıyor. Hikayeyi çok sevdim, yazarın kalemi akıcıydı.

2016/01/13

Black Stone Serisi - Raine Miller

     

Black Stone Serisi - Raine Miller
Puanım 5/3,5

Çırılçıplak
Çırılçıplak bir tutku. Gizlenen gerçekler. Unutmayacağınız bir aşk. Londra Üniversitesi'nde sanat eğitimi alan Amerikalı bir öğrenci ve yarı zamanlı bir fotomodel olan Brynne Bennet, yaşadığı trajediye rağmen hayatını yeniden bir düzene sokmuştu. Ta ki başarılı işadamı Ethan Blackstone, Brynne'in çıplak fotoğrafını satın alana kadar...

Ethan, Brynne'i yatağında istiyordu ve onu orada tutmak için ne gerekiyorsa yapmaya hazırdı. Onun dominant karakteri, Brynne'i hem çekiyor hem de korkutuyordu. Ancak bu ilişkide sırlar söz konusuydu. Hem de oldukça büyük sırlar… Ethan'ın ona duyduğu tutku, Brynne'i kurtarmaya yetecek miydi; yoksa aralarındaki sırlar ikisini de yok mu edecekti?

Senin İçin
Yaklaşan tehlike. Uğruna savaşılacak bir aşk. Her şeyini ortaya koyan bir adam. Ethan Blackstone, Brynne'in güvenini kötüye kullanmış ve terk edilmişti. Fakat bunu kabullenmek gibi bir niyeti yoktu. Amerikalı kadınını geri kazanmak için her şeyi yapmaya hazırdı. Aralarındaki tutku yakıcıydı, fakat birbirlerinden sakladıkları sırlar karanlık, ürkütücü ve her türlü gelecek planlarını yok edebilecek kadar güçlüydü. Şimdi Brynne tehlike altındaydı ve Ethan sevdiği kadının kalbini kazanabilmek için ne gerekiyorsa yapmaya hazır bir adamdı. Onu korumak için göze almayacağı şey yoktu. Onun için her şeyini ortaya koyacaktı. Peki yaptıkları Bryenne'i korku içinde yaşamaya sürükleyen geçmişinden kurtararak yeniden onun dokunuşunun sıcaklığını hissetmeye ve güvenini kazanmaya yetecek miydi?

Aç Gözlerini

5 HARİKA yıldız! Yılın en heyecanla beklediğim kitaplarından biriydi. KUSURSUZDU. Yoğundu. Duygusaldı. Tek kelimeyle güzeldi. Ve Ethan gelmiş geçmiş en iyi kitap erkek arkadaşlarından biri!"
-R. K. Lilley, Havada serisinin çoksatan yazarı-


"Aç Gözlerini ağızları açık bırakan, heyecanla yürek titreten, nabzınızı hızlandıran, duygu, romantizm, şehvet yüklü ve kesinlikle en koşulsuz, en unutulmaz aşkın birleştiği bir yolculuk."
-Katie Ashley, New York Times çoksatarı Gizemli Adam romanının yazarı-

"Seksi, davetkâr ve baştan çıkarıcı! Aç Gözlerini daha başından ayaklarınızı yerden keserek sizi bağımlısı yapacak bir aşk, tutku ve gizem hikâyesi."
-Aestas Book Blog-

Raine Miller'ın New York Times Bestseller serisi Blackstone, heyecan ve tutku dolu bir şekilde devam ediyor... Beklenmedik olaylar. Parçalanmak üzere olan bir ilişki. Her şeye göğüs geren tutkulu bir aşk. 

Blackstone Serisinin üçüncü kitabında, hayatın karşılarına çıkardıklarıyla boğuşan Ethan ve Brynne'i büyük sürprizler bekliyordu. Hiçbir şeyin aralarına girmesine izin vermeyeceklerine dair ettikleri yemine rağmen geçmişin karanlık yüzü aralarındaki tutkulu bağı koparmak için peşlerindeydi. 

Son derece yıkıcı bir kaybın ardından doğan yeni bir umut ikiliye gerçekten neyin en önemli olduğunu gösterecekti, ancak âşıkların acı dolu geçmişlerini geride bırakmaları gerçekten mümkün olabilecek miydi? Birisi hâlâ Brynne'in peşindeydi; 2012 Londra Olimpiyatları'nın şehirde yarattığı keşmekeşi kendi planını uygulamak için kullanmaktaydı ve Brynne ve Ethan, her şeylerini kaybetme riskiyle karşı karşıyaydı. 
İkili, kontrolleri dışında gelişen bu olaylara boyun mu eğecekti, yoksa birbirlerini ne pahasına olursa olsun kurtarmak için savaşacaklar mıydı? Aç Gözlerini, gerçek aşkın zorluklar ve tehlike karşısında ne mucizeler yaratabileceğinin tutku dolu hikâyesi. 


Yorumum
Kitap yorumların da elli ton serisinden özenilmiş ya da o tarz olduğuna dair yorumlar vardı ki kesinlikle katılmıyorum. Birincisi seri ondan önce yazılmış, ikincisi Bdsm ile alakası yok. 

Sadece aşk ve ikilinin yaşadıklarının konu alındığı ve biraz da aksiyonun eklendiği bir seri olmuş. Cinsellik alanında da abartılı bir durum yok yanlış anlaşılmasın. Brynne ve Ethan ilk kitabın kapağında bulunan poz sayesinde tanışırlar ve Ethan direk aşık olur. 

Brynne 'nın geçmişinden gelen bir olay yüzünden başı beladadır ancak babası onu telaşlandırmak istemediği için onu uyarmak yerine eski asker, bugünse kendi özel güvenlik işinde çalışan Ethan'ı tutar. İkilinin arasında ki aşk, tutku, yalanlar, sırlar ile dolu bir seri olmuş. 

Ben her iki karakteri de çok sevemedim. Ethan çok fazla verici geldi bana ki bu da karakter inandırıcılığına uymuyor. Çok seven insanların olduğunu biliyorum. Dördüncü kitabı çıktı mı bilmiyorum ama onuda okuyacağım. Sıradan, fazla beklenti olmadan okunacak bir seri bence.. 


Karanlık Yalanlar - Alessandra Torre


Karanlık Yalanlar - Alessandra Torre
Puanım 5/4,5
Bu bir aşk hikâyesi ama okuması kolay olanlardan değil...

Brant:
Yirminci yaş gününde bir teknoloji milyarderi oldu. Benimle üç yıldır beraber. Dört kere evlenme teklif etti. Dört kere reddedildi.

Lee:
Ev hanımlarıyla aşna fişne yapmadığı zamanlarda çim biçiyor. Elleri ve vücudunun diğer parçaları son derece yetenekli. Bilse de bilmese de, iki yıldır benim tarafımdan takip ediliyor.

Durmayın. Yargılayın beni. Benim aşkımın nelere yol açtığı hakkında en ufak bir fikriniz bile yok. Daha önce bu hikâyeyi duyduğunuzu düşünüyorsanız güvenin bana… duymadınız
.
"Kendinizi, okuyacağınız ve tekrar okumak isteyeceğiniz en dudak uçuklatıcı kitaplardan birine hazırlayın. Karanlık Yalanlar kusursuzca yazılmış, etkili bir şekilde detaylandırılmış ve bir insanın aşk için ne kadar ileri gidebileceğini gösteren bir kitap. Okurken büyülendim, serseme döndüm ve bittiğinde nutkum tutulmuştu. "   -Natasha is a Book Junkie-

"VAY BE!!! Açıkçası, okuduğum en MUHTEŞEM kitaplardan biriydi! Kesinlikle favorilerimden!   - Aestas Book Blog-

"Bir beğendiğiniz kitaplar vardır, bir sevdikleriniz, bir de aklınızı başınızdan alıp sonsuza kadar sizinle kalacak olanlar; işte Karanlık Yalanlar sonuncusu.
-Rosie's Book Heaven-

Layana ile Brant ve Lee'nin aşk üşgeni! Tanıtımlarda iki erkek arasında kalan, ikisinden de vazgeçmek istemeyen bir kadının hikayesi diyor. 

İhanetin doruk noktası.. Aslında bu tarz kitaplardan çok haz etmeyeceğimi düşünürüm. Erotik kitaplara karşı olmasam da vıcık vıcık cinsellik ve aşktan fazlasının bulunması gerekir bence. 

Okuyan arkadaşların yorumlarını görünce merak ettim ve çok şükür ki okudum. Bence favori kitaplardan biri.. Sonra bu kitabın yanlış tanıtıldığını düşündüm ama nasıl daha uygun anlatılabilir onuda bilemedim çünkü büyüsü kaçabilir.

Layana (Lana) zengin bir ailenin kızı, hayatı boyunca uyması gereken kalıplar onu asla yansıtamayacağı için mirasından payına düşeni alıp kendi istediği gibi yaşıyor. Bir partide Brant ile tanışıyorlar ki kendisinin bilgisayar ve teknoloji alanında bir şirketi var ve son zamanların gözde bekarlarından.. 

Brant yapı olarak asosyal olduğundan çok fazla ilişkisi olmamış ancak Lana'nın sınırsızlığına aşık oluyor. Kesinlikle sadık bir adam tek sorunu arada işe kendini kaptırıp randevularını unutması ki bunu da en iyi şekilde telafi ediyor. İlişkileri boyunca defalarca Lana'ya evlenme teklifi etmesine rağmen hep reddediliyor çünkü Lana'nın hayatında bir erkek daha var.

Lee çimleri biçen, kaba ve kesinlikle kötü çocuk ancak Lana onunla tanışınca aklı başından gidiyor ve ona tam anlamı ile yapışıyor. Başka ilişkisi olursa bitiriyor ve onu kimse ile paylaşmamaya kesinlikle kararlı.. Lee, Brant'ı magazinden biliyor. Ve ondan nefret ediyor. Bir süre sonra Brant'ta şüpheleniyor. Ve sonrası inanılmaz olaylar örgüsü ile devam ediyor. Kesinlikle tahmin edemedim, aklımın ucundan bile geçmedi, müthişti. Söylenecek çok şey var ancak bir tık ötesine bir cümle daha yazsam tadı kaçar, okuyamazsınız. Kesinlikle kendinizin keşfetmesi gereken bir sürpriz bu kitap..

Hikayede ki cinsellik unsuru olmasa olmazmış kesinlikle yerinde ve dozunda kullanılmış. Tavsiyemdir.

Karanlıkta - Laura Kaye


Karanlıkta - Laura Kaye
Puanım 5/3
Karanlıkta neyle karşılaşacağınızı asla bilemezsiniz...

İki Yabancı
Makenna James daha kötü bir gün geçiremeyeceğini düşünüyordur; ta ki zifiri karanlık bir asansörde bir yabancıyla mahsur kalana dek. İnce çizgili tayyörünün içinde salınan şık muhasebecinin telefonu çalınca dikkati dağılır ve asansördeki adamda gözüne çarpan tek şey, elinin üstündeki ejderha dövmesidir.

Dört Saat
Kızıl saçlı bir kadın telaşla asansöre binip çantasında telefonunu aramaya başlayınca Caden Grayson keyiflenir. Birden elektrik kesildiğindeyse bu keyif yerini paniğe bırakır. Pirsinglerine, dövmelerine ve korkunç görünümlü yarasına rağmen karanlıktan ve dar alanlardan çok korkmaktadır. Şimdiyse en kötü kâbusunun içinde hapsolmuştur.

Zifiri Karanlık Bir Asansör
Şimdi Makenna ve Caden'ın korkuyla baş edebilmek için birbirlerine yardım etmeleri gerekmektedir. Dış görünüşe dayalı önyargıları olmayınca ne kadar çok ortak noktaları olduğunu fark ederler. Ortamı ısıtan karanlıkta aralarındaki çekim giderek büyür ve havada kıvılcımlar uçuşmaya başlar. Peki ama ışıklar tekrar yandığında da aynı şekilde hissedecekler midir?

"Laura Kaye yoğun bir duygusal atmosfer, tutkulu bir çekim ve eğlenceli diyaloglarla ilgi çekici bir okuma sunuyor. Tek kelimeyle muhteşem, şiddetle tavsiye ediyoruz."
-Manic Reviews-

"Karanlıkta, birbirinden çekici karakterleriyle çok romantik ve şehvetli. Bu kitabı çabucak bitireceksiniz ama kesinlikle tadı damağınızda kalacak."
-Book Wenches-

"Uzun zamandır böyle etkileyici, duygusal ve kahramanların psikolojik altyapısını başarıyla veren bir aşk hikâyesi okumamıştım. Bu kitap beni diğer Laura Kaye kitapları için sabırsızlandırıyor."
-One Good Book Deserves Another-
(Tanıtım Bülteninden)


Toplamda 160 sayfa olan kısacık bir aşk romanı. İlgi çekici yanı ise birbirlerini hiç görmemiş iki insanın dört saat asansörde, karanlıkta mahsur kalması. Bu kurguya bayıldım. Dört saatte birbirleri hakkında aylarca öğrenebileceklerinden fazlasını öğrenip aşık oluyorlar. Ancak kurtarıldıklarında ikisi de ne yapacağını bilemez halde devamını merak ediyor. Önyargılarımız üzerine güzel bir hikaye olmuş.



2016/01/05

Her Gün - Kitap Yorumum


Her Gün - David Levithan
Puanım 5/4,5
Her gün farklı bedende. Her gün farklı hayatta. Her gün aynı kıza âşık.

Uyandım. Anında kim olduğumu anlamam gerekti. Mesele sadece bedenim de değil… gözlerimi açtığımda kolumun renginin açık mı koyu mu olduğu, saçımın uzun mu kısa mı olduğu, şişman mı zayıf mı olduğum, kız mı erkek mi olduğum, yara bere içinde mi yoksa pürüzsüz mü olduğum… Her sabah farklı bir bedende uyanıyorsanız, vücut en kolay alışılan şey. Kavraması güç olabilen ise bedenin önceden yaşamış olduğu hayat. Her gün başka biriyim. Ben, kendimim; kendim olduğumu biliyorum ama ayrıca başka biriyim de. Hep böyle olageldi.

Kitabın konusunu çok merak ederek başlamıştım okumaya, iyi ki de okumuşum. Tanıtım yazısında da bahsettiği gibi kendi ismi bile olmayan ve kendine A diyen ana karakterimiz her gün başka bir vücutta uyanıyor ve bunun sebebini bilmiyor. Tek kural var kendi yaşıtlarından birinin bedeninde ve genelde aynı çevrede bulunuyor. 

Kitapta en beğendiğim kısım, bazen hasta birinin vücudunda oluyor, bazen uyuşturucu bağımlısının,.. Pek çok olayla ilgili kısa kısa bilgiler var ve bunlar sizde kalıcı oluyor. 

A insanların hayatına saygı duyuyor ve rutinlerini bozmamaya çalışıyor ve sadece geçip gidiyor. Ta ki bir gün aşık olana kadar.. Sonrası kendini anlatmaya çalışmalar vs. Acaba bedene mi yoksa ruha mı aşık oluyoruz sorgusu içinde akan güzel bir hikayeydi. Bir de içinde uyandığı bedende cinsiyet farkının olmaması da hikayeyi ilginçleştiriyor. Bu durumda A'nın belirli bir cinsiyeti yok ancak bir kıza aşık oluyor.
Çevirisini de çok beğendim, sizi hiç zorlamıyor okurken.. Kitap seri sanırım henüz birincisi yayınlandı, diğerlerinde bu olaya mantıklı bir açıklama bulabilecekler mi merak ediyorum..

Deneyimlerime göre arzu arzudur, aşk da aşk. Ben hiç cinsiyete âşık olmadım. Bireylere âşık oldum. İnsanların bunu yapmasının zor olduğunu biliyorum ama durum besbelli ortadayken neden bu kadar zor olduğunu anlamıyorum.

2015/12/28

Tess'in Gözyaşları Kitap Yorumum


Tess'in Gözyaşları - Pepper Winters 
Puanım 5/4
Muhteşem bir hayatım vardı. Âşıktım, mutluydum ve istediğim her şeye sahiptim. Sonra bir gün, her şey değişti. Bir adama satıldım!

Sevgilisi Brax Cliffingstone, yıldönümlerini kutlamak için Tess Snow'u Meksika'ya götürene kadar ikisinin de geleceğe dair umutları vardı. Altın rengi kumsalların, denizin ve güneşin tadını çıkaracak, birbirlerine yeniden âşık olacaklardı. 

Ancak gördükleri güzel rüyanın kâbusa dönmesi uzun sürmedi.Dünyanın gölgelerinden habersiz Tess, kaçırılmış, hırpalanmış ve satılmıştı. Yeniden aydınlığa kavuşmanın bedeli ise Şeytan'la yapacağı anlaşmada, yalnızca bedenini değil ruhunu da ortaya koyması demekti. 

Zindanımın derinliklerinde yankılanan bir fısıltı, "Gözlerindeki karanlığı görüyorum," diyordu. "O karanlık beni besliyor, o karanlık beni çağırıyor."Ve karanlığın tadı kanıma karıştı. Acı, artık kalbimin en tanıdık yolcusuydu.

"Şimdiye kadar yaptığınız tüm 'en iyi kitap' listelerini unutun ve bu kitabı en başa altın harflerle kazıyın. Yılın değil, yüzyılın en iyi kitabı."
-Lip Smackin Good Books-


Kitabı okuyalı 2 ay oldu sanırım. Bdsm kitapları genelde aşk kitaplarına dönüşür ve sapkınlıklar doğal fantaziler haline gelir. Bu kitaba başlamadan önce kaçırılma, tecavüz, alıkonulma duyunca kitabın tam bir dram ve nefret duyguları ile geçeceğini düşünüyordum. Aslında kaçırılması itibarı ile öylede başladı. 


Arka kapakta sevgilisi ile olan aşkını ballandırmış ama bunları yaşamadan öncede aşk değil, yalnızlık korkusundan dolayı bağlılık vardı. Bu karakter zayıflığını da kadınlara hiç yakıştıramam '' O'nu hak etmiyorum , Ya beni bırakırsa '' yani onun kaybı sen neden endişeleniyorsun diye söylenirken Q ile tanıştık.

Kaçırıldıktan sonra Q ile savaşması ve dağılmadan kalabilmesi aslında Tess'in ne kadar güçlü olduğunu baştan gösterdi bize..  Q'yu sevdim tabii ki, alışık olmadığımız kadar sert, kötü ve zaman zaman tam bir pislik.. 

Ama ne olurdu kitabın sonunda kuzu yapmasalardı. Ya da kitabın başında bize kopya verselerdi .Bazı bölümleri onun ağzından yazabilirlerdi. Sahipken kahraman oldu ki bu gerçekten beklenmedikti. 

Duygu karmaşasına gelince çok heyecanlıydı. Kaçırılmadan öncesi, kaçırıldığı zaman, Q ile tanışması, aşık olması, kaçmaya çalışması tam anlamıyla soluk soluğa ilerledi. Tavsiye ederim. Bu tarz romanları okumakla ilgili sıkıntınız yoksa keyifle okuyabilirsiniz.

- Ne istiyorsun?
- Sana tümüyle sahip olmayı istiyorum, esclave. Adın da dahil olmak üzere.

Q gürledi, ellerini saçlarında gezdirdi. ''Cevap ver, esclave. Bana ait olmak, o kadar mı kötü?''

'' Özgürlüğüm esaretindedir Q. Sadece senin yanındayken uçabilirim.''

Lanetli - K.A.Tucker - Causal Enchantment Series #1


Lanetli - K.A.Tucker 
Puanım 5/5
"Aşk, macera, tehlike, ihanet… bu seride hepsi var." 
-The Bookish Babes-

"Dozunda macera ve aşk beni kitabın içine çekti ve sonuna kadar koltuğumun kenarında tuttu." 
-Shelly Crane, New York Times ve USA TODAY Çok Satan Yazar-

"Bu hikâyede hiçbir şeyi tahmin etmeniz mümkün değil!" 
-Magical Urban Fantasy Reads-

Evangeline gençlik yıllarında adeta görünmezdi. Koruyucu ailesi duygusuz bir robota benziyordu ve sınıf arkadaşları genel olarak o yokmuş gibi davranıyorlardı. On sekiz yaşına girmek üzereydi ama tamamen yalnızdı ve birileriyle bağ kurmak için yanıp tutuşuyordu. Herhangi birisiyle…

Bir kafede Sofie ile karşılaştığında aradığı kişiyi bulduğunu düşünmüştü. Sofie'nin asistanı olması için sunduğu teklifi kabul ederek her şeyini geride bırakıp Manhattan'a taşındığında, kendisini pırlantaların ve sınırsız harcanan paranın sıradan olduğu, lüks bir dünyanın içinde bulmuştu.

Tüm bu cömertliğin ortasında, etrafında dönen gariplikleri göz ardı etmesi son derece kolaydı: Sofie'nin sergilediği tuhaf ve şiddet eğilimli davranışları, canavar gibi koruma köpekleri. Hatta kâbuslarında gördüğü kanlı cinayetleri, mağaralarda yaşayan evsizleri ve beyaz gözlü iblisi, özellikle de yakışıklı Caden'ı. Ama bir gece uyandığında boynundaki diş izleri bu peri masalının çabucak uçup gitmesine neden olmuştu. Yavaş yavaş Sofie'nin ve arkadaşlarının sırları ortaya çıkıp da diş izlerinin açıklaması ve rüyaları netleştikçe, gerçeğin hayal bile edemeyeceği kadar korkunç ve gizemli olduğunu fark etmişti. Şimdi, Evangeline'in yalanlarla dolu bir dünyada hayatta nasıl kalacağına karar vermesi gerekiyordu!
(Tanıtım Bülteninden)


Kitabı okuyalı bir kaç ay oldu ve hala ikincisi çıkmadı. Bu da serileri tamamlanmadan okumama kararımı güçlendiriyor. Kitabı ilk gördüğümde bilim kurgu sandım ve özellikle zevk aldığım bir tür değildir. Neyse baktım ki vampir falan geçiyor. Hemen okudum. Tabii bunda yazarın On Küçük Nefes kitabını beğenmiş olmamında payı var.

Bu kitapta ki karakterleri sevdim. Evangeline çok güzel bir karakter olmuş. Öyle bildiğimiz sert kadın karakterleri gibi değil ama zavallı gibi ben bilmem, ben güçsüzüm diyen bir karakterde değil. Bu da okurken empatiyi kolaylaştırıyor. Bu sefer vampirlerimiz Evangeline'den bir şey istiyor. Öyle ki kendinin önce rüya gördüğünü sanan Evangeline aslında her gece geçmişe yolculuk yapıyor. Yapılan bir yanlış büyü sonucu vampirlerin bir çeşit işlev yitirmesinin çözülmeye çalışıldığı bu kurguya bayıldım.

Erkek karakterde çok etkileyici, olayların örgüsü, aksiyonu, gizemi her şeyi yerindeydi. Seri 4 kitap olarak tamamlanmış.. Devamını merakla bekliyorum.


2015/12/27

Aşk Yakar Kitap Yorumum / Nefes Serisi #3


Aşk Yakar - Rebecca Donovan 
Puanım 5/5
''Seni sevmek ateşlere atlamaktı bile bile. Seninle ya da sensiz...''

Ne anılar bırakabilir peşini ne de kalbinin derinliklerine gömdüğün o adam… Çünkü aşk yakar, kül eder; onu taşıdığın müddetçe küllerinden yeniden doğar. 

Dünyada oldukça büyük yankı uyandıran Nefes serisinin bu son kitabını elinizden bırakamayacak ve son sayfasına kadar soluksuz okuyacaksınız. 

''Oldukça duygusal ve yürekleri ısıtan bir son. İnsanı daha ilk sayfadan içine çekip sürükleyen bir kurgu. Tek kelimeyle enfes.'' 
(Colleen Hoover, Hopeless - New York Times Bestseller Yazarı) 

''...Uzun zamandır böylesine bir aşk hikâyesi okumadığınıza eminim.'' 
(Guardian)

Bu üçüncü kitabı tamamen aşkla ilgili.. Aradan 2 yıl geçmiş ve Emma Tıp okumak için üniversiteye gitmiş. Ancak hala kabuslar görüyor ve yinede mutlu değil çünkü çok Evan'a çok aşık ve kendi yaptığı hatalar yüzünden ayrılar. Burada tamamen dışa dönük, partiler, arkadaşlar derken Cole ile tanışıyor. Ona aşık değil ancak Cole onun için yara bandı gibi..

Hayat böyle akıp giderken annesinin ölüm haberi üzerine kabuslarının olduğu yere geri dönen Emma, Evan ile karşılaşıyor. Evan'ı cenazede görmesi bitmeyen duygularını arttırsa da Emma çok inatçı bir şekilde onu reddediyor. Ancak Evan'ın onu bırakmaya niyeti yok. Yaz döneminde arkadaşları ile planladığı Santa Barbara tatilinde ortak arkadaşlar edinen iki aşığımızın inişli, çıkışlı ilişkisi ile aşkı mı yoksa inat mı kazanacak.. Mutlu sonlara bayılırım. Bu kitapta karakterlerin gelişimi resmen gözünüzün önünde oluyor. Bir de seriyi benim gibi bekleyip arka arkaya okursanız ki çoğu seride bunu tercih ediyorum. Tadından yenmez...



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Online Okuyucular;